ANALOG GÜNLÜK #1

Yazdığım başlıkla sanki uzun yıllardır bu işin içinde olan, analog fotoğraf makinesi koleksiyonuna sahip, kendi karanlık odasında kendi filmlerinin banyosunu yapan birinin diyebileceği bir yargıyı kullanmış olsam da, birkaç yıllık deneyimiyle analog fotoğraf sanatına ilgisi olanlardan biriyim sadece ben de.

İlk fotoğraf makinem 2003 yılının sonunda alındığında neredeyse yedi yaşındaydım. Gördüğüm olayları ve nesneleri bir yere kaydedebilecek olmam beni o kadar şaşırtmıştı ki hemen hemen her şeyin fotoğrafını çekip 36 pozun tamamını birkaç saat içinde bitirmiştim. Malesef ilk hayal kırıklığımı da makinenin içini açtığımda filmi yaktığımı öğrenerek yaşamıştım.

Gözümün gördüğü mantıklı mantıksız her şeyi çekip daha sonra da filmi yakan birinden bugünlere gelebilmem beni gerçekten de düşündükçe gülümsetiyor.

Doğumgünümde arkadaşlarımdan hediye gelen yeni üretim analog kameraysa beni o günlerime sürükleyen temel faktör oldu. “Madem hediye gelmiş bari öğreneyim.” diye başladı, “Baba bana 1970 model Yashica’nı verir misin, söz iyi bakacağım.” diye devam etti ve en sonundaysa makine sayım altıya ulaşmış bir halde buldum kendimi. Analog makinelerin fiyatı uygun olunca hal böyle oluyor tabi. Ayrıca ikinci el imkanının çok geniş olmasının yanı sıra 20 liradan başlayan modellerini de rahatlıkla bulabilirsiniz. Fotoğraf çekmeyi seven ve denemek isteyen herkesin bütçesine göre bir makine var bu analog dünyada.

Bana kazandırdıklarıysa fotoğraf sanatının temellerini görmemden bile daha önemli hayat deneyimleri oldu. Dijital ve analog arasında o kadar fark var ki…  Analog fotoğraf makinesinde beklersin ki en doğru an gelsin, en iyisini yakala çünkü 36 poz hakkın var; eh bu da ister istemez insana belli bir sabır yeteneği kazandırıyor. İnsanın kalite anlayışı da haliyle değişiyor, gördüğü her şeyi birçok kez çekmek yerine tek seferde noktayı koymaya başlıyor. Analog makine kullandığımdan beri bununla birlikte fotoğraf çekme sayımda bir düşüş oldu ama buna zıt olarak fotoğraf kalitemde artış yaşandı diyebilirim.

Dijital makinelerin çıkışıyla analogla büyüyen nesiller dijitale yönelirken; dijital fotoğrafla büyüyen nesilinse analog fotoğrafa ilgisinin kaydığını ve bu yüzden de yeni neslin sahip çıktığını savunanlardanım ben. Fotoğraf çekerken tüm ayarları kendim yapmam, çektiklerimi bi süre görememem; makinemi, filmimi alıp iki haftada bir vapurla Eminönü’ndeki fotoğrafçıma filmlerin banyosunu yaptırmaya gitmem benim için ne kadar keyifliyse annem ve onun jenerasyonu için o kadar komik geliyor olabilir, kendi yönlerinden haksız da sayılmazlar..

Hiçbir zaman için kolayı seven olmadığımdandır belki de analog fotoğrafçılığa oluşan ilgim?

-Serra

black white fishy                                kolajs

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s