Endişeler ve Düşünceler

İnsanları diğer canlılardan ayıran en belirgin özelliği düşünebilmesi ; insanlarıysa kendi aralarında ayıran özellikleri kendi düşünceleri ve buradaki farklılıklarıdır. Aslında insanlar arasındaki farklar  ne fiziksel , ne de yüzeyseldir ; zihinseldir. Arkadaşlıklar, sosyal kulüpler, siyasi partiler, hatta evlilikler bile aynı düşünceleri paylaşan insanlar tarafından oluşturulur.

“Düşünüyorum, öyleyse varım.” Sözünün doğruluğu elbet ki tartışılmaz ama bir süre sonra bu düşünceler de kendi içinde ayrılı; pişmanlıklar, istekler , hayaller ve tabi ki de endişeler…

Endişeler, endişelerimiz her ne kadar bizi düşündürüp, çoğu zaman huzursuz da etse, herkes sahiptir onlara. Geleceğe yönelik endişeler ,maddi endişeler ; bunlara her yaşta her insan doğal olarak sahip olabilir ama sadece yaş ilerledikçe bu endişeler daha da belirginleşir; özellikle de geleceğe yönelik olan endişeler…

Yaşadığımız yıl, ay hatta gün bunlar bizim için eskiden gelecek değil miydi? Aslında yaşadığımız her gün bizim geleceğimiz olmadı mı eskisi için? İnsandaki endişenin kaynağı da aradan zaman geçecek olmasına rağmen hala aynı yerde kalıp, hayal ve istekleri gerçekleştiremeyecek olma korkusudur. Sonuçta insan kendine küçük de olsa geleceğe yönelik hedefler belirler ve zaman geçip de baktığında bu hedeflerin gerçekleşmemiş oluşu akıllarına şu soruyu getirir “Ya ilerde de aynısı olursa? Ya hep yerimde sayarsam?”

-Serra

One thought

Leave a Reply