MIXO TERRACE

Yazın gelmesi ve havaların ısınmasıyla teraslar tekrar açılıyor, yeni mekanlara rağbet daha da artıyor.  Teras barlar da bu sayede yazın gitmek için en ideal yerler haline geliyor. Şahsen benim de yazın Istanbul’daysam gitmeyi en sevdiğim yerler olan teras barlar, her sene menülerini yenilemeye çalışıyor ve artık çoğu yer sadece “bir kadeh bir şey içmek” için gidilecek yer etiketinden kurtulup gastronomik olarak da kendilerini geliştirmeye gayret ediyor, menülerine kendilerine özgü bir kaç yemek de katmaya başlıyorlar (özellikle de başlangıç/paylaşımlıklar ve tatlılarda yeni arayışlara gidiş en çok görülüyor). Bunun örneklerinden biri 1-2 sene önce açılmış fakat bu sene adını daha çok duyurmayı başaran Mixo Terrace. Maalesef bu yazıda Mixo Terrace’ı çok övemeyeceğim çünkü benim için çok da iyi bir deneyim olmadı. Mixo, Taksim’de Martı Otelin bünyesinde bulunuyor. Ilk şaşkınlığımı terasının Nisan ayında kapalı olduğunu öğrenince yaşadım, telefonda bunu sormamak biraz da akılsızlığımıza geldi. Zaten gecemizi bütün Istanbul’un görülebildiği terasında geçiremeyeceğimizi öğrenince moralimiz baya bozuldu. Içerisinin de çirkin falan olduğunu düşünmeyin sakın, şu ana kadar gördüğüm en şık dekora sahip restoranlardan biriydi, bu da tabi ki Fenix’in de dekorasyonunu yapan Zeynep Fadıllıoğlu’nun sayesinde. Biz kalabalık bir ortam beklerken sadece 4-5 masanın dolu olduğunu gördük, yaş ortalaması da beklediğimizden oldukça yüksekti. Müzik sitede ve sosyal medyada öyle gösterilmesine rağmen yok, ortam da oldukça bayıcıydı. Şarküteri tabaklari dışında tattığımız paylaşımlıkları fiyat-kalite açısından oldukça yetersiz buldum. Arkadaşlarım yedikleri ana yemekleri normal lezzette bulduklarını söylediler. Pizzalarını Milano’dan getirttikleri taş fırınlarında yaptıklarını duyduğumdan ben de pizza yemeye karar verdim ve pizza gerçekten “harika”ydı. Kokteyllerini ise oldukça orijinal ve çok da başarılı buldum, ben ki turp,lahana, pancar gibi sebzelerden nefret ederim pancarlı kokteyllerini beklediğimden çok daha iyi buldum. Bir dahaki sefere çikolata-tekilalı olanı deneyeceğim. Final olarak oldukça merak ettiğim ve hatta gelmemin en büyük sebeplerinden biri olan acılı çikolatalı tart ise korkunç bir deneyimdi benim için. Ben ki acı hiç sevmeyen biri olarak bu tartı neden bu kadar merak ediyordum hiç bir fikrim yok doğrusu, belki acı-tatlı-çikolata oldukça dengelidir diye düşündüm ama 1 ısırık aldıktan sonra bir daha yiyemedim. Bunun daha çok benim acıya olan hassasiyetimin yüzünden olduğunu düşünüyorum, belki acı çok seven birisi bu tatlıya bayılır. Istanbulda Auf, 360, duble meze gibi oldukça başarılı teras konseptine sahip yerler var, fiyatları da oldukça yüksek olmasına rağmen verdikleri hizmet, lezzet, ve ortama değdiğini düşünüyorum. Mixo da oldukça kendine özgü bir yer, umarım terası açılınca daha iyi vakit geçirilecek, dolayısıyla da fiyat-kalite ilişkisi daha tutarlı bir yer haline geliyordur. Bu yüzden Mixo’ya yazın kesinlikle bir daha gitmek gerektiğine inanıyorum, umudumu koruyorum.

IMG-20150517-WA0008 IMG-20150517-WA0009 IMG-20150517-WA0011

-Sinan Onukar  (Konuk Yazar)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s