Özgecan Aslan #2

Bu konuyla ilgili ben de birkaç şey eklemek istedim: Böyle haberleri genellikle okumamaya, boş vermeye çalışıyor, politika ve tartışmalı konulara pek değinmemeye uğraşıyorum. Biliyorum ki düşündükçe, kurcaladikça ve okudukça (ki her gun bu haberlerden en az 5 tanesini facebook sayfamda görüyorum) yaşadığım bu ülkeden daha da soğuyacak, mensubu olduğum bu milletten kendimi daha da uzak hissedecek, kendi cinsiyetimden ve erkekliğimden utanacağım. Hepsine ve her şeye rağmen bu haber benim için bardağı taşıran son damla,  suskunluğumu bozmama sebep olan itici güç oldu. Loca Libera’da yemek ve gezi uzerine yaziyorum, tıpkı arkadaşlarım ve çevrem gibi pembe bir “yapay” dünyada, adeta bir fanusun içinde yaşiyormuş gibi hissediyorum. Oysa gerçekle çok yakın yaşıyoruz aslında: Tecavüz, cinayet, kadına şiddet, insan ticareti, cinsel eğilimlere baski sonucu intihar ve tacizler, düşünceye konulan limitler ve tabular… Bunlarin hepsi Türkiye’nin gerçekleri, ve durum sadece Türkiye’de de değil, bu coğrafyadaki bir sürü ülkede çoğu arkadaşımın sandığından da kötü. Bu haberi okuyunca ben dahil herkes “inanmıyorum” gibi tepkiler verdi fakat bunlar aslında her gün gerçekleşen ama sonuçları olarak yükselen sessiz çığlıkların duyulmadığı olaylar, bunlar gerçekler. Doğuda moğuda değil, Mersin’de yaşanan bu olay ve Özgecan’ın da bizim yaşantımıza, hatta arkadaş çevrelerimize gayet yakın bulunan 20 yaşında bir öğrenci olması bu hadisenin ne kadar iğrenç, durumun ne kadar korkunç, gerçeğin ne kadar da yakın olduğunu gösterdi bize. Ben de bir erkeğim ve fakat sadece kadın  haklarını değil, herkesin insani haklarını savunuyorum; Türk’üm ve bununla mutluyum ve fakat ülkemin insanından her gün kendimi daha da uzak ve farklı hissediyorum; gencim ve yeni jenerasyonumuzun bambaşka olacağını umarken iyi yerine daha da kötüye gidildiğini hissediyorum. İnsanı, kadını ve Özgecan’ı hayvan gibi gören bu şahıslara da ne ölçüde insan muamelesi yapılması gerektiğini sorguluyorum. Bu yazıyı yazıyorum çünkü doluyum; çünkü utanıyorum; çünkü nefret ediyorum; çünkü insanların ses, hatta çığlıklarının susturulmasına, bazı kesim ve politik grupların kadını yalnızca evde oturması gereken bir doğurganlık objesi olarak “anne” veya diğer takdirde (Çalıştığı, okuduğu, dışarı çıktığı, kahkaha atıp süslendiği, erkek arkadaşıyla görüşüp, hatta eğer hamile kalırsa sonrasında kürtaj yaptırmayı tercih ettiği için) “kendi aranan” bir seks objesi olarak görmelerine dayanamıyorum. “Sevgililer Günü”ne sevgisiz insanlarin “sevgiyi ve umudu” öldürmeleri ile uyanmak üzücü oldu, daha üzücüsü ise bunun üzerine hala ve tekrardan suskunluğa dönmek, yine etrafimızda olanları yarı-saydam bir pencereden izlemek olacak. Bu yüzden susmayın, pencereniz buğulandıysa eğer camını silip tehlikeyi daha net görün. Eğer bu böyle devam ederse yarın sizin, kızınızın, arkadaşlarınızın da başına gelebilecekleri, suçun cezasızlığı karşısında yozlaşan toplumda oğlunuzun, çocuğunuzun, kendinizin de bu olayları normal görmeye başlayabileceğinizi düşünün. Eğer şimdi susarsak ileride sesimiz hiç çıkmayacak…

Edit: İnternette insanların “İdam, idam!” şeklinde yazılar yazdığını ve ekonomi bakanının idamın tartışılacağını söylemesi üzerine bir edit yapmak istedim: İdam suçluya bir ceza değil, geride kalanlara gözdağı verme aracıdır. İdam, suçlunun yaşam süresini kısaltarak çoğu durumda aslında ona bir hediye sayılabilir. Hapis ve türlü cezalar ise suçluyu hayatindan alıkoyar, onun başka birinin özgürlüğünü elinden alması sonucu suçlunun temel özgürlüklerini kısıtlar, onu “mahkum” eder. Bu durumda hak çiğnemiş suçlunun bazi hakları elinden alınır, suçlu bu şekilde yaptıklarının sonucunu görür. Türkiye’de bunun çok da dengeli olmadığını, cinayet işleyen biri ile suçu hiçbir zaman ispatlanamamış bir kişinin aynı cezayı alabilmelerinin mümkün olduğunu biliyorum, fakat yine de idamın oldukça yanlış olduğuna ve de çok yanlış durumlarda yanlış yere kullanabileceğine inanıyorum.

– Sinan Onukar (Konuk Yazar) (14.02.2015)

***

Hepimiz çok kötü bir haberle başladık günümüze. İnternette dolaşırken “Flash Haber” başlığı altında toplanmış birçok yazı gördük. Bir genç kızın tecavüze uğrayıp öldürülmesiyle ilgiliydi hepsi. Olayı zaten biliyorsunuz, dönüp dolaşarak aynı şeyleri tekrarlamamın bir mantığı yok. Fakat şunu söylemek isterim ki, artık yaşadığımız ülkede rahatça dolaşmak diye bir şeyin olmadığını anlıyoruz her geçen gün ve bu çok ürkütücü. Özellikle bayanlar türlü türlü tacizlere maruz kalıyorlar. Bir söz veya bir bakış bile yetiyor insanın rahatsız olması için…

Başka ülkelerde böyle şeyler olmuyor mu? Tabii ki oluyor. Fakat devlet, bireylere hak ettikleri cezayı vermesi gerektiğini biliyor; belirli kurallar var, insanlar onların dışına çıkmaya korkuyorlar. Aksi takdirde hayatlarının eskisi gibi olmayacağını biliyorlar çünkü. Keşke bizde de öyle olsa. İnsanlar kötü bir olaya neden olduklarında birtakım sonuçların da bununla birlikte geleceğini bilseler. Fakat bırakın bunu bilmeyi, bazı insanlar suçu kurban giden kişide bile arayabiliyorlar. Biri, bu konuyla ilgili bir yazının altına Özgecan için “Yapmıştır bir şey.” diye yorum atmış. İnsan küplere biniyor bu tarz yorumlar görünce. Senin annenin, kız kardeşinin, sevgilinin ya da hayatında değer verdiğin herhangi bir kız arkadaşının hayatını bu şekilde biri elinden alsa acaba aynı şekilde konuşacak mısın?

Bu acı haberi birkaç hafta sonra belki bizler unutacağız ve hayatımıza olduğu gibi devam edeceğiz. Fakat Özgecan’ın ailesi ve sevenleri için aynı şey geçerli olmayacak. Hepsine teker teker baş sağlığı diliyoruz. Umarız ki bunun gibi aşağılık ve iğrenç davranışlar karşılıksız bırakılmaz ve huzur içinde yatar “ÖZGECANLAR”…

-Pelinsu Arslan (Konuk Yazar) (14.02.2015)

fft16_mf5305639

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s