27 Milyon Dolarlık Gönül Adamı NEVZAT AYDIN İle İlk Röportaj

Ülkenin gelmiş geçmiş en büyük internet şirketi satışı. Kendi kurduğu ve CEO’luğunu yaptığı şirketi Yemeksepeti’ni Alman şirket Delivery Hero’ya 589 milyon dolara satmasıyla yakın zamanda gündemdeydi.

Yemeksepeti.com’un CEO’su ve kurucu ortağı Nevzat Aydın, Yemeksepeti’nin geçmişi ve macerasını, girişimciliğin püf noktalarını ve gelecek planlarını tek tek anlattı… Fikri olan gençlere samimi tavsiyelerini verdi…

Röportaj: Aleyna Doğan

nevzat_aydin_acilis-Bize kendinizden bahseder misiniz?

-Yemeksepeti’nin CEO’su ve kurucu ortağıyım. 39 yaşındayım. Aynı zamanda, Endeavor Yönetim Kurulu Üyesi, TOBB Genç Girişimciler Yüksek Kurulu üyesi ve Galata Business Angels kurucu üyesiyim. Yemek yemeyi, çizgi romanları, müzik dinlemeyi, özellikle de U2’yu seviyorum.

-Eğitiminizi nerede tamamladınız? Size katkılarının neler olduğunu düşünüyorsunuz?

-Boğaziçi Üniversitesi’nde Bilgisayar Mühendisliği bölümünü bitirdikten sonra San Francisco Üniversitesi’nden MBA derecemi almak üzere Silikon Vadisi’ne gittim. Burada e-ticaret ile ilgili gelişmeleri yakından inceleme fırsatım oldu. Zaten ABD’ye gitmekteki asıl amacım internet projelerinin doğduğu Silikon Vadisi’nde vizyon ve teknoloji anlamında kendimi geliştirmekti. O dönemde, paket servis ve internet bazlı bir projeyi Türkiye’de hayata geçirmek düşüncesi aklımda şekillenmeye başladı. 2000 yılının Haziran ayında yemeksepeti.com fikriyle Türkiye’ye döndüm. Bu anlamda önemli katkısı olduğunu söyleyebilirim.

-Yemeksepeti fikri nasıl oluştu? İşinizi kuracağınız yere nasıl karar verdiniz?

-Amerika’da olduğum dönemde birkaç farklı online yemek sipariş modeli olduğunu gördüm. Bir kısmını kendim de kullanıyordum. Ancak yemeksepeti.com’la birebir örtüşen bir model henüz yoktu. Ya online kredi kartı zorunlu tutuluyordu, ya kullanıcıdan ve restorandan verdikleri servis için para alıyorlardı, ya da siparişi restorandan alıp kullanıcıya ulaştırmayı kendi yapan modeller vardı. Bu fikirlerden yola çıkarak, ama Türkiye kullanıcısının ve yemek sektörünün ihtiyaçları düşünerek özgün bir model kurguladık. Kurucu ortaklarımız Melih Ödemiş, Gökhan Akan ve Cem Nüfusi ile Türkiye pazarında hem restoran hem de kullanıcı bazında bu tarz bir ihtiyaca yönelik talep olup olmadığını araştırdık. Araştırmalarımızın ardından İstanbul’da 40 metrekarelik bir ofiste Yemeksepeti’ni kurduk.

-Kuruluşunuzun fonu / sermayesi nereden geldi ve bunu nasıl buldunuz?

-Herhangi bir fon kullanmadık. Sıfırdan kendi birikimlerimiz ve ailelerimizin yardımı ile oluşturulan bir sermayeydi.

-İyi çalışanlarınızın olması işinizin başarısı için ne kadar önemli olmuştur?

-Sizinle birlikte çalışan insanlardan çevrelerinden farklılaşan, şahsına münhasır kişilikler olması sizi başarıya taşıyan, diğerlerinden ayıran, karakter sahibi bir şirket yapıyor. Çalışanlarınızın tutkulu, öğrenmeye ve yeni fikirlere açık insanlar olmaları sizin de başarınızı bir adım öteye götürüyor.

-Ne gibi başarısızlıklarınız olmuştur ve bunlardan neler öğrendiniz?

-Yemeksepeti olarak yurtdışına açılma kararı aldığımızda hem MENA Bölgesi hem de Rusya olarak iki farklı coğrafyaya yöneldik. MENA Bölgesi’nde başarılıyız ve büyüme devam edeceğiz. Ancak İş ve insan kaynağımızı MENA’da büyümeye kanalize etmenin daha doğru bir karar olduğunu düşünerek Rusya’dan 1.5 yıl içerisinde çıkma kararı aldık. Ancak Rusya pazarından da çok şey öğrendik ve nihayetinde 10 ülkeye yayılan dev bir operasyon haline geldik.

nevzat-aydin2-300x336

*

“Beni insanların hayatlarını değiştirmek motive eder.”

*

-Bir fikirden vazgeçmeden önce bir fikir üzerine ne kadar gidersiniz?

-Bir fikrim varsa ve onun gerçekten işe yarayacağını, insanların hayatlarında fark yaratacağını düşünüyorsam sonuna kadar sabır ve kararlılıkla giderim. Yemeksepeti’nin hikayesi de böyledir.

-Günde ortalama kaç saat çalışıyorsunuz?

-7/24 online bir iş yapıyoruz. İlla masa başında bilgisayarınızın açık olmasına gerek yok. İşi günün her saati, her an her yerde takip ediyoruz.

-Sizi ne motive eder?

Beni insanların hayatlarını değiştirmek motive eder.

-Nasıl yeni fikirler üretirsiniz?

Sürekli çevremi gözlemlerim. Yeni insanlarla görüşür, farklı düşünceleri anlamaya çalışır ve bol bol fikir alışverişinde bulunurum. Kendimi güncel tutarım.

-Başarıyı nasıl tanımlarsınız?

-İnsanların, “Hayatımızda bu yokken biz ne yapıyormuşuz?” demesini sağlayacak bir işi hayata geçirmek. Yemeksepeti’ni buna örnek olarak görüyoruz.

 “Hayatımızda bu yokken biz ne yapıyormuşuz?” 

-Uzun vadeli başarı elde etmenin size göre en iyi yolu nedir?

-Uzun vadeli başarıya giden yok, bir işi tutkuyla yapmak, sevdiğin işi yapmak, onu sahiplenmek ve asla vazgeçmemekten geçer. Kafanızdaki ideali hayata geçirmek için pek çok şeyden vazgeçmeniz gerekebilir. Hırsınızı ve tutkunuzu kaybetmeden fikrinize tutunmanız ve sabırlı olmanız gerekiyor. Önünüze elbette ki engeller gelecektir. Ancak eğer vazgeçmez ve çözüm ararsanız çıkış yolu mutlaka olacaktır.

 Uzun vadeli başarıya giden yol, bir işi tutkuyla yapmak, sevdiğin işi yapmak, onu sahiplenmek ve asla vazgeçmemekten geçer

-Size göre başarılı bir işin beş en önemli unsuru nedir?

-Benim yatırım yapmayı seçtiğim, başarılı olacağına inandığım fikirlerde aradığım 3 önemli kriter var. Bunlardan ilki girişimcinin profili. İnsan inandığı şeyin peşinden gidebiliyor olmalı. İkincisi, ölçeklenebilir bir iş modeli geliştirmiş olmalı. Ne kadar sürede ne kadar büyüyecek, iş büyüdükçe ne kadar yatırım gerekecek gibi parametreleri öngörebilmeli. Üçüncüsü ise rekabetin ne zaman ve hangi oranda gelebileceğinin kestirilebilmesi. Rekabet başarı için önemli bir motivasyon. Bu anlamda faydalı görüyorum. Ancak başarı ne kadar olası görünürse görünsün, hiç beklenmedik birtakım gelişmeler olabilir ve rekabet etmeye çalışırken daha pazarı doğmadan öldürmek durumunda kalabiliriz. Bunun çok örneği var dünyada. Biz de Yemeksepeti’ni 2001’de değil de 2007 yılında kursaydık büyük ihtimalle aynı şeyi online paket servis pazarı için söylüyor olacaktık.

-Nasıl hataları önlersiniz veya hasar kontrolü yaparsınız?

-Her şirketin stratejisinin, hedeflerini ve risk iştahının önceden analiz edilmesi gerekir. Risk yönetimi anlamında olası olumsuz senaryoları önceden çalışıp hazırlıklı olmak lazım. Bizim işimiz direk kullanıcıya dokunan bir iş olduğu için hatalı durumlarda dahi doğru bir iletişim stratejisi çok önemli. Mevcut hasar tespiti ve düzeltme sürecinde çalışanları, organizasyonu ve iç süreci de doğru yönetmek oldukça kritik.

-Silicon Valley’de bulunduğunuzu okuduk, nasıl bir yer? Orayı nasıl tanımlarsınız?

-Silikon Vadisi’nde gerçekten de dünyanın teknoloji merkezinde olduğunuzu hissediyorsunuz. Dünyadaki en yeni teknoloji fikirleri burada geliştiriliyor ve burada hayata geçiyor. Yemeksepeti fikri de buradaki gözlemlerimin sonucunda ortaya çıkmıştı.

-Eğer geçmişten bir kişi ile konuşmak şansınız olsaydı kim olurdu ve neden olurdu?

-Nikola Tesla ile konuşmak ve hakkını Edison’a kaptırırken nerede yanlış yaptığını sormak isterdim.

yemeksepetini-kuran-adam-nevzat-aydin-kimdir

“Nikola Tesla ile konuşmak ve hakkını Edison’a kaptırırken nerede yanlış yaptığını sormak isterdim.”

-Yemeksepeti’yle alakalı… Restoranları nasıl bünyenize katıyordunuz? Onlar mı size geldi yoksa siz mi onlara gittiniz?Nasıl başarılı bir müşteri tabanı oluşturdunuz?

-Yemeksepeti.com projesini hayata geçirmeye karar verdiğimiz yıl olan 1999’da Türkiye’de telefonla yemek siparişi kültürü oldukça yaygındı. Ancak insanların hayatında internetin olmadığı, bilgisayar sahipliğinin düşük olduğu bu dönemde birçok restoran, online yemek siparişinin yaygınlaşabileceğini öngöremiyordu. Dolayısıyla yeni bir girişim olarak Yemeksepeti için ilk basamak, restoranların bu işin potansiyelini anlamalarıydı. Bir marka olarak sevilen ve güvenilen restoranları Yemeksepeti üyesi yaptığımızda, kendi sunduğumuz hizmet sayesinde kullanıcıların sipariş vereceğine inancımız tamdı. Yani yaratacağımız artı değere hem restoranları hem de kullanıcıları inandırmak, başka bir deyişle fikrimizi iki tarafa da farklı şekillerde satmak gerekiyordu.

-Kullanıcıları bir kez Yemeksepeti’ni denemeye ikna ettiğimizde vazgeçmeden yeniden geldiklerini gördük. Günde sadece onlarca sipariş aldığımız zamanlarda bile kullanıcıların tekrar sipariş oranı çok yüksekti. Restoranlara söylediğimiz en önemli nokta ise, Yemeksepeti’nin yalnızca iletilen sipariş üzerinden yüzdelik bir hizmet bedeli alacağıydı. Bu restoranların online yemek siparişini yeni bir satış kanalı olarak görmelerinin önünü açtı ve restoranlar yeni müşteri edinme amacıyla sitemizi internetteki şubeleri gibi kullanmaya başladılar. Yemeksepeti böylece hem iş ortağı restoranlarda, hem de kullanıcılarında yeni alışkanlıklar yaratan bir marka olmaya başladı.

-Peki nasıl Yemeksepeti’ni satmaya karar verdiniz? Satma süreci nasıldı?

-15 yıllık geçmişimizde yerli ve global birçok farklı yatırımcı tarafından teklifler aldık, fakat hep doğru zamanı ve doğru partneri bekledik. Global hedefleri, iş yapış tarzı ve kurumsal kültürü bizimle oldukça örtüşen Delivery Hero’nun bu vizyonu hayata geçirmemizdeki en önemli adımı atarken bizim için doğru iş ortağı olacağına kanaat getirdik. Sonuç olarak Yemeksepeti’nin 589 milyon dolar üzerinden değerlenen hisselerinin tamamı Delivery Hero tarafından satın alındı. Bu satın alma Türkiye tarihinin en büyük internet şirketi satın alması. Buna ek olarak global online yemek siparişi sektöründeki en büyük işlem olma özelliğini de taşıyor. Böylesi bir başarıya imza attığımız için çok mutlu ve gururluyuz. Bugün deneyim, teknik bilgi ve bize has inovatif iş yaklaşımımızı, Delivery Hero ile birlikte daha geniş coğrafyalara yaymak için çalışıyoruz.

862838755715

-Girişimcilikle alakalı.. Başarılı bir girişimci olma yolu veya bir çeşit formülü olduğuna inanıyor musunuz?

-Girişimcilik, sahip olduğunuz tutkuyu alıp, insanların hayatını değiştirecek iş fikirlerine dönüştürmektir. İçinizdeki tutkuyu, insanların hayatını ve yaşayış şekillerini “Bu olmadan önce ne yapıyormuşuz?” dedirtecek şekilde değiştirebildiğiniz bir iş fikrine dönüştürebilmek; bireyin ve toplumun sorunlarını çözerken fikrinizi sahiplenerek o sihirli dokunuşu yapabilmek benim için girişimciliğin anahtarıdır.

-Bir girişimci olmanın en sevdiğiniz yönü nedir?

-İnsanların yaşamında gerçekten bir fark yaratmış olmak.

-Girişimci olmak isteyen gençlere üç tavsiye verecek olsaydınız ne olurdu?

Hayallerinizin peşinden koşun.

Kendinize büyük hedefler koyun.

Engellerin çözümü, ararsan mutlaka var.

-Girişimciler ve başkası için çalışanlar arasındaki en önemli fark sizce nedir?

-En önemli farkın ‘aksiyon alabilmek’ olduğunu düşünüyorum. Bizlerin Yemeksepeti’ni kurduğu yıllarda iyi bir fikrinizin olması yeterliydi. Bugün ise, herkesin bir fikri var ve onu hayata geçirmek için adım atabiliyor olmak her şeyden daha önemli. Cesaret, bu anlamda önemli bir etmen.

-Tek kelimeyle, bir girişimci olarak hayatınızı tanımlasanız ne derdiniz?

-Tutku

-Başarılı bir girişimci olmak için ne gibi fedakarlıklar yapmanız gerekti?

-Yemeksepeti’ni kurduğumuz ilk 5 yıl kurucu ortaklar olarak bir gelir elde ettik diyemeyiz. 7/24 projenin içinde olduğumuz, gerektiğinde restoranlara siparişi kendimiz ilettiğimiz, her şeyiyle ilgilendiğimiz, çok hareketli ve yorucu bir 5 yıldı. Bu süre zarfında Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun olmuş bir mühendis olarak iyi bir şirkette, iyi bir pozisyonda iş bulabilir ve kariyer adımlarını bir bir tırmanıyor olabilirdim. Ancak bunu bir fedakarlık olarak görmüyorum. Fikrimizin başarılı olacağını biliyorduk ve emin adımlarla yolumuza devam ettik.

-Başarılı bir girişimci olmak için gerekli en önemli üç beceri olarak ne söylersiniz?

-Tutku, yenilikçilik, sabır

-Eğer tekrar kariyerinizi başlatma şansınız olsaydı, neyi farklı yapardınız?

-Her şey tam da bugün gittiği gibi olsun isterdim.

-Yeni projelerle devam edecek misiniz?

-Girişimcilik gelip geçici bir ruh hali değil, bir karakter meselesi. Bu nedenle elbette ki her zaman yeni projelerimi hayata geçirmeye devam ediyor olacağım.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s