Bir Zamanların Efsane Dizisi : Gossip Girl

Gossip Girl

“Karşınızda Dedikoducu Kız. Manhattan sosyetesinin skandallarla dolu yaşamı için tek kaynağınız.

Ben kim miyim? Bu asla söylemeyeceğim bir sır. Beni sevdiğinizi biliyorsunuz. XOXO. Dedikoducu Kız.”

Yerimiz Manhattan’ın merkezi Upper East Side’da (Yukarı Doğu Yakası) yaşayan, sadece ailesi zengin olanların değil fazlasına sahip olanların, “asıl” sosyetenin içindeki kişilerin çocuklarının olağan üstü lüks yaşamları.

New York sosyetesinde olmak demek bağış geceleri, özel etkinlikler, partiler, doğum günleri ve fazlası demek; daha doğrusu, bunların hepsine katılmak ve soyadını temsil etmek demek. Zaten bu diziyi izlemeye başlayan birinin kısa sürede anlayacağı şeylerden biri, dizide isterseniz son nefesinizi verecek olun, onu bile bir etkinlikteyken ya da paparazzilerin karşısında vermek zorunda olmanız.

Gossip Girl aslında bir dedikodu bloğunun adı. Temelinde Manhattan sosyetesi, daha doğrusu bu sosyetede bulunan ve dizinin anlattığı yaş grubuna giren kişilerin hayatlarında neler olup bittiğiyle ilgili, hatta onların kendileriyle ilgili bilmediklerini bile çok iyi bilen ve bunu yayınlamaktan asla çekinmeyen bir kişi tarafından yönetilen bir site.

Ama tahmin edebileceğinizden daha geniş bir kitleye hitap ediyor. Hatta zaman zaman insanların birbirlerinin sırlarını ifşa etmek için bile haber gönderdiği bir görev de görüyor. Peki kim bu GG? İşte, giriş cümlesinde onun da söylediği gibi onun kim olduğu belkide onun sakladığı tek sır…

Dizide odak noktası olan bir genç grup var haliyle. Dizide 6 sezon boyunca bir çok ana karakter girip çıksada birazdan okuyacağınız karakterler dizinin vazgeçilmezleri.

“It Girl”: Serena Van Der Woodsen (Blake Lively)

1 yıl önce en yakın arkadaşı dahil olmak üzere kimseye haber vermeden ve nedenini söylemeden yatılı okula gitmeye karar vermiş ve aniden geri dönmüş.Serena, gitmeden önce bulunduğu çevrenin kraliçesi olan kişi. Manhattan’da anne ve babasının gücüyle açamayacağı kapının olmadığı bir aileye yani soyada sahip. Gossip Girl’ün de haliyle en önemli haber kaynağı denebilir. Gidiş şekli ve gitmeden önce yaşadığı “diğer” bazı olaylar nedeniyle tepkileri üstüne çekmekte.

“Queen B”: Blair Waldorf (Leighton Meester)

Serena’nın en yakın arkadaşı. Boşanmış bir ailenin tek çocuğu. Annesi Waldorf markasını yaratmış bir modacıyken, babası eşcinsel bir adam için annesini terk etmiş birisi. Serena gittikten sonra onun konumuna, “kraliçeliğe” yükselen ve Serena’nın gidiş nedeniyle döndüğü zaman mesafeli davranan Blair, aslında bunu yapmak için çok başka bir nedene de sahip: Serena’nın dönüşüne “özel” bir nedenden dolayı kendisinden daha çok sevinen erkek arkadaşına. Hem de çocukluktan beri sevgili olduğu Nate Archibald. 

“Golden Boy”: Nate Archibald (Chace Crawford)

Manhattan’ın en gözde erkeği. Ailesi sayesinde Serena gibi -hatta muhtemelen ondan daha fazla- soyadıyla kapıları kendine açtıran türden bir hayatı ve ailesi var.Nate, uzunca bir süredir Blair’in erkek arkadaşı. Ama bunun, onun en yakın arkadaşına karşı bir şeyler hissettiği gerçeğini kaldırdığı söylenemez…

“Bad Boy”: Chuck Bass (Ed Westwick)

Dizide çevresindekileri pek umursamaz ya da her zaman küçümseyen, rahat, hoş fakat aldatıcı tavırlı, tabii ki inanılmaz büyük bir servetin ve kendisinin imzası konumunda olan “I’m Chuck Bass” repliğinin sahibi.Annesini küçükken kaybetmiş ve düzgün bir ilişki kuramadığı bir babaya sahip olan Chuck, en az babası kadar başarılı olma ve yaptıklarıyla onun takdirini kazanma isteğinde olan biri. Çocukluktan gelme en iyi arkadaşı ve çevresi kadın dolu Nate kadar bir kadın çeken bir pozisyonu yok. Ama bu, hayatını kafasına göre yaşadığı gerçeğini değiştirmiyor. Hem de hiç….

“Lonely Boy”: Daniel “Dan” Humphrey

Eğer Constance’ta okuyorsanız uymanız gereken bir kural var: Aileniz zenginse çevreniz de kendiniz gibilerden ve size uyum sağlayabilenlerden oluşmalı. Ama dizinin yalnız çocuğu Dan’in bu tanımlamaya uyduğu söylenemez. Çünkü o, orta gelirli bir hayata sahip ve New York’un gelir düzeyi düşük insanlarının bulunduğu Brooklyn’de yaşayan biri. Zaten bu yüzden yalnız kalmış ve okulun görünmez çocuğu sayılır…

Bu 6 sezonunu da soluksuz izleyeceğinize inandığım, dünyaca meşhur, final yapalı uzun zaman olsa  da hala dillerden düşmeyen ve sevilen “Gossip Girl” dizisinin küçük bir tanıtımıydı sadece. Dizi bu 6 sezon boyunca size sürekli “Şimdi ne olacak?”, “Nasıl yani onla o mu?!” ya da “Yok artık olamaz!” sorularını sordurtturacaktır eminim ki.

90210, Sex and the City, The Carrie Diaries gibi dizilere benzeyen ama reytingleri ve izleyenleri hepsinden daha başarılı ve fazla olan bu dizi, sizleri Manhattan’ın kendi üst sosyetesinin dünyasına çekicektir. Daha çok genç insanların nasıl lüks bir yaşam yaşayıp da aslında hepsinin birbirlerinin ardından çevirdiği entrikalar sizi diziye daha da bağlayacaktır.

Zengin ve fakir arasındaki kültür farkları, ailelerin kopmuş bağları, modaya olan tutku, ilişkiler, ayrılıklar, entrikalar ve tabiki asla ardı kesilmeyen dedikodular!

Aylin Türker Konuk Yazar

Herkesin Hacker Olmak İsteme Sebebi : MR. ROBOT

Mr Robot’u daha önceden duymadıysanız da kazandığı ödüllerle, çevrenizdekilerin “of hacker olmak istiyorum” demesiyle, ya da sadece “Bu nasıl bir dizi ismi” tadında ilginizi çekecek ismiyle bir yerlerden hatırlıyor olabilirsiniz.tumblr_o9txs6bpjz1qh0cdto1_500

Başroldeyse hepimizin Müzede Bir Gece filminden tanıdığı Rami Malek var. Dizide psikolojik sorunları olan çok zeki bir hackeri canlandıran Malek,gerçekten de bu diziyle birlikte o da parlıyor ve ne kadar yetenekli olduğunu gösteriyor.635782076705151890486554263_mr. robot

Şuan size diziyle ilgili spoiler vermemek için kendimi zor tutuyorum çünkü sezon yazın gösterime giriyor ve her sezon 10-12 bölüm ve hiçbir bölüm birbirine benzemiyor, hep en beklemediğiniz şeyler oluyor ve çoğu zaman da anlamadığınız şeyleri anladığınızı sanıyorsunuz. giphy-2

Mr.Robot izlemek için belli bir tür dizi sevmek gerekmiyor, eğer sizin de yazın 10-12 günü 50 dk boşluğunuz varsa Mr Robot izlemek için gerekli becerilere sahipsiniz demektir!

Serragiphy-3

Film Çorbası! *

*Bu sefer yazan Serra değil! Benim! Aleyna :))

İki güzel kameramı aldıktan sonra süper mutlu bir şekilde fotoğraflar çekmeye başladım. Ama biraz renklerle çok daha güzel olduğu fotoğrafların benim için aşikardı. İnternetten çok da bir şey okumadan Serra’dan aldığım basic bilgilerle dört tane çorba yapmaya karar verdim.

 

3
Ouzo, sabun, tuz, taco seasoning
2
Deterjan, tuz (ısıttım) sonra da çay!

4
Zeytin yağı, mavi sprey boya ve nar ekşisi

 

5
Limon sosu (suyu) ve blueberry likörü!

 

1 saat bu karışımlarda tutup ardından bir saatte temiz suda bekleteceğim. Bonus olarak daha önceden çekmiş olduğum bir filmi su ve sabuna atacağım bir saat. Bundan sonra güneş bakan bir yerde 1-2 hafta bekletip normal bir yerde de 1-2 hafta daha bekletmeyi düşünüyorum (iyice kuruması gerek, yoksa yapışkan kalıyor ve bozabilir makinenin dişlerini)

Görüntü de aşağıda, hadi bakalım neler çıkacak merakla bekliyorum, her ne kadar aylar alıcak olsa da!!

 

Aleyna

1

 

 

 

 

Keeping Up With the Kardashians

Söz konusu Kardashian-Jenner klanı olunca ya nefret etmek ya da sevmek zorundasınız, ha bir de tanımamak. Öyle bir aileden bahsediyoruz ki milyonlarca takipçiye ve paraya sahipler ve çoğu kişinin gözünde hiç bir yetenekleri yok.

Kanye West Yeezy Season 3 - Front Row

Çok eskiden beri televizyonda Digiturk’un 112.kanalında denk gelip izleyen ve zaman geçtikçe istemeden de olsa haklarında neredeyse her şeyi öğrendiğim ve yine istemeden de olsa sevdiğim bu program aslında çok eğlenceli. Reality show konseptinde olduğu için başka insanların hayatlarını izliyorsunuz ki bu da bir diziye göre çok daha gerçekçi bir şey ve izlediğiniz insanlar da ünlü kişiler, gittikleri yerler, arkadaşları, her şey ilgi çekici. Yani oturup da bölüm bölüm takip etmenize de gerek yok, canınız mı sıkkın, yapacak bir şey mi yok açın izleyin.giphy-1rs_300x300-151013190528-Kardashians_S11_300x300

rs_500x281-150312155522-Kanye-World

Genelde ufak salaklıkları da olsa izlemesi çok keyifli, dediğim gibi oldukça boş bir konsept ama bir diziye göre daha gerçekçi ve eğlenceli. Malum, günümüz dizileri acı, aşk, ayrılık, zengin kız fakir oğlan konseptine kurulu.. Bir deneyin derim!

Serra

Frida Kahlo’nun Duygu Dolu Sözleri

frida (1)

Ben aşkın, acının ve devrimin kadınıyım.

Beni anlamadın demeyeceğim. Beni anladın. Zaten en dayanılmaz acı buydu. Sen beni anladın. Anladığın halde canımı yaktın.

Çıkış yolunun güzel olacağını ve asla geri dönmeyeceğimi umarım.

Kendi portremi resmediyorum çünkü çoğunlukla yalnızım, çünkü en iyi tanıdığım insanım.

Acılarımı boğmaya çalıştım; ama pislikler yüzmeyi öğrendiler ve şimdi ben, bu hoş ve iyi his tarafından alt edildim.

Ayaklar, uçmak için kanatlarım varken sizi neden arayayım?

Başıma gelen en iyi şey, acı çekmeye alışmaya başlamam.

Kendi tenimden daha çok seviyorum seni.

Resim hayatımı tamamladı.

tumblr_npn242HmcE1unq6vwo1_1280
Buse’nin yaptığı Frida tablosu

Serra