Fransız İhtilali

FRANSIZ İHTİLALİ’NİN AVRUPA VE DÜNYA DEMOKRASİ ANLAYIŞINA ETKİLERİ

GİRİŞ:

Bugün ülkelerin çoğunluğu, gelişmiş ülkelerin tamamı demokrasi ile yönetilmektedir. Halk kendisini yöneteni kendisi seçer ve böylece yönetimde söz sahibi olmuş olur. Demokrasi kelimesi antik Yunan uygarlığından beri var olan bir kelimedir, fakat o dönemde ve sonrasında demokrasi bir terim olarak kalmış, tam olarak uygulanamamıştır. Demokrasinin yaygın olarak uygulanmaya başlamasını da Fransız İhtilali sağlamıştır. Bugün çoğu alanda üstün olarak kabul ettiğimiz, anayasamızı bile onlarınkilerden örnekler alarak oluşturduğumuz Avrupa’nın politik ve sosyolojik yapısının temellerini atan 1789 yılında gerçekleşen Fransız İhtilali’dir. Fransız İhtilali kralın zorbalığına dayanamayan halkın en sonunda isyan edip kralı idam etmesiyle mutlak monarşi sisteminin yıkılması sürecidir. Bu sürecin sonunda ilk kez bir Avrupa Devleti demokrasi ile yönetilmeye başlamıştır. Fransız İhtilali sadece demokrasi kavramını Avrupa’ya yaymamıştır, aynı zamanda yeni kavramlar da doğurmuştur. Bu kavramlar Fransız İhtilali ilkeleri olarak da bilinirler; milliyetçilik (ulusçuluk), ulusal egemenlik, anayasacılık, insan hakları gibi. Bu kavramların etkisinde kalan azınlıklar, içlerinde bulundukları çok uluslu yapıya sahip imparatorluklarda isyanlar çıkartıp bağımsızlık hareketlerine başlamışlardır. Bu çalışmada Fransız İhtilali’nin meydana geldiği dönemde yarattığı etkiyi ve tıpkı bir domino taşı gibi günümüzün şekillenmesinde de nasıl etkili olduğunu ortaya koymaktır.

FRANSIZ İHTİLALİ’NİN NEDENLERİ:

Fransız İhtilali’nin direkt olarak sonuçlarına geçmeden devrimin nedenlerini ve oluşumunu da incelememiz gerekir. Fransız İhtilali’nden önce hükümet ve halk arasında bir kopukluk vardı. Bu kopukluğa en büyük örnek de, güzel fakat halka karşı duyarsız olan Fransa Kraliçesi ve Avusturya Arşidüşesi Marie Antoinette’in söylemiş olduğu tarihi söz, yani  “ Ekmek yoksa pasta yesinler”. Bu kopukluk tabii ki sadece Fransa’da değil, bütün Avrupa’da liberalizmin etkisiyle görülmüştür. Bu kopukluk yüzünden devlet, zaten fakir olan halktan aşırı vergiler almış, bu da halkın devlete karşı bir öfke beslemesine neden olmuştur. O dönemde halkın yaşadığı zorluklar İngiliz yazar Victor Hugo’nun kaleme aldığı  “Sefiller” adlı romanında da bahsedilmiştir. “Sefiller” ’in 2012 yılında ekilen filminde de Fransız İhtilali’nden önceki Fransa’nın fakirliğine, devlet yöneticilerinin zorbalığına ve bundan dolayı halkın nasıl etkilendiği de yansıtılmıştır. Film ve kitap, özellikle film, seyirciye Fransız İhtilali’ni yeniden yaşatıyor diyebiliriz. 

Fransız İhtilali’nin bir diğer sebebi de sosyal sınıflar arasındaki uçurumun çok yüksek olmasıydı. İhtilal öncesi Fransa’da soylular ve kilise mensupları yönetimde söz sahibi olan üstün sınıflardı. Her ne kadar burjuva sınıfı Coğrafi Keşiflerden sonra gelişip zenginleşse de yönetimde söz sahibi olamıyor, soylu ve kilise sınıflarına mensup kişiler tarafından ezilmese de, çok da dikkate alınmıyordu. Yani İhtilal öncesi toplumsal yapıda gücü para belirlemiyordu, isim paradan daha güçlü ve önemliydi. Burjuva sınıfı ise paranın yanında daha fazla güç istiyor, sistemin değişmesini istiyorlardı. Bundan dolayı da ihtilal sırasında burjuva sınıfı, üretici yani işçi sınıfını desteklemiştir. Baldırı çıplaklar sınıfı ise soylular ve ruhban sınıfı tarafından bir köle gibi çalıştırılıyordu ve emeklerinin karşılığını alamıyorlardı. Tıpkı burjuva sınıfı gibi onlar da o dönemki toplumsal sınıf farklarından nefret ediyor ve değişmesini istiyorlardı.

Fransız İhtilali aynı zamanda Fransa’nın ekonomik durumundan dolayı da ortaya çıkmıştır. Fransa’nın Yedi Yıl Savaşlarını kaybetmesi ve sonrasında da Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nda Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’ne yapmış olduğu ekonomik ve askeri yardımlar Fransız ekonomisini çok kötü etkilemiştir. Dönemin kralı 14. Louis de bu ekonomik kaybı zaten fakir olan halktan ağır vergiler alarak, onları bir sünger gibi sıkarak almıştır. Fransa sokaklarında aç gezen, azıcık para bulup çocuğunu beslemek için her şeyi göze alan insanlara bu ağır vergilerin verilmesi onları çileden çıkartmıştı. Mesela Sefiller Fantine adlı kadın bir karakteri canlandıran Anne Hatheway, çalıştığı fabrikadan kovulduktan sonra kızı Cosette’e para gönderebilmek için saçını kazıtıp, dişlerini çektirip satıyor ve fuhuş sektörüne bulaşıyordu.

FRANSIZ İHTİLALİ’NİN OLUŞUMU:

Her yangın küçük bir kıvılcımla başlar. Fransız İhtilali gibi büyük bir yangını başlatan küçük bir kıvılcım vardı, o da aydınların fikirleriydi. Voltaire, Montesquieu, Diderot, Jean-Jacques Rousseau gibi aydınlar eserlerinde eşitlik, adalet ve demokrasi gibi kavramlara yer verdiler ve bu kavramlar halka ilham verdi. Ayrıca Fransız İhtilali’nden önce ABD’nin bağımsızlığını kazanması ve hemen Manş Denizi’nin diğer kıyısında bulunan İngiltere’nin parlamenter demokrasi ile yönetiliyor oluşu mutlak monarşiden soğumuş olan Fransız halkını etkiledi. Fransız halkı, tıpkı bütün Avrupa’da yaşayan diğer milletler gibi bu kavramlara yabancıydı fakat bu kavramlar aydınlar tarafından anlatıldıkça ve halk tarafından anlaşıldıkça, içselleştirildi. Böylece ilk olarak Fransa’da başlayıp, sonrasında da bütün Avrupa’yı, hatta gelecekte de bütün dünyayı kasıp kavuracak bir demokrasi hareketi başlamış oldu.

Fransız İhtilali aydınların başlatmış olduğu kıvılcımdan, halkın ülkenin bütün sokaklarına yayacağı bir devrim haline gelmiştir. Fransız İhtilali’nin aydınlardan baldırı çıplaklara, yani işçi ve üretici sınıfına geçmesiyle birlikte İhtilal daha kanlı bir hal almaya başlamıştı. Soylular birer birer giyotinler kullanılarak sokak ortalarında idam ettirildiler. Fransız İhtilali tıpkı her devrim gibi kanlı geçmiştir. Bunu şöyle farz edebiliriz; kan tıpkı suyun kirleri akıttığı gibi, eski, çürümüş ve zorba sistemi de söküp attı. Fransız İhtilali, her ne kadar aydınlar tarafından başlatılıp sonrasında da halk tarafından sokaklarda uygulansa da aslında bir burjuva devrimidir. Her devrim gibi, Fransız İhtilali de sistemin değişmesini isteyen belli kimseler tarafından mali açıdan desteklenmiştir. Burjuvalar da soylular ve ruhban sınıfının altında ezilmekten bıktıkları için halkı İhtilal sırasında desteklemiş, halkın aç kalmaması için gıda fiyatlarını en düşük seviyede tutmuşlardır. Halk özgürlük ve demokrasi isterken, burjuvalar ise gücü paranın getirmesini istiyorlardı. En sonunda XVI. Louis’in eski rejimin bütün suçlarının üstüne yüklenip adeta bir günah keçisi ilan edilmesiyle, 21 Ocak 1793 tarihinde giyotin ile ölmesiyle monarşi yıkıldı.

NAPOLYON’UN İMPARATORLUK DÖNEMİ:

Fransız İhtilali’nden sonra kurulan Fransa Cumhuriyeti’nde Napolyon çok önemli ve saygı duyulan askeri bir liderdi. Avrupa’da ardı ardına aldığı askeri başarılarla ve Fransa’nın sınırlarını çok kısa bir sürede genişletip Avrupa ordularını dize getirmesiyle halkın sempatisini ve diğer yöneticilerinin saygısını kazandı. Aynı zamanda Fransa Cumhuriyeti’nin ilk başkanı olan Napolyon 6 Nisan 1804 tarihinde kendisini İmparator ilan etmiştir. Napolyon döneminde İhtilal değerleri yok sayılmış ve tekrar monarşiye dönülmüştür. Napolyon’un bu kadar çabuk destekçi kazanmasının nedeni sadece sınırların genişletilmesi değil,  aynı zamanda da uyguladığı milli politikalardır. Bu politikalar milli bir ordu ve eğitim sistemi oluşturmasıdır. Napolyon Avrupa’yı dize getiriyor ve halkını refah içinde yaşatıyordu.

Her devir gibi, Napolyon’un devrinin de bir sonu vardı. Düzeni Avrupa’daki diğer devletler için büyük bir tehlike arz ediyordu. Fransa’nın Napolyon dönemindeki bu durdurulamaz yükselişi, Avrupa devletleri için bir tehlike arz ediyordu. Bundan dolayı Osmanlı dahil olmak üzere çoğu Avrupa devletleri birleşerek Fransa’ya karşı birlik olmuşlardır. Kurulan Koalisyon ’un Fransa’yı savaşlarda mağlup etmesi üzerine Napolyon geri adım atmak zorunda kalıyordu ve başarı grafiği tersine dönmeye başlıyordu. En sonunda da Napolyon sürgüne gönderiliyor ve Fransa’ya yeniden demokrasi geliyordu.

Napolyon’un kendisini İmparator ilan etmesi ve halkın kendisini desteklemesi Fransız İhtilali’nin etkisini kaybettiği anlamına gelmiyor. Aslında Fransız İhtilali’nin getirdiği kavramların halk üzerindeki etkisini Napolyon’un üstün başarıları ve milli politikaları yüzünden kaybetmemiştir, sadece bir duraklamaya uğramıştır ve Napolyon’un kaybetmesi sonucunda etkisini devam ettirmiştir.

FRANSIZ İHTİLALİ’NİN AVRUPA, DÜNYA VE OSMANLI-TÜRKİYE ÜZERİNDEKİ ETKİSİ:

Fransız İhtilali’nin getirdiği kavramların Avrupa’ya yayılması sonucunda Avrupa’da milliyetçilik hareketleri hız kazandı, azınlıklar kendi devletlerini kurmak için harekete geçti ve bundan da en çok ok uluslu imparatorluklar etkilendi. Avrupa’nın her yerinde isyanlar çıkmaya başladı ve küçük küçük bağımsız ülkeler kuruldu.

Fransız İhtilali’nin meydana gelip Avrupa’daki demokrasi hareketlerini başlatması bir örnek oldu. Sonrasında bu demokrasi hareketleri Avrupa sömürgelerine yayılmaya başlandı. Böylece Fransız İhtilali tıpkı domino taşlarının birbirini itmesi gibi farklı coğrafyalardaki demokrasi hareketlerine zemin hazırladı. Avrupa’yı bugünkü insan haklarına saygı duyan, gerektiğinde insan haklarını savunan, bütün ülkelerin modern ve çağdaş örnek kıta olarak gördüğü Avrupa’yı Avrupa yapan Fransız İhtilali’dir.

Hiçbir zaman yürürlüğe konulamayan 1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi, Fransız İhtilali ilkelerinin bir sembolüdür. Hatta Birleşmiş Milletler ’in yayınlamış olduğu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi de 1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi’ne benzerlik gösterir. Her iki metinde de her insanın belli haklara sahip olduğunu ve herkesin eşit haklara sahip olduğu kanunen geçerli sayılmıştır. Ayrıca her iki metin de demokrasi ve özgürlük sebep gösterilerek yayımlanan temel metinlerden birisi olmuştur. Bu bize Fransız İhtilali’nin getirdiği ilkelerin nasıl geçerliliğini koruduğunu hatta demokrasi ve insan hakları örnek olarak kabul ettiğimiz Avrupa’nın temelini oluşturduğunu kanıtlamaktadır.

Avrupa milletleri de bu sorumluluğu üstlerine alıp, dünyaya Fransız İhtilali’nin getirdiği tıpkı İhtilal öncesinde aydınların halka açıkladığı gibi demokrasiden yoksun olan halklara açıklamalı ve demokrasi arayışlarında öncü olmalıdır.

Fransız İhtilali Osmanlı Devleti’ni tıpkı Avrupa’da bulunan çok uluslu imparatorlukları da etkilediği gibi etkilemiştir. Dış ve iç güç bakımından eskisi kadar güçlü olmayan Osmanlı Devleti azınlıkların başlatmış olduğu iç isyanları Batı milliyetlerinin de baskısıyla azınlıklara bazı ıslahatlar yaparak bastırmaya çalışmıştır. Osmanlı’nın yapmış olduğu ilk ıslahatlar insan hakları üzerine olmuş, sonrasında Müslüman ile Gayrimüslimlerin eşit sayılması ve Gayrimüslimlere bazı hakların tanınmasıyla devam etmiş ardından Gayrimüslimlere tanınan haklar Islahat Fermanı ile tamamlanmıştır.

Osmanlı Devleti ayrıca Batı’nın hukuk sistemini de örnek almaya başlamıştır. 1876 yılında II. Abdülhamit’in tahta geçmesiyle bir anayasa hazırlandı ve Birinci Meşrutiyet ilan edildi. Böylece artık padişahın yanında bir de meclis kuruldu, hatta Osmanlı Devleti 1876 yılında Kanun-ı Esasî adında da bir anayasa yazdı ve uyguladı. Osmanlı demokratikleşme adına ilk adımını atmış oldu. Sonrasında Meclis Osmanlı-Rus Savaşı bahane gösterilerek kapatıldı.

Osmanlı aydınları II. Abdülhamit’in bu hareketi sonrasında yılmadılar ve İttihat ve Terakki Cemiyeti’ni kurdular. Azınlıklar bu dönemde de ayaklanmalarına devam ediyordu. Bu ayaklanmaların bastırılması ve İttihat ve Terakki Partisi’nin baskısının bitmesi için padişah Meclis-i Mebusan’ı yeniden açarak II. Meşrutiyet’i ilan etmiş oldu.

Her ne kadar Osmanlı Devleti azınlıklara haklar vererek ve demokratikleşerek isyanları durdurmaya çalışmışsa da azınlıklar, Fransız İhtilali’nin getirdiği ilkeleri benimsedikleri için bağımsızlık için savaşmaya devam ettiler ve en sonunda da bağımsız oldular.

Fransız İhtilali aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti devleti kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e de ilham vermiştir. Atatürk Fransız İhtilali aydınlarının orijinal eserlerini okuyarak Fransız İhtilali’nin getirdiği değerleri anlamış, sonrasında da işgalci devletlere karşı Türk Kurtuluş Savaşı’nı başlatmıştır. Ayrıca 1789 Fransız İnsan ve Vatandaşlık Hakları Beyannamesi’nin  Kurutluş Savaşı’nın önemli belgeleri ve toplantıları olan; Amasya Genelgesi’ni, Erzurum ve Sivas Kongresi kararlarını sonrasında da 1921 ve 1924 Anayasalarını da etkilediğini söyleyebiliriz.Atatürk’ün asıl amacı padişah olmak değildi, asıl amacı Fransız İhtilali’nin getirdiği eşitlik, adalet, insan hakları ve demokrasi gibi kavramları Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarak halkının bu değerleri içselleştirmesini sağlamaktı.

SONUÇ:

Sonuç olarak, Fransız İhtilali’nin getirdiği terimler aslında simgesellerdir. Fransız İhtilali’nin amacına ulaşabilmesi için toplumların getirdiği yenilikleri ve kavramları içselleştirmeleri, onları yaşamaları gerekiyor. Devletlerin yönetim şekilleri sadece ad olarak cumhuriyet olmamalıdır, toplum içerisindeki her sınıftan insanın ve devletin tüm kadrolarının bu sistemle yaşaması gerekiyor. Demokrasi sadece bir yönetim biçimi değildir, aynı zamanda toplumların barış içerisinde yaşayabilmek için içselleştirmeleri gereken bir yaşam biçimidir. Fransız İhtilali evrenseldir çünkü ne zaman bir ütopya hayal etsek bu ütopyanın yönetim şeklini demokrasi olarak hayal ederiz ve bunun kanıtlanması için belli bir kanıta ihtiyaç yoktur.

İhtilal’in getirdiği kavramların tüm dünyaya yayılması daha iyi bir dünya için atılacak ilk adımdır. Bunu da demokratik, insan haklarına saygılı, her insan için eşit ve adaletli bir hayat sunan Batı’nın tıpkı İhtilal öncesinde aydınların yaptığı gibi, harekete geçip bu kavramları kendi toplumlarında yayıp tüm dünyaya da örnek olmaları ve insanları bu kavramları içselleştirmeleri harekete geçirmeleri gerekiyor.

Konuk Yazar : Orkun Kent

Dipnot:

 İngiltere hariç, İngiltere o dönemde parlamenter demokrasi ile yönetiliyordu.

 Avusturya, Osmanlı Devleti

Les Miserables. Tom Hooper, Hugh JackmanRussell Crowe and Anne Hathaway.2012. Universal Pictures.Film 

Soyluların ve ruhban sınıfı mensuplarının giydiği dizden bağlı, vücuda yapışan pantolonların yerine çalışırken daha rahat hareket edebilmelerini sağlayan uzun, bol pantolonlar giymeyi tercih eden Parisli işçiler ve küçük burjuvalar Balçık, Mert. ”Baldırı Çıplaklar”. M.Berk Balçık. 15.11.2008. Web. 21.03.2015

Kadınların saçlarını kazıtıp satmaları, insanların para için uzuv ve dişlerini satmaları ve fuhuş Les Miserables. Tom Hooper, Hugh JackmanRussell Crowe and Anne Hathaway.2012. Universal Pictures. Film.

İngiltere hariç, İngiltere o dönemde parlamenter demokrasi ile yönetiliyordu

idam mahkûmunun başını kesmek amacıyla geliştirilmiş bir çeşit idam aracı

Sander, Oral. Siyasi Tarih: Ilkçağlardan 1918’e. 9. Baskı ed. Ankara: LEVEL, 2001.

 Sander, Oral. Siyasi Tarih: Ilkçağlardan 1918’e. 9. Baskı ed. Ankara: LEVEL, 2001.

 Tocqueville, Alexis De. The Old Régime and the French Revolution. Garden City, N.Y.: Doubleday, 2010

Çoban, Elif, Görüşme, 8 Aralık 2014.

Çoban, Elif, Görüşme, 8 Aralık 2014.

 Kendi topraklarında oturan çeşitli milletleri egemenliği altında toplayan devlet biçimi, Avrupa’dan örnek olarak Avusturya ve Osmanlı Devleti verilebilir.

 Afrika ve Uzak Doğu gibi

 1791 Fransız Anayasası’na önsöz olarak eklenip kanunlaştırılmıştır.

 Çoban, Elif, Görüşme, 8 Aralık 2014.

Tanzimat Fermanı’nın ilanı sonrası   Usta, Kerim.”Tanzimat Fermanı’nın Sonuçları”. Kerim Usta. 28.03.2013. Web. 21.03.2015

Meclis-i Mebusan(Millet Vekilleri Meclisi)  Usta, Kerim.”Tanzimat Fermanı’nın Sonuçları”. Kerim Usta. 28.03.2013. Web. 21.03.2015

 Usta, Kerim.”Tanzimat Fermanı’nın Sonuçları”. Kerim Usta. 28.03.2013. Web. 21.03.2015

Voltaire, Montesquieu, Diderot, Jean-Jacques Rousseau gibi birçok aydın

Giritli, İsmet. ”Fransız İhtilali ve Etkileri” Atatürk Araştırma Merkezi. Web. 11. 07.10.2014

Tasarlanmış ideal toplum/ülke

 Çoban, Elif, Görüşme , 8 Aralık 2014.

Kaynakça:

Balçık, Mert. ”Baldırı Çıplaklar”. M.Berk Balçık. 15.11.2008. Web. 21.03.2015

Bolat, Bengül Salman, “FRANSIZ İNKILABI’NIN TÜRK MODERNLEŞME SÜRECİNE ETKİLERİ”, GAZİ ÜNİVERSİTESİ KIRŞEHİR EĞİTİM FAKÜLTES DERGİSİ, Cilt 6, Sayı 1, (2005): 149-167.İnternet.

“Batıya Yön Veren Metinler – Fransız Devrimi Üzerine Düşünceler – Edmund Burke.” Batıya Yön Veren Metinler – Fransız Devrimi Üzerine Düşünceler – Edmund Burke. Web. 07.10. 2014.

Çoban, Elif, Görüşme, 8 Aralık 2014.

Giritli, İsmet. ”Fransız İhtilali ve Etkileri” Atatürk Araştırma Merkezi. Web. 11. 07.10.2014

Hobsbawm, E. J. The Age of Revolution, 1789-1848. Cleveland: Vintage, 1996.

Les Miserables. Tom Hooper, Hugh Jackman, Russell Crowe and Anne Hathaway.2012. Universal Pictures. Film.

Oral, Uğur “Fransız Devrimi(Sebepleri, Sonuçları, Oluşumu)” Uğur Oral Kişisel İnternet Sayfası. Web. 07.10.2014

Rude, George, The French Revolution. NEW YORK : Level,1988.

Tanilli, Server. Dünyayı Değiştiren 10 Yıl: Fransız Devrimi Üstüne (1789-1799). 4. Bs. ed. İstanbul: Alkım, 1999.

Tocqueville, Alexis De. The Old Régime and the French Revolution. Garden City, N.Y.: Doubleday, 2010

” Trask, Scott,” Fransız Devrimi’nin Gerçek Sebebi Neydi?” Canatan, Bilal Liberal Düşünce Dergisi. 37. Sayısında (Kış 2005).İnternet

Sander, Oral. Siyasi Tarih: Ilkçağlardan 1918’e. 9. Baskı ed. Ankara: LEVEL, 2001.

Usta, Kerim.”Tanzimat Fermanı’nın Sonuçları”. Kerim Usta. 28.03.2013. Web. 21.03.2015

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s