Paris’te Yaşamak İçin 999 Neden

Paris’te yaşamak için 999 neden sayabilirim çünkü söz konusu inandığım ve sevdiğim şeyler hakkında konuşmak olunca hem kendime rakip tanımıyorum hem de konuşmayı çok seviyorum ammma ve lakin gelin görün ki bu yazıda size tabii ki de 999 neden saymayacağım, 9’da bırakacağım. Peki yazının başlığı neden mi “999 Neden” (#nedenception) çünkü istesem sayardım.

1- İnsanlarla sürekli etkileşim & iletişim

belle-bonjour-gif.gifNeredeyse ilk bir yılımı Paris’te tamamlamama rağmen hala alıştım mı alışmadım mı emin olmadığım bir faktör bu. Sokakta gördüğünüz, tanımadığınız insanlar sizle sürekli etkileşim ve iletişim halinde. Bence bu çok ama çok güzel bir şey. Bu sayede kendizi o şehirde tamamen yalnız veya yabancı hissetmiyorsunuz. Sabahın 8’inde otobüse yetişmeye çalışanı da, iş çıkışı metroda kendi hattını arayan da sizle göz teması kurunca genelde bir merhaba çakıveriyor. Ya da bir yerde birine bir şey sormak istediğinizde eğer önce merhaba demediyseniz sizi düzeltip merhaba dedirtip öyle cevap veriyor. Bu olay benim çok hoşuma gidiyor, insanların bir yerlere koşuşturmacasının arasında soğuk soğuk bakıp geçmesi yerine bu minik olaylar gününüze ufak mutluluklar katıyor.

2- Huzurlu Yaşam

original.gifBir yerde huzurlu hissetmiyorsan ve sürekli bir kargaşa halindeysen bana oranın yok ne kadar güzel yok ne kadar zartzurtlu olduğundan bahsetme. Beş yıl boyunca İstanbul’daki trafiği haftanın aşağı yukarı 6 – 6,5 günü çekmiş biri olarak, gece geç saatte eve dönerken sadece taksiye güvenebilmiş biri olarak (taksiye güvenmek de ne kadar doğru bilinmez) “huzurlu şehir, huzurlu yaşam” kavramlarından bir hayli uzaktaydım. Paris’te hem geç saatlere kadar metro çalışıyor hem geceleri sabaha karşı çalışan otobüsler var hem de evinize sokağınıza huzur içinde güven içinde yürüyorsunuz. Gerçi bu herkesten herkese değişir belki ama en azından benim arrondissementım için bu huzur ortamı geçerli. (Ara sıra sokağımızı deliler ve evsizler basıyor, o ayrı)

3- Her yerde café, her zaman kahve

fry_drinking_coffee_futurama.gifSürekli dışarıda olmayı, cafeleri tıka basa doldurmayı, sabahları muhakkak sigara & kahve ikilisiyle bu olayı fransız kahvaltısı haline getirmiş bir halk Paris halkı. Genelde mekanların içini tercih eden ben bile Paris sayesinde dış taraflara da alıştım. Dünya’daki café kültürünü de o sevimli, instagramlık bulduğunuz mekanların havasını ve konseptini de Paris’e borçlusunuz gençler, kusura bakmayın 🙂 Uzun lafın kısası dışarıda vakit geçirmeyi ve kahveyi sevenler için bir cennet.

4- Şehrin Konumu

tenor.gifGaliba benim için en en harika özelliği bu çünkü hem Fransa’nın tam merkezinde hem de Avrupa’nın çoğu yerine çok yakın. Bu sayede Paris’te yaşadığınız süre içinde çok ama çok uygun fiyata bilet bulup otobüsle Hollanda’ya, İspanya’ya, İsviçre vs ülkelere gidebilir, ülkenin içini trenlerle gezebilir, paşa gönlünüz isterse diğer Avrupa ülkelerine 40 euro civarında uçak biletleri bulabilir ya da Fas’a 80 euroya gidip dönebilirsiniz. Canım Paris’im, güzel Paris’im.

5- Canlılık

giphy-2.gifBilirsiniz Avrupa şehirlerinin sıkıcı olması, canlı olmaması, pazar günleri her yerin ölü olması gibi genellemeler vardır. Bence bu genelleme doğru ama Paris bunun dışında. Haftanın her gününde ve saatinde bir yerlerde bir şeyler bulmak, yemek, içmek mümkün. Sürekli bir “bir şey haftası”, “x günleri”, “bir şey haftasonu” tadında aktiviteler etkinlikler olmasının yanı sıra herhangi bir sokaktaki kafede de gece geç saatlere kadar oturabilirsiniz.

6- Düşünce ve Irk Çeşitliliği

giphy-1.gifFransa, özellikle de Paris çok fazla göçmen barındırıyor, özellikle de Afrika ve Asya’dan. Bunun dışında üniversitelerde de çok fazla Erasmus programı dahilinde gelen yabancı öğrenciler var. Günlük yaşantınızda ister isteyin ister istemeyin çok farklı insanlarla tanışıyor konuşuyorsunuz ve farkında olmasanız da bu size çok şey katıyor. Sadece ırk çeşitliliği de değil, farklı fikirler farklı düşüncelerle karşılaşıyorsunuz. Sınıfınızdan birileri Macron’u delice severken bir diğer grup Macron karşıtı yürüyüşlere katılıp grev yapabiliyor. Gibi gibi. O yüzden insanlar bana “Paris nasıl, güzel mi, memnun musun?” diye sorduğunda cevabım “Evet çok güzel, çok memnunum.” diyorsam asıl sebebi bu.

7-Üniversiteler Ücretsiz

7zhn.gifYa bunun ötesi olabilir mi. Üniversiteye sadece ufak bir harç ödüyoruz o kadar. Bence Paris’te öğrenci olarak yaşamak için en büyük sebeplerden biri bu. Zaten çoğumuzu da en çok cezbeden ve Paris’te okuma isteği uyandıran sebep buydu.
3867453206.jpg

Not : Ücretsiz üniversite dediysem böyle üniversiteler de dahil buna. Canım Sorbonne güzel Sorbonne.

8- Rahatlık

giphy.gifSokakta yürürken, metrodayken ya da okuldayken en çok dikkatimi çeken bu: herkes olduğu gibi davranıyor, herkes ne istiyorsa onu giyiyor. Bunun dışında ayrı bir şey olarak da kasıntılık, kasıntı bir ortam, kasıntı bir hayat ve kasıntılı konseptler yok.

9- Çünkü Paris çok güzel 

bonjour paris.gif

-Serra

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s