Sana Dağıtılan Elle Oynamak Zorundasın, Tek Hayatın Var

Yap yada yapma, sorumluluk al. Hayat poker gibi. Hem şans hem de yetenek. Herkesin elinde 2 -veya 5, hangisini oynadığına göre değişir- kart var. Kimisine papaz as gelmiş olabilir, belki bende bir kız ve beş vardır, bazılarında da iki ve üç. Ne demeye mi çalışıyorum? Herkese farklı el geldi, kimininki iyi, kimininki kısmen daha kötü, ama iyi gelen kazanacak diye bir şey yok. Sadece kartlara bakarak rezil bir durumdayım diyip zırlamak ve hiç bir şey yapmak kolay, gerçekten. Ama gerçek oyun -yani hayat- bize verilen değil, verilenle ne yaptığımız. Elindeki kartlarla yaptığın seçimler uzun vadede fark edecek. Elinde rezil kartlar olan biri harika kartlar olan birini yenebilir pokerde, evet daha zor, ama olabilir. Tek bir hayatın var, bunu şikayet ederek de geçirebilirsin, poponu kaldırıp bir şeyler yapmaya başlayarakta. Şans ve yetenek her şey demek değil. Çalışma yeteneği geçer lafını duymadın mı hiç? Seçim senin elinde. Herkesin başına boktan olaylar geliyor, kimisinin daha beter, kimisinin daha hafif tabii ki. Benim acım seninkinden daha kötü diyerek bir şey kazanıldığını sanmıyorum ancak. Başına bir şey geldiğinde, daha fazla yaşayamayacak gibi hissettiğinde, nefes alamadığında fark et, bu acıyla nasıl baş edeceğin, bu acıyı nasıl kullanacağın senin elinde. Tabii ki yaşayacaksın, hissedeceksin. Hissetmeden, üstünü kapatarak en kötü seçimi yaparsın. İstediğin kadar kendini uyuştur, görmezden gel, ama o yaşadığınla yüzleşip, sorumluluğunu alıp, nasıl davranacağına karar vermen gerekli. Genelde sorunlara karşı alınıp sinirleniriz. New York Times karikatüristi Tim Kreider demiş ki: “Alınganlık ve öfke de, başka bir sürü şey gibi insana kendini iyi hissettirir, ama çok daha sinsidir çünkü bilinçli olarak bunun da bir haz olduğunun farkına bile varmayız.” Kısmen uyuşturucu gibi. Damardan öfke alıyoruz evet, oh oh rahatladın dimi bağırınca. Ondan hıncını çıkartınca iyi geldi dimi? Hiç bir şeyi çözmedi ama. Birine bağırıyorsan bu onunla ilgili değil, seninledir. Yaklaşık bir sene öncesine kadar çok agresiftim. En küçük sinirimi bozan şeyde, tık ederdi, ve yakınımdakine -ki genelde annem olurdu bu insan- bağırıp suçlardım. Suçlamak en kolay şey, ve tabii ki hiç bir şeyi çözmüyor. Hala ani sinirleniyorum, ama artık bunun nedeninin ben olduğunu biliyorum hemen düzeltemesem de. 

Bunun için yapılabilecek şeylerden biri, hatta direk kafa rahatlığı için yapılabilecek şeylerden biri, neyi kafaya taktığını seçmek. Önceden dediğim bir amaç için çekeceğin sıkıntıyı seçmek gibi, nelere kafa yoracaksın, nelerin seni kırmasına yormasına izin vericeksin, seç. Tabii ki kolay değil. Pratikte çok kolay, mutsuz eden bir işin mi var? AAA terket. Eski sevgilin seni bıraktı ve kötü hissediyorsun, boşveer kafana takma! Kafana takıcak başka bir şey seç. 

Çoğu insan fark etmiyor da, diyelim ki fark etme aşamasını geçtin, anladın, ve diyorsun ki “Değer yargılarım rezil, (mesela para!) sorumluluk almıyorum, kendimi düşünüyorum, alçakgönüllü değilim, başkalarını düşünmüyorum, işe yaramazım.” Şey, peki nasıl değiştiricem? demeni bekliyorum senden. İşin açıkçası ben de bilmiyorum, herkes için farklı. Olay biraz pratik yapmakta sanırım. Rahatsız eden şeyi fark edip aktif olarak hayatını ona göre değerlendirmeyi bırakman lazım. Suçlamak, günah geçisi bulmak, sorumluluk almamak: hepsi kötü alışkanlıklar. Bunları bırakmak kendini eksik, güvensiz, açıkta hissettiricek tabii ki. Diğerlerinden farklı, anlaşılmaz, salak hissediceksin. Doğru yanlış ne bilinmez gibi gelicek, e tabii ki, inandığın değerleri değiştiriyorsun. Nasıl düzelteceğin bir formül değil, aktif bir uğraş bu, tek bilmen gereken süreçte hissedeceklerin normal. Ama inan, değecek. Doğru değerlerle yaşamanın, bu değerlere göre kurulmuş ilişkilerin (ki çok daha başarılı olacaklardır), aslında daha önemli olan, enerjinizi harcamanıza değer şeyler yapmanın gerekli süreci bu. Hem dışarıdaki insanlar anlamayacak seni (e onları eski değer yargılı sen seçtin) hem de içindeki sen noluyooorr diye kriz moduna girecek. Ben bu dediklerimin hepsini yaşıyorum, hala doğru mu, ne yapıyorum, ne ediyorum bilmiyorum. Kendinden, yaptığından emin olmayacaksın ama harcadığın her enerjinin güzel şeylere gittiği, sağlıklı ilişkilere gittiği bir yol olucak bu! 

 

Aleyna

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s