Uçak

Sömestr tatilcileri, merhaba!
Şu anda Hindistan’ın üzerinde, 924km/h hızda, 11537m yükseklikteyim. Dışarısı -55 derece.
Atatürk’ten başlayan yolculuğumuzun 6 saatini geride bıraktım ve önümde daha 4 saat var. Nereye mi? Singapur. Yanimda Serra uyuyor.
Trübülans halinde olduğumuzdan kemerlerimizi takmak zorundayız ama ben küçük bir ‘rebel’ olduğum için takmıyorum. Serra bu seyehatın ‘fikir annesi’ iken ben de gerçekleştiren kişi oldum.
Annem dönüp çubuk kraker istiyor.
Kalktığımızdan beri bir filmi bitiremedi.
Bense sonsuz sayılabilcek şey yaptım. Uzun uçak yolculuklarına bayılırım. En sevdiğim şeylerden olabilir. Bol bol ‘me time’ var.

Kalktığımızdan beri dört kere yemek yedim, Men, Women & Children izledim (Singapur Airlines’da olduğumuzdan filmlerde alt yazı sadece Çince var. Normalde sorun olmaz ama koca uçağın klima sesinden -ya da rüzgar- hiç bir şey duyamaz oldum.) 1 saat Poker, yarım saat Blackjack oynadım. Bütün zeka oyunlarını bitirdim ve üç bölüm dizi izledim.

Bu arada uçaklarda uyumam ve jetlag olmam.
Telefonumun şarjı bitene kadar oyun oynadım.
Sıkılıp Serra’yı uyandırsam da bana ‘uyuyorum defol’ bakışını attı ve yine yanlızım.
İnternet bağımlısı gibi gözükmek istemem ama wifi olsa hayat çok daha güzel olabilirdi.
Arka planda kendi yaptığım playlist çalıyor.
Hala trübülans.
Hostesler bir şey getiremediği için elimdeki yiyecek ve suyu iyi kullanmalıyım.
*Thinking Out Loud – Ed Sheeran*
Trübülans ne kadar devam edicek?
Trübülansı çok sevdiğimi söylemiş miydim?

Bari Singapur Airlines’dan bahsediyim. Hostesler ve hostlar çok iyi. Yemekler de fena değil. Sarj yeri olmaması üzdü. Uçak oldukça büyük. Tavanı şu ana kadar gördüğüm en geniş, bu yüzden çok ferah.
Böyle de uyunmaz ki Serra, uyan artık.
Keşke ben de uyuyabilsem biraz.
*Pour It Up – Rihanna*
Her 40 dakikada bir GoPro’yla video çektiğimi söylemiş miydim?
Serra uyurken gözlüğünü taktı.

Trübülans bitti, herkes ayaklandı. Suyumu rahatça bitirebilirim.
Kahvaltı yemekleri o kadar komik ki.

Yok hayır kahvaltıda malay usulü hindistancevizli sütlü pilav, sambal baharatlı kurutulmuş ançüez ikan bilis ve ızgara balık köftesi istemiyorum. Öğle yemeği daha normal diyebilirim.
Bu arada Serra yukardaki ışığı aç kapa yaparak -diskovari- uyandığını belirtti. Tavan yüksek olduğundan ışıkla her yeri aydınlatabiliyoruz.

Sığır eti gulaş ne kadar normalse öğle yemeği de o kadar normal.
*Radioactive – Imagine Dragons*
Akşam yemeği mi? Ayam masak merah. O ne? Malay usulü acıbiber sosundan tavuk yahni. hııııı..
Hint okyanusunun üstündeyiz.
Bir tane daha sandiviç istiyorum.
Trübülans yine.
Fasten your seatbelts pls.

Annem filmi bitirdi.
Saçma bir kahvaltı yaptık.
Uzun bir monopoly oyunu oynadık, formdan düşmüşüm..
Yine çubuk kraker.
Annem uyumam için deli baskı yapıyor… Serra’nın da ona katılması üzdü.
Şimdi uyuyor numarası yapıcam.
zzz(!)
Serra’nın antibiyotik saati geldi.
Varış yerinde saat 4.45, kalan süre 50 dakika. Sıcaklık ve yükseklik aynı.

Zaman yavaş yavaş ilerliyor.
İnişe geçtik.
İndik.
İkinci uçuşa hazırız.

-Aleyna

Reklamlar

2 thoughts

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s