TED MERSİN KOLEJİ’NDEN “İKİ SİPER BİR MEKTUP” BİR ÇANAKKALE PROJESİ

“İKİ SİPER BİR MEKTUP” BİR ÇANAKKALE PROJESİ

Eski bir TED mezunu olarak okulumla ne kadar gurur duysam azdır. TED’li olmanın ayrıcalığı gerçekten de bir başkaymış. Nisan ayında TED Mersin Koleji’ne yaptığım ziyarette sadece eski okulumu ve öğretmenlerimi görmüş olmadım aynı zamanda çok da önemli bir projenin varlığını öğrenmiş oldum, zaten o tarihten sonra bu projenin sesi gittikçe daha da duyuldu; Centenary News http://www.centenarynews.com/article/Turkish%20school%20project%20connects%20children%20with%20ANZAC%20families ve ABC News http://www.abc.net.au/am/content/2015/s4218952.htm de bu duyarlı Türk okulunun yaptığı projeyi haber gündemine aldı.

TED Mersin Koleji’nin Sosyal Bilgiler Zümresi nasıl bir proje fikriyle gelmişti ki okul öğrencileri de büyük bir hevesle uygulamaya geçti? Projeyi sizlerle paylaşmamın zamanlaması da özellikle çok uygun,  çünkü bildiğiniz üzere Anzak Çıkartması’nın bu yıl 100.yıl dönümü ve özellikle de Çanakkale’de onbinlerce kişinin katılımıyla törenler düzenleniyor.

Projenin amacından kısaca bahsetmem gerekirse Türkiye ve Avusturalya gençleri arasında barış ve kardeşlik köprüsü kurmak, 100 yıl sonra Çanakkale şehitlerimizi ve Çanakkale’de hayatlarını kaybeden Türk ve Anzak evlatlarını saygıyla anmak.

Aynı zamanda öğrenciler (Resim zümremizin işbirliği ile) öğrenciler birer “kartpostal” yapmışlar Bu kartpostalların ön yüzününün iki yanında “ANZAK ANITI” ile “57.ALAY ANITI” yapılmış. Kartpostalın ortasında mulaj tekniği ile Türk ve Avusturalya bayrakları yerleştirilmiş. Bu bayraklarının sapları “zeytin dalı” şeklinde oluşturulmuş. Kartpostalların tamamının öğrenciler tarafından yapıldığını da unutmamak gerek tabi.

Şimdi sözü Sosyal Bilgiler Zümresi’nin yazdıklarına bırakıyorum:

Bu memleketin topraklarında kanlarını döken kahramanlar!
Burada, dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve rahat uyuyacaklardır. Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”
                        
                                                                                                     Atatürk, 1934

          

“İKİ SİPER BİR MEKTUP”BİR ÇANAKKALE PROJESİ

       

            Bir Proje Hikayesi

        Gelibolu savaşının ardından tam 100 yıl geçti.100 yılda imparatorluklar yıkıldı,ülkeler alt-üst oldu.Kuşaklar değişti.Cepheden dönen son Anzak askeri, bundan 12 yıl önce kardeşlerine kavuştu. Ama 100 yıl önce bu topraklarda ölenler hala 20’li yaşlarındalar.

Onlar, genç ölüler! Biz yeni kuşaklar, Çanakkale kahramanlarına çok şey borçluyuz. Hangi konuda derseniz? Vatanseverlik, cesaret, kahramanlık, vefa duygusu konusunda..        

        Şimdi size bu borcu kısmen de olsa ödemek amacıyla hazırlanan Gelibolu projemizden bahsetmek istiyorum. Biz TED Mersin Koleji olarak yeni kuşakların Çanakkale’yi yakından tanıması ve insan hikayelerinin iki tarafının da bilinmesi amacıyla 100.yıl anısına bir proje gerçekleştirdik. Projemizin ayrıntılarını ve çalışmalarımızı  burada sizlerle de paylaşmak, böylece “Gelibolu Ruhu”na ufak da olsa bir katkı sunmak istiyoruz. İşte size bir Çanakkale projesi hikayesi.

Projemizin Adı:

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün 1934 yılında yaptığı konuşmayı projemizin ana referansı kabul ederek yola çıktık.Ve projemizin adını “İKİ SİPER BİR MEKTUP” koyduk.

Projemizin Amacı:

Türkiye ve Avusturalya gençleri arasında barış ve kardeşlik köprüsü kurmak.

100 yıl sonra Çanakkale şehitlerimizi ve Çanakkale’de hayatlarını kaybeden Türk ve Anzak evlatlarını saygıyla anmak.

Mustafa Kemal ATATÜRK’ün evlatlarının 1934 yılında söylediği sözlere bugün ve gelecekte sadık kalacağını hatırlatmak.

Öğrencilerimizi Çanakkale Savaşının sadece bir savaş cephesi olmadığını; aynı zamanda iki taraf içinde can alıcı “insan hikayelerini” barındırdığını göstermek.Bu çerçevede bir “tarih bilinci” uyandırmak.

Şehit Teğmen İbrahim Naci, Üstteğmen Saffet (POZANTI) ve Teğmen Penistan James Patterson, Plevne Ryan(Charles S.Ryan),Mehmet Şefik, Hüseyin Avni, gibi tarafların kahramanlarını yeni kuşakların öğrenmesini sağlamak.

Proje Tarihi:

Projemize Ocak 2015 tarihinde başladık. Mayıs 2015 tarihinde bitirme kararı aldık.

Proje Hazırlıkları:

Projeye başlamadan önce  Çanakkale Savaşı hakkında öğrencilerimize bilgilendirme çalışması başlattık. Derslerde Çanakkale Savaşını anlattık.Bu çerçevede her iki tarafta yaşanan  insan hikayelerinden bahsettik.

NTV Tarih Dergisi’nin Mart 2013 sayısından faydalanılarak şehit Teğmen İbrahim Naci’nin çarpıcı hayat hikayesinden bahsettik. İbrahim Naci’nin günlüklerinden örnekler verdik.Çanakkale Savaşı üzerine araştırma ödevleri verdik.Böylelikle yeni kuşağı İbrahim Naci ile ve Çanakkale kahramanlarıyla tanıştırdık.

Russel CROWE’un “SON UMUT” filmini öğrencilerimizin izlemesini sağladık. Film üzerine  derslerde tartıştık.

O dönemin atmosferi, resim, dergi, video ve fotoğraflar sayesinde öğrencilerimizin zihninde oluşturulmaya çalıştık.

Derslerde Gelibolu’da kahramanlarından, Plevne Ryan(Charles S.Ryan)’dan, 27.Alay’dan, 57.Alay’dan, Saffet POZANTI’ dan, 261 rakımlı tepeden,Anzak Koyu’nda yaşanalardan ve Çanakkale’ye dair pek çok şeyden bahsettik. Böylece öğrencilerimizden bir fikir altyapısı ve bilinci oluşturduk.

Proje Çalışması ve Yapılanlar:

Proje, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün 1934 yılında söylediği sözlerinden ilham alarak  savaşın 100.yılı dolasıyla  öğrencilerimizin yazacakları “mektuplar”dan ve yine öğrencilerimizin yaptığı “kartpostal” çalışmasından oluşturuldu.

Projemizin esasını öğrencilerimizin yazdığı mektuplar oluşturmaktadır. Bu mektuplar iki kısma ayrılarak hazırlanmaya başlandı:

Anzak ailelerine ve torunlarına  yazılan mektuplar.

İbrahim Naci’ye ve tüm şehitlerimiz anısına yazılan mektuplar.

Anzak Ailelerine/Annelerine Yazılacak Mektuplar Ve Kartpostal Çalışması:

Bu çalışmada öğrencilerimiz Anzak aillerine ve torunlarına hitaben bir mektup yazdılar. Bu mektupların İngilizceye çevrilerek Avusturalya Büyükelçiliği aracılığla Anzak ailelerine ulaştırılması planlandı. Bu çerçevede Büyükelçilikle ve diğer iletişim kanallarıyla bağlantıya geçildi.

Ayrıca yine bu mektupların yanına (Resim zümremizin işbirliği ile) öğrencilerimiz birer “kartpostal” yaptılar. Bu kartpostalların ön yüzününün iki yanında “ANZAK ANITI” ile “57.ALAY ANITI” yapıldı. Kartpostalın ortasında mulaj tekniği ile Türk ve Avusturalya bayrakları yerleştirildi. Bu bayraklarının sapları “zeytin dalı” şeklinde oluşturuldu. Kartpostalların tamamı öğrencilerimiz tarafından yapıldı.

Yine kartpostalın içinde iki ayrı sayfada “Enveriye” şapkası ile “Anzak” şapkası mulaj tekniği ile konuldu. Bu şapkaların altına Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün yukarıda belirtiğimiz sözü ile Anzak annesinin ona cevabı yazıldı.

İbrahim Naci’ye Mektuplar:

Projemizin ikinci kısmını  Çanakkale şehidi Teğmen İbrahim Naci’ye mektuplar oluşturdu.Bildiğiniz gibi bu ismi Türkiye Seyit Ahmet SILAY’ın sayesinde öğrenmişti.Öğrencilerimize İbrahim Naci’nin hayat hikayesini ve günlüğünü anlattıktan sonra mektup yazmalarını istedik.Öğrencilerimiz İbrahim Naci’den çok etkilendiler ve ona, onun şahsında tüm şehitlerimize hitaben birer mektup kaleme aldılar.12-13 yaşlarındaki çocuklarımızın yazdığı duygu ve tarih bilinci dolu mektuplar tamamlandı. İbrahim Naci mektupları, doğrudan sayın Seyit Ahmet Sılay’ın kurduğu ÇANAKKALE MÜZESİ’ne gönderildi. Seyit Bey bu mektupları orada sergileyecek. Böylelikle hem İbrahim Naci unutulmamış oldu, hem de mektuplar geleceğe intikal etme imkanı buldu.

Projemizi Zenginleştirecek Ek Çalışmalar:

Bütün bu çalışmalar dışında projemizi zenginleştirmek ve çalışmamızı adeta “Gelibolu Asker Çeyizi” haline getirmek maksadıyla Çanakkale Savaşının 100.Yılı anısına afişler tasarladık.Bunları okulumuza astık ve gittiğimiz resmi makamlara hediye ettik.

“Anzak Anıtı-57.Alay Anıtı” simgeli tişört tasarladık.Ve basıma verdik. Bu tişört basımdan geldiğinde tüm öğrencilerimiz tişört üzerine düşüncelerini birer cümle ile belirtecekler ve imzalarını atacaklar. İmzalı tişörtler hem Avusturalya Savaş Müzesi’ne hem de Çanakkale Müzesi’ne gönderilecek.

Yine Anzak ailelerine  ve Avusturalya Savaş Müzesi’ne gönderilmek üzere bir tane  “100.Yıl Hatıra Madalyası” tasarladık. Bu madalyanın iki yüzü bulunuyor. Bir yüzünde “Anzak arması” diğer  yüzünde  “Çanakkale Savaş Madalyası” bulunuyor.

Tüm bu ana materyaller ile ek materyaller “Asker Çeyizi” gibi Anzak ailelelerine, Avusturalya Savaş Müzesi’ne, Çanakkale Müzesi’ne gönderilecek.

Proje ile ilgili ol11169847_1088083457875049_7788033513381235668_narak iletişime geçtiğimiz yazar ve karikatüristlerden “GELİBOLU RUHU”na uygun olarak birer mektup yazmaları ve karikatür çizmeleri istendi. Bu mektup ve karikatürlerden bize ulaşanlar projemize dahil edildi.

Son olarak TED Mersin Koleji olarak tasarladığımız “Çanakkale logosu”nu, 100.yıl anısına TED okullarımızda resmi yazışmalarda kullanılmasını önerdik.

Proje ile ilgili olarak hazırladığımız yazı “geliboluyu anlamak” isimli internet sitesinde Türkçe ve İngilizce olarak yayımlandı.Bu sayede özellike Avusturalyalıların haberdar olması sağlandı.

Yine Avusturalya’da yayın yapan “SBS Radio” isimli haber kurumu 2 Nisan 2015 günü Proje sorumlusu öğretmenimizle  ve mektup yazan üç öğrencimizle röportaj gerçekleştirildi

  

           Sonuç:

       Yukarıda ayrıntısı ile anlattığımız mektup/kartpostal çalışması ve diğer materyaller sayesinde, savaşan iki tarafın evlatları arasında dostluk bağlarının oluşmasına  katkıda bulunmak istedik. Tüm bu materyallar ve çalışmalar yıllar sonraya kalır mı bilinmez; ama inanıyoruz ki Anzak gençleri ile Türk gençleri arasında köklü bir dostluğun başlamasına vesile olur ve yeni kuşaklarda Çanakkale ruhunun oluşmasına katkı sağlar.

       Çünkü şunu asla unutmamak gerekir ki aldığımız her bir nefesi birilerin verdiği son nefese borçluyuz. O nedenle bizim için kanlarını ve canlarını vermiş vatan evlatlarını her daim anmak ve hatırlamak her birimizin boynunun borcudur. Bir yıl değil, her yıl; birgün değil, her nefes alışımızda hatırlamak için.

      Saygılarımızla.

Not: Bu çalışma ve yazı Çanakkale Savaşı’nda hayatını kaybeden tüm kahramanlara ithaf olunur. Ruhları şa’d olsun.

        

  Celal YILDIRIM/Hatice SOLMUŞ

        TED Mersin Koleji

       Sosyal Bilgiler Zümresi

TEL: 05373363564

E-POSTA: CelalYILDIRIM:celalyildirim1981@gmail.com/celal.yildirim@tedmersin.k12.tr

Hatice SOLMUŞ: hatice.solmus@tedmersin.k12.tr

ADRES: TED Mersin Koleji.Fatih Mah.Okul Sok.No:1 Çeşmeli-Erdemli 33870-MERSİN

Gördüğünüz üzere proje uluslararası bir boyut kazanmış durumda ve oldukça kapsamlı, gerçekten de emek gerektiren bir iş. Şimdi de proje kapsamında yazılmış mektupları paylaşmak istiyorum:

Sevgili Anzak Annesi,

          Hayatımda ilk kez bilmediğim bir dönemden, tanımadığım bir insanın annesine mektup yazacağım. Fakat söz konusu bir anne ise, duygularının ne döneme, ne de millete göre değişiklik göstermeyeceğini bilecek kadar büyümüşüm galiba. Adınız her ne olursa olsun benim annemden bir farkınız yok. Sebebi her ne olursa olsun! Haklı ya da haksız, güçlü ya da güçsüz tarafta olun! Evladını savaşa göndermek, bir annenin başına gelecek en kötü şeydir bence.

         Çanakkale savaşının anılarını az da olsa okuyan herkes bilir ki; 10 -15 metrelik mesafelerdeki cephelerin savaşın acımasızlığı dışında beklenmeyen dostluklara, unutulmaz hikâyelere ve belki de o toprakların ruhuna tek tek imza atmışlardır.

          Ve bilmenizi isterim ki, o topraklarda sizin oğlunuzun da imzası var. Sizce vatanın tanımı nedir bilmiyorum? Fakat bizim geleneklerimizde vatan uğruna ölünen toprak parçasıdır. Çocuklarınız bu toprakları ele geçirmek için ayak  bastılar ve hayatlarını kaybettiler. Ancak şunu bilmenizi isterim ki burada hayatlarını kaybederek artık onlarda bu vatanın bir parçası oldular. Bizim bir parçamız oldular. Burası oğlunuzun ve hatta sizin de vatanınız. İşte bu yüzden biz buraya “ANZAK KOYU” adını verdik.

        Oğlunuz sonsuz uykusunu vatanınızda uyuyor. Bu kutsal ülkenin kapıları size ve milletinize sonsuza kadar açıktır. Bir evladınız olarak sevgiler ve selamlar.

                                                                M. Kemal ATATÜRK ‘ün evlatlarından              

                                                                             ALİ EREN ALTIOĞLU

                                                                         TED Mersin Koleji 7/A   159

Sevgili Anzak aileleri,

      Yurdumuzda savaşmak için uzak diyarlardan geldiniz. Evlerinizi, ailelerinizi  ve tüm sevdiklerinizi geride bırakarak ülkeniz uğruna savaştınız, canlarınızı verdiniz. Ancak bu mücadeleyi bir taraf kazanacaktı.

     Gelibolu’da iki tarafta çok ağır kayıplar verdi. Anzakların yaşadıkları üç kelimeyle ifade edilebilirdi: Hata, ölüm ve salgın hastalık! Gelibolu’da binlerce Mehmetcik ve Anzak askerinin kaybı ülkelerimiz için acı verici olsa da; yaşanan  acılar  bugün, siz Anzak aileleri  ile bizler arasında dostluk ve kardeşlik bağına dönüşmüş durumda. Geçen yıllar silah namlusunun anlamsızlığını bir kez daha ispat ediyor.

      Sevgili Anzak torunları,

     Her yıl olduğu gibi bu yılda atalarınızı anmak için sizleri ülkemize davet ediyorum. Gelin 100 yıl önce yaşanan bu savaşta, hayatları kaybeden askerlerimizi beraberce barış içerisinde analım. Yıllar sonra iki ülkenin evlatları barışın ve kardeşliğin örneğini Gelibolu topraklarında bir kez daha göstersinler.

    Şunu asla unutmayın ki! Gelibolu bizim için daima kahramanlığın, cesaretin ve yüreği vatan aşkıyla atan insanların coğrafyası olarak hatırlanacak. Bizim topraklarımızda hayatını kaybeden Anzaklar Türk misafirperverliğine uygun olarak daima korunacaktır.

Sevgilerle.

Mustafa Kemal ATATÜRK’ün evlatlarından

Esin NUR.

TED Mersin Koleji

Anzakların torunlarına;

Merhaba, bu mektubu size Türkiye’den yazıyorum Adım Sezer. 7. Sınıf öğrencisiyim ve 13 yaşındayım. Büyük dedenizin Çanakkale Savaşı’nda (Gelibolu) hayatını kaybettiğini biliyorum. Her yıl 25 Nisan günü Anzak koyunda “Şafak Ayini” yaptığınızı da…

      Amacım size geçmişin acı hatıralarını hatırlatıp üzmek değil. Sizlerle dostluk bağları kurmak. Bu bir savaştı ve çok can kaybı yaşandı. Ama Türk askeri ile Anzak askerleri savaşa rağmen birbirlerinden merhameti esirgemediler. Siperlerden hediyeler attılar. Birbirlerini öldürmeye ant içmelerine rağmen bunları yaptılar.

     Atalarımız savaşta bile bu merhameti gösteriyorsa, biz neden göstermeyelim? Bugün ikimizin atasının mezarları üzerine aynı güneş doğuyor ve ışıklarını saçarak batıyor. Onlar vatanımızın topraklarında huzur içerisinde yatıyorlar.

     Sevgili Anzak torunları,

Mektubumda ailece aldığımız bir kararı da belirtmek istiyorum. Bu yıl ki anma törenlerinde sizleri memleketimde ağırlamak isterim. Gelirseniz çok mutlu olurum 100 yıl sonra atalarımızı birlikte anarız.

     Sevgilerimle.

                                 Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün evlatlarından Sezer Çelik

Bu projede emeği geçen herkesi eski bir TED’li olarak tekrar kutluyorum!

SERRA ÖZSOY

    poster  IMG_1483 Postcard      Medal-Anzac Face (1) 1472013_1088083441208384_1450313407604675531_n

postcardss

Leave a Reply