Üniversite Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

“Yurtdışı mı Türkiye mi?” “Amerika mı İngiltere mi?” “Fransa mı Hollanda mı?” “Galatasaray mı Koç mu?” gibi sorular hem yıl içinde hem de şu sıralar en sık duyduğum soru tiplerinin başında yer alıyor. Ben de profesyonellikten tamamen uzakta, bu süreci geçirmiş biri olarak ben nasıl bir yol izledim, nelere dikkat ettim, kimlerden yardım aldım biraz bunlardan bahsedeceğim.

1814x1224x2
Paris Avrupa’da en çok yabancı öğrenciye sahip şehirlerin başında geliyor

En önemli şey : Kendine doğru soruları sormak

Benim okumak istediğim bölümü, ülkeyi,şehri bulmam kendime doğru soruları sorarak isteklerim ve beklentimleri göz önünde bulundurmamla gerçekleşti. Bu sorular şunlar olabilir

Beni ne okumak ilerde hangi alanlarda çalışmak mutlu edecek

Nasıl bir şehirde yaşarım / yaşayamam

Psikolojik olarak başka bir ülkede okumaya hazır mıyım 

 

… ve liste böyle ilerliyor. Belki sizin tamamen farklı sorularınız olabilir ama ben Fransa’da ve özellikle de Paris’te okumaya bu üç soruyla karar verdim. Ne kadar önceden nereye yönleneceğinizi bilirseniz kafanız da o kadar rahat eder ve önünüzü görebilirsiniz.

Ben Fransa’ya karar verdiğimde aklımda hala Galatasaray opsiyonu da vardı ve sene başından itibaren YGS’ye çalışmaya başlamıştım. Bir kere başlayınca da devamı geldi ve “3 ay kaldı bırakılır mı” “2 ay kaldı ne ki” “1 ay kaldı saçmalama” gibi tepkilerle karşılaştım. Ne kadar iyi araştırır ne kadar önceden yolunuzu çizerseniz o kadar iyi.

1818x1228x2
Belçika Fransızca’nın yanı sıra ikinci dili Flamanca’yla öğrencilere yeni bir dil kazandırıyor 

Benim çevremden sıkça duyduğum bölümlerin başında *malesef* sürekli olarak Ekonomi geliyordu. Ekonomi bölümünden, bu bölümü duymaktan ne kadar bıktım tahmin bile edemezsiniz. Ne okuyacağını bilmeyen, okuyunca “bişeyler olurum” diyen, ilerde “iyi para getirir” diyen ne kadar genç vatandaşımız varsa akın akın Ekonomi okuyor. Severek ve isteyerek okuyan arkadaşlarımıza saygım sonsuz. Yani demek istediğim şu ki ortaya karışık bir bölüm olsun diye seçmek yerine ilginize göre bir bölüm seçmeniz sizi daha mutlu ve başarılı kılabilir. Herkes x bölümünü okuyor, en çok parayı y bölümü okuyanlar kazanıyor diye kendinizi kısıtlamayın. (Türkiye’de işsizlik oranının belki de en yüksek olduğu sektör olan İletişim sektörüne bakarsak İletişim okuyacak ben umarım bu yazıyı ilerde sefalet içinde okuyor olmam)

IMG_8308
Amerika’daki çoğu üniversite ilk yıl yurtta kalmayı zorunlu tutuyor

Gelelim başka bir konuya şehir seçmeye. İlkokulu Mersin’de okuyup liseye İstanbul’a gelmiş biri olarak üniversite şehri seçerkenki kriterim her zaman Mersin oldu. “Mersin’den küçük bir yere gitmem” “Mersin’de bile bu böyle” “Mersin’in nüfusu şu” yani ben kısacası Fransa’daki şehirleri istemsizce de olsa baya bi elemiş oldum. Tam öğrenci şehri, tam Akdeniz şehri, tam zartzurt şehri gibi göz boyama ve avutma kavramları bende etkili olmadı. Tabi bu tamamen sizin talep ve beklentinize kalmış.

Şunu çok iyi biliyorum ki Paris’te yaşam *örnek veriyorum ki* Montpellier’deki yaşamdan kat ve kat çok ama çok daha zor, pahalı, soğuk ve zorlayıcı olacak. Ama aynı zamanda daha canlı ve daha renkli bir hayat beni bekliyor olacak umarım. (lütfen buna küfretmiyor olayım) Yani kendinizi tanıyarak bir şehir seçmeniz çok önemli çünkü bu şehirde 3-4 yılınızı geçireceksiniz ve eğitim hayatınızda da çok etkisi olacak. Yaşadığı şehirle, insanlarıyla yapısıyla ve buna benzer başka coğrafik nedenlerle (kendimi coğrafya dersinde hissettim şu an) okulu bırakıp başka okula geçen / Türkiye’ye gelen / depresyona giren birçok kişi oluyor. Tabi ki şehri çok içinize sinerek seçmiş olabilirsiniz ama buna rağmen memnun kalmayabilirsiniz her şeyin ihtimali var ama sonuçta gideceğimiz şehirleri seçmek bizim elimizdeyse neden iyice düşünüp araştırmıyoruz?

photo
Shoutout to Aleyna!!!

Okulun ismine aldanmayın. Evet belki mükemmel bir okul, sıralamalarda ilk 10da, mezunları şurda şu işlerde ama en önemli soru şu Peki sana göre mi ve seni mutlu edecek mi? Okulun allahın unuttuğu bir yerde ormanların içinde olması ve tek hayatının kampüs hayatı olması senin gibi sosyal birine yeterli gelecek mi? Okulun ismi gerçekten mükemmel ama o kadar yoğun bir ders çalışma gerekliliğini gerçekten de istiyor musun? (SCIENCES PO ve SERRA isimli trajedik hikayemde belki bundan da bahsederim) O kadar küçük bir şehir ki tutacak ev sayısı 5 tane, ama okul çok iyi. Ok musun? (SCIENCES PO ve SERRA isimli hikayenin ikinci partı) Ya da üniversitenin sana sunduğu imkanlar ne, yurtdışı bağlantıları var mı, laboratuarları atölyeleri nasıl, sosyal aktiviteleri var mı? Bir üniversitenin isminden çok size hitap edişine dikkat etmek gerekiyor.

Ben neler yaptım peki? Fransa’daki tercihlerim Paris-Lyon-Lille şeklinde oldu, başvurumu ilk sıradaki okul kabul edince diğerlerine dosyam gitmedi zaten ve sonuç olarak Sorbonne’a girmiş oldum. Bu sırada bu prosedürün dışında yer alan Sciences Po’ya başvurdum, ilk aşamayı geçtim ve mülakata çağırıldım ancak mülakattan sonra adaya veda eden kişi oldum.

IMG_0517.JPG
Burası da benim okulumun hemen arka sokağında, Quartier Latin’de yer alan Paris’in en büyük camisi

Dürüst olacağım ki ki ilk başta kendimi çok boşlukta hissettim. Mutsuzluk değil de boşluk. Ama şansıma tam olarak 2 gün sonra Sorbonne’dan kabülüm geldi ve SciPo da bizim için yasaklı kelimeler listesine eklenen bir kara mizah itemi haline geldi. Demek ki neymiş ismine aldandığımız ve hayalini kurduğumuz üniversite her zaman da bizim için en iyisi olmayabilirmiş.

Serra

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s