Tayland Günlüğüm 1 : #Bangkok

Tayland Günlüğüm 1 : #Bangkok

000024_1Bu yazıyı her ne kadar ileri tarihlere atmaya çalışsam da artık yazmam gerektiğinin farkına vardım ve kar tatilini fırsat bilip gerçek anlamda “işe koyuluyorum”.

O kadar kısa sürede o kadar çok gezdik, yorulduk, uçağa bindik ki tüm bunları tek bir yazıda okumak bile sizlere bizim yorgunluğumuzu az da olsa yaşatırdı, emin olun! Bu yüzden UzakDoğu turumuzda gördüğümüz Bangkok-Phuket-Singapur üçlüsünü sizlerle ayrı ayrı yazılarda paylaşmaya karar verdim.

1.GÜN:

IMG_639523 Ocak Cuma sabahı yataktan azimle çıkmaya çalışırken yaşadığım tek sorun uykumun olması değil aynı zamanda000025_1 hastalığımın tam olarak geçmemesiydi. Çantamın içine 10.5 saatlik Singapur uçuşumuz sırasında beni hayatta tutmasını ve biraz da iyileştirmesini beklediğim birkaç soğuk algınlığı ilacını koyup pasaportumu 78.kez kontrol ettiğimde evden çıkmaya tam anlamıyla hazırdık. Havaalanı sömestr tatili nedeniyle görüp görebileceğim en kalabalık ve sevimsiz hallerinden birini yaşıyordu. Aleyna ve annesi gelmiş, beraber check-in’lerimizi yapmış, uçağın 55.sırasında Allah’ın unuttuğu bir yere sürgün edilmiştik. Pasaport kontrolünden geçmeden önce sanki 5 yıllığına Tayland’a taşınıyormuşçasına annemlerle vedalaşmış, aile üyelerinin telefonlarına teker teker cevap vermiş, artık gerçekten de tatile çıkmıştım. Lounge’da geçen rahat zamanların ardından vahiy gelmişçesine uçağımızın “son çağrı” moduna geçtiğini fark etmiştik ve şans eseri (!) kapımız Dış Hatlar’ın en uçtaki, en sonuncu kapısıydı. “Excuse me” , “Çok pardon” , “Geçebilir miyiz?” cümleleri arasında uçağa sonunda yetişmiş, bizim son kontrolden geçmemizle birlikte kapılar da kapanmıştı..

Aleyna’nın biz uyurken yazdığı uçak yazısı için: https://localibera.com/2015/01/24/ucak/

2.GÜN:

IMG_6295Saat sabah 6’ya doğru Singapur’a varışımızın ardından yaklaşık 2 saat sürecek bekleme süresinden sonra aktarma uçağımızla Bangkok’a hareket ediyoruz. Bu uçakta da noodle yiyerek günün 3. veya 4. noodle’ına merhaba demiş oluyoruz. Havaalanına inince bavullarımızı alıyor ve dövize gidiyoruz, gerçekten de dendiği gibi çıkıyor 100 Amerikan dolIMG_6394arına 3200 Baht alıyor kendimizi petrol zengini gibi hissederek günümüze başlıyoruz..

Diğer adı Meleklerin Şehri olarak anılan Bangkok, Tayland’ın başkenti ve en büyük şehri. Kenti ikiye bölen Chao Praya nehri ise kentte hayatın merkezin oluşturmakta. Dur IMG_6306demeden, dinlemeden turumuzla birlikte otobüse biniyor ve panaromik şehir turumuza katılıyoruz.

Wat Trimitr isimli Altın Buda Tapınağı ile Bangkok’taki en eski ve en büyük tapınak olan Wat Pho Tapınağını ziyaret ediyoruz.“Yatan Buda” heykeliyse 46 metre uzunlukta, 15 metre yükseklikte bu tapınak içerisindedir. (Bu ilk gördüğümüz yerler bende Bangkok ve thai insanıyla ilgili çok güzel izleniIMG_6407mler yaratıyor.. )

Akşama doğru önce Kanal Turu’na katılıyoruz (Chao Phraya üzerinde) ve Bangkok’a neden Uzakdoğu’nun Venedik’i dendiğini de görmüş oluyoruz. Sonrasındaysa kanalın kenarındaki pub’lardan birinde Thailand’a özgü meyvesuyu ve smoothie’ler deneyerek akşam yemeği için Bangkok’un en yüksek binası olan Baiyoke Sky Hotel’e geçiyoruz. UzakDoğu IMG_6375mutfağını açık büfe olarak deneme şansımız olduğu bu yemekte her şeyden tatmaya çalışıyoruz..

Otelimize döndüğümüzdeyse karşısındaki masaj salonu Coco’da grubumuzun türklerini görüyor, onlardan aldığımız tavsiyelerle biz de denemek için giriyor neredeyse 14-16 liraya 1 saatlik ayak masajı yaptırıp gerçekten de yeniden doğuyoruz.

3.GÜN:

000015_1Otelimizden çıkıp otobüsümüzle yol kat ettikten sonra (yol boyunca uyuduğumuz için ne kadar sürdü hatırlamıyorum) Coconut Çiftliği’ne geliyoruz. Kabul etmem gerekir ki iner inmez nereye kaçacağımı şaşırdım000017_1 çünkü dünya üzerinde en sevmediğim koku, aroma, bitki (ne demek isterseniz) coconut. Buradaki hediyelik eşya satan yerden 1 hafta sonra ölümüne dalga geçeceğimiz nitelikte maske, fil figürü, cırtlak renkli pazar kalitesi elbiselerini pazarlıkla %50’ye kadar düşürüyoruz. İstikametimiz

IMG_6471zen Çarşı. Yüzen Çarşı’ya süratli kanomsu araçlarla 8er kişi olarak gidiyoruz. Fotoğraf çekmeyi sevenler için birebir, özellikle de videolarda çok renkli sahnelerle karşılaşıyorsunuz!

Yüzen çarşı mı desem yüzen hayal kırıklığı mı bilmiyorum ama hayallerimiz gerçekten de çarşının kurulduğu yere, yani suya düşmüştü. Belki suç bizdedir 1-2 lira daha fiyatı indirmek için kendimizi birkaç standın önünde parçalayıp tamamIMG_6455ını gezemedik bile.. Baktık ki hepsi bitmeyecek pes esip thai meyveleri denemeye karar verdik. Normalde aşırı şekilde yemek seçen biri olmama rağmen cesaret edip bu meyveleri deniyor ve çok da beğeniyorum!

Yüzen çarşıda; kanalın üzerine inşa edilmiş geleneksel thai evleri ve insanların suyun üzerinde geçen yaşamları beni gerçekten de çok etkiledi ve Bangkok’un bir de bu yüzünü görmemi sağladı. Kısacası Yüzen Çarşı’nın çarşılığından 000020_1hayal ettiğimizi bulamasak da, thani kültürünü ve thai insanının hayatını yakından görmüş olduk.

Tüm bunlarla dopdolu bir gün geçirmişken bir de local rehberimizin sürpriziyle fil safarisine katıldık! Her ne kadar çok uzun sürmemiş de olsa çok güzel bir deneyimdi özellikle de “fili sürmeye çalışan” Aleyna için ahahaha!

Akşamsa Bangkok’un en ünlü ve güzel alışveriş merkezlerinden biri olan Siam Paragon’a gidiyoruz. Günlerdir gördüğümüz 3 haneli fiyatlar yerini 4,5 hatta 6 haneye bırakıyor.. Burada özellikle teknolojik ürünleri çok uygun fiyatlara buluyoruz, ben cüzdanımdaki tüm parayı (McDonalds’a ve çocuk menüsündeki saçma oyuncağa yetecek param hariç) buraya yatırarak instax (polaroid) makinem için tanesi 9-10 amerikan dolarına gelecek şekilde film alıyorum. Aleyna’ysa gopro’su için değişik aparatlar deniyor. Orkun’sa yeni bir iPad’i götürmüş durumda. Herkes mutlu, cüzdanlar mutsuz şekilde McDonalds’a gidiyor, ilk gördüğümüz yerdeyse döviz bürosuna koşuyoruz.. Otelimize dönüşümüz ise benim hala hafızamdan silmek istediğim bir anı.. Normalde 3 kişinin bile çok rahat oturamadığı “tuktuk” isimli pratik taksimsi araca 5 kişi sığıyor otelimize varıyoruz.

IMG_6631Daha gün bitti mi? BİTMEDİ. Daha ilk geldiğimiz günden beri gitmek istediğimiz Hotel Lebua at State Tower’ın en üst katındaki Sirocco & IMG_6529Sky Bar’a gidiyoruz! Buraya gitmeyi bu kadar isteme sebeplerimizin en başında Hangover2’in en efsanevi sahnelerinin burada çekilmiş olması geliyor tabi ki de! Otele girdiğimiz andan itibaren Phil, Stu, Alan ve Chow’un geçtiği yerleri  de hatırlamaya başlıyoruz. Tam otelden çıkarken gördüğümüz bir afiş bizi gaza getiriyor ve yaklaşık 15 dakika boyunca Bradley Cooper (Phil) , Ed Helms (Stu) ve Zach Galifianakis (Alan)’ın filmdeki en cool sahnelerinden birini canlandırmaya çalışıyoruz. 78 fotoğraf, bizden esinlenen turist grupları ve fotoğrafımızı çeken insanların sonunda başarıyı elde edip huzur içinde otelimize dönüyoruz.

4.GÜN:

IMG_6663

IMG_6698Bugün Büyük Saray’a gidiyor ve gerçek anlamda Budizm’i daha yakından tanıyoruz. Bangkok’a kadar gelmişken herkesin bence görmesi gereken bir yer çünkü mimarisinden, geleneklerine kadar her şeyin en güzel halini burada görmek mümkün. Dünya’nın en çok gezilen saraylarından bir tanesi aynı zamanda..

      Buranın ününde Wat Phra Kaew (Zümrüt Buda Tapın000024_1ağı)’nın payı çok büyük. İsminden de anladığınız üzere ufak bir zümrüt Buda heykeli var bu tapınağın içinde. Fotoğraf çekmekse kesinlikle yasak. Yasak demişken içeriye şortla omzu açık kıyafetlerle de giremezsiniz ama sarayın dışındaki satıcılardan uygun fiyata güzel (AMA KUMAŞ OLARAK KALİTESİZ) kıyafetleri unnamedsizi idare etmesi için bulabilirsiniz. Saray’ın önü diye düşünüp burda pahalıdır diye düşünmüştük (elbiseler, pantolonlar, babul bile vardı…) Ama sonra burdan ucuzunu bulamadık. Etekler 100-200 baht arası uygun.

Akşam yemeğimiz için SeaFood Market’a gidiyoruz. Buranın motto’su şu “Yüzüyorsa bizde vardır” ama hayır, malesef. Çok fazla çeşit vardı ve tatları oldukça güzeldi ama ahtapotun olmaması üzerine hayal kırıklığına uğradık birazcık. Çok enteresan bir konsept var. Market arabasıyla çiğ balıkları dolaşıp istediklerimizi alıyoruz, arabaya koyuyoruz. İçecek bölümünden başlayıp sushilere kadar gidiyor ve yolda hiç görmediğimiz değişik balıklar gördüğümüzü de atlamayacağım. Çok kaliteli bir yer olmasa da türk gruplarının çokça tercih ettiği bir yer ve eğer çok kısıtlı vaktiniz yoksa gitmenizi öneririm.

Sonuç olarak deniz ürünleriyle dolu mükemmel bir yemek yiyoruz ve Patpong’a gidiyoruz. Patpong IMG_6819Bangkok gece hayatının en yoğun olduğu, hayatın en canlı ve renkli yaşandığı bir de alışveriş imkanı tanıyan gece pazarına sahip bir yer.

Saat 12’ye doğru gelirken turumuzla otobüste buluşuyoruz ve buradan otelimize geçiyoruz. Yarınsa beklenen gün! Phuket’e gidiyoruz!

Phuket için hemmen buraya! https://localibera.com/2015/02/25/762/

                                                                                                 -Serra

000027_1000011_1 000014_1

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s