FAR CRY 4 & DESTINY

Bu yazımda sizlere önce yeni çıkan ve şahsen uzun zamandır beklediğim ve serisinin büyük bir hayranı olduğum Far Cry 4’ten, daha sonra da piyasaya sürülmesinin üstünden bir müddet geçmiş ancak nihayet oynamaya fırsat bulabildiğim ve yine uzun zamandır beklediğim Destiny’den bahsedeceğim.

 

FAR CRY 4

 

Far Cry 4’ü çıktığı gün almıştım ve 2 gün sonra bitirmiştim. Bunu da bir eleştiri niteliğinde kabul edebiliriz çünkü oyunun Story Line’ı bir hayli kısaydı kanımca. Ya da ben oynamaya doyamamışımdır. bildiğiniz üzere Far Cry oyunları uzak ve tehlikeli lokasyonlarda intikam, yerli halka yardım etme ve hayatta kalma üzerine kurgulanmış FPS oyunlarıdır. Daha önceki Far Cry oyunlarında afrika ve endonezyada kurgusal topraklarda oynuyorduk. Far Cry 4 ise Nepal ve Himalaya dağlarında geçiyor. Ben her zaman Tibet ve çevresini merak etmişimdir, bu nedenle Far Cry 4’te bu lokasyonları gezmek çok keyifliydi. Hele o güzelim gameplay’i, sağdan soldan aniden önünüze fırlayan vahşi hayvanlar (gergedan, yılan, ayı, kaplan…) ve gözü besleyen grafikleri yok mu? Keşke bitirmeseydim bu oyunu be!

Oyunu internette kısaca şöyle özetlemişler:

Oyun, Himalayalar’da bulunan Kyrat adlı hayali bir ülkede, kendisini kral ilan eden despot bir adama karşı verilen mücadeleyi konu alacak. Ajay Ghale, annesinin son arzusunu yerine getirmek için Kyrat’a gider ve burada kendisini, diktatör Pagan Min’in baskıcı yönetimine karşı verilen sivil savaşın tam ortasında bulur.

Ben de ekleyeyim, Ajay Ghale aynı zamanda sağı solu havaya uçuracak, çatışmadan çatışmaya koşacak, iki tane fırlama genç ile beraber sürekli uyuşturucu kullanacak ve o kafayla Kyrat’ın üstünde uçurtma ile uçacak. Himalayalara tırmanacak… daha niceleri. Far Cry oyunlarını hep bu yüzden çok sevmişimdir. Aksiyon ve macera bir arada. Bu tür oyunlarda önde gelen isimlerden biri de Uncharted serisi. Ancak Far Cry’ı her zaman üstün görürüm çünkü:

Nonlinear Open World > Linear Gameplay. Bir an önce Far Cry 4’ü denemenizi tavsiye ederim.

May 22nd, 2014 @ 00:32:17

DESTINY

Destiny’nin piyasaya sürülmesini çok uzun süre dört gözle beklemiştim ancak oynadığımda hayal kırıklığına uğramıştım. Bazen film ve oyun dünyasında yapımcılar çok büyük bir hata yaparlar: Trailerları o kadar güzel ve cezbedici yaparlar ki, aslında olandan daha çok şey vaad ettiği düşüncesine kapılmamak elde olmaz. Destiny’nin trailerlarını izleyip de “offf abi bu neee?!” demeyen görmedim. Cinematiclerdeki grafikler olsun, müzik seçimleri olsun yansıtılan aksiyon olsun hepsi oyunla alakasızdı. Destiny’den çok daha büyük bir şey bekliyordum. Mesela uzayda yolculuk yapılabilen gelecekte geçen open world bilim kurgu bir oyun beklerdim. Elder Scrolls oyunlarının sci-fi versiyonu gibi. Oyundaki özgürlük kısıtlamasını geçtim, dünyası da bir o kadar küçüktü malesef. Ancak yine de oynaması çok keyifliydi. Ki hala da PvP olarak oynamaya devam ediyorum. Destiny’nin hikayesi çok iyi kurgulanmış. Kim düşündüyse fikirlerine sağlık. Gerçekten filmlere, kitaplara konu olabilecek bir kurgu. Hikayede dünyanın yörüngesine 2. bir uydu gibi bir gök cismi yerleşiyor. Bu gök cismine “Traveler” adı veriliyor. Traveler çok hayırlı bir şey. Yörünge yerleşince insanoğlu yüceliyor. İnsan ömrü 3’e katlanıyor. Mars’a, Ay’a ve Venus’e yerleşkeler, büyük şehirler kuruluyor. Güneş sistemindeki gezegenler insanlar için yaşanabilir hale geliyor. Uzun yıllar insanlar refah içinde çok üstün bir ırk olarak yaşıyorlar. Başka uzaylı ırklarla iletişim kuruyorlar ve toplumlarını birbirlerine açıyorlar, bir arada yaşamaya başlıyorlar. Ancak bir gün geliyor ve “Traveler” denen bu gök cismini uzayda milyarlarca yıldır takip eden bir karanlık güneş sistemini kaplıyor. Çeşitli yaratıklar uzaylı türleri ortaya çıkıyor ve Traveler’ın bütün etkilerini durduruyorlar, işlevsiz bırakıyorlar. Siz de cillop gibi uzay tabancaları ve zırhlarıyla kuşanıp bu karanlığı bastırmaya, Traveler’a tekrar can vermeye uğraşıyorsunuz. Evet konu çok güzel ama malesef bu da Far Cry gibi çok kısa. Birkaç güne bu oyunun da story line’ı bitiyor.  Oyundaki silah ve zırhlar çok güzel çizilmiş. Bunu gerçekten takdir ettim. Mass Effect’i bile sollamış bu yönüyle. Aynı zamanda PvP oynamak da çok çok zevkli. Bırakın artık CoD oynamayı arkadaşlar. Modası geçti. Cesaretiniz varsa Crucible’da çıkın karşıma da sizi 396 Solar Damage’li Exotic Fusion Rifle’ımla uzay boşluğuna yollayayım!

destiny-0

-Yiğitkan Balcı (Konuk Yazar)

Leave a Reply