Attila İlhan’ı “Attila İlhan” Yapan (Mansiyon Ödüllü) Bölüm 2

PART 1 için tıklayın!!

Duvar’da, II. Dünya Savaşı döneminde idam cezalarına tanıklık etmiş iki duvar kişileştirilerek konuşturulmaktadır. Duyarsızlık imgesi olan duvarlar, insanların savaşın çılgınlığıyla birbirlerini öldürmelerine akıl erdirememekte, insanlara göre daha duyarlı olmakla birlikte daha çok da acı çekmektedirler. Bu eserde gerilim; “gerilimli savaş”ın etkisiyle oluşmuştur:

“ben bir duvarım hiç güneş görmedim

sen hiç güneş görmemiş bir başka duvarminikbirmasal_139087146010

(…)

ya biz idam duvarıyız karşımızda çok insan öldürdüler

onlar hep döküldü biz hep ayakta kaldık

temelimiz kanla beslendi ama nedense uzamadık

öyle bakmayın bu yaralar şerefli yara değil “ (Duvar,88-89)

Duvar’ın giriş yazısında Attila İlhan savaş dönemlerini şu şekilde anlatmıştır “Biz harp çocuklarıyız. Bunalımların anaforundan geliyoruz.Yüksek gerilimler yaşadık. Dünyanın, ülkemizin, kendi kendimizin devrimlerini, değişimlerini gördük. Bu sancılar ve çarpıntılar sonunda, şiirimiz de bazı bir yumruk kadar sert ve haşin, bazı bir tokat gibi çatlayıcı, bazı da yoksul bir yürek gibi içli ve mahzun oldu. Fakat daima şu çizgiyi tutmasını bi1-1403696492lerek: yurt ve dünya için barış, bütün insanlar için hürriyet ve mutluluk! Evet, bunlar iki bin yıllık özlemler. Evet, bunlar için yüzyıllar boyunca çok şair eskidi ve ufalandı. Belki biz de eskidik ve ufalandık. Ama bunlar için. Az şey mi?”  (Duvar,10)

“Sisler Bulvarı” kitabındaki Sisler Bulvarı’nın yer aldığı bölümde, Attila İlhan’ın ideolojisi olan toplumcu gerçekçi dünya görüşü yer almamaktadır. Bu şiirlerde “Ben” baskınlığı söz konusudur. Ancak“ben” toplumun gerçeklerinden büsbütün sıyrılmış bir “ben” değildir. Dönemin psikolojik, sosyolojik ve siyasi yapısıyla birlikte büyük şehirlerdeki insanların yalnızlaşması; “ben”in içinde bulunduğu gerilim olarak gösterilmektedir. Yakup Çelik, Sisler Bulvarı şiirindeki “ben”in yaşadığı gerilimi şu şekilde ifade etmiştir : “Ben”in ön planda olduğu şiirlerde, toplumcu gerçekçi düşünce, imajlar yumağı içerisinde, insanın yaşadıklarının arkasında sezdirilir. “Ben”in hür yaşama arzusunun arkasında siyasal baskıların, yerleşmemiş bir hürriyet ortamının varlığı dikkatlere sunulmaktadır. Attila İlhan, büyük şehir hayatının problemleriyle bunalan, gerilimi ve imkânsız aşkı yaşayan insanı, temelini 1951’in sonunda attığı sosyal realizm düşünceleri doğrultusunda ele alır.”

Attila İlhan yalnızlık hissini, yalnızlığın getirdiği korkuları ve İstanbul gibi büyük bir şehrin yarattığı gerilimi yaşamaktadır:

“sisler bulvarı bir gece haykırmıştıeudvvsszaueudvv

ağaçları yatıyordu yoksuldu

bütün yaprakları sararmıştı

 bütün bir sonbahar ağlamıştı

ağlayan sanki İstanbul’du

öl desen belki ölecektim

içimde biber gibi bir kahır

bütün şiirlerimi yakacaktım

yalnızlık bana dokunuyordu” (Sisler Bulvarı,60)

Serra

PART 3 için tıklayın!!

4 thoughts

  1. Atilla İlhan Türkiye’ye gelmiş geçmiş en iyi şairlerden biri. Onlar kadar yetenekli şairler kalmadı artık yada ben göremiyorum

Leave a Reply