Alınma Kültürünü Kim Başlattı yahu? Irkçılık ve Seksizim hakkında. 

Yine internetten dolayı değil mi? Eskiden herkesin ne sorunları vardı da eyvallah diyip devam ediyorlardı, ananenize sorsanız bile fark edersiniz. Şimdi en minnak, en küçük laflara alınılıyor. Irkçılığa, seksizme çok inanırım. Savaşılması gerektiğine de inanıyorum, ve eşitlik benim için en çok önem arz eden şeylerden biri. Ama şöyle bir sıkıntı var. Bakın New York’ta yaşıyorum, binbir çeşit insan görüyorum her gün. Okulumun yüzde 20’si yabancı öğrenci olmasına rağmen bölümümde çok olmadığından çoğu derste Amerikalılarlayım. Ve Amerika’nın şöyle bir sıkıntısı var. Her kelimeyi, her cümleyi ayrıştırarak dinliyor ve konuşuyorlar. Kötü niyetin olmasa bile o kategoriye konuyor hemen. Türkiye’de Asyalı birine Japon dediğinde kötü niyetin yoktur mesela, veya bununla ilgili şaka yaptığında. Türk televizyonunda da çok görürüz. Ama Amerika’da asla yapamazsın bunu. Asyalı bile diyemezsin, sınıflandırır gibi. Okuldan arkadaşlarımdan birinin siyahi bir oda arkadaşı vardı. Arkadaşım türk -Esin-, ve oda arkadaşı saçını tarıyor ama zorlanıyormuş. Esin de çıkarken kolay gelsin dedi diye, bir daha resmen konuşmadılar gibi bir şey. Düşman kesilindi, resmen soğuk savaş başladı odada. Zenci birine saçı hakkında bir şey diyemezsin, zenci değilsen de saçını ördüremezsin! Böyle kurallar. Evet geçmişinde, atalarında bir sürü sıkıntı çekilmiş, bunu tamamen destekliyorum. Ama bu şekilde incik cincik aramanın ırkçılığı arttırdığını düşünüyorum. Eğer kötü niyetim yoksa, bir şey söylersem, karşımdaki de kötü niyetim olmadığını bilip -en azından düşünüp- o şekilde cevap verse, o zaman ırkçılığın azalacağına inanıyorum. Hatta karşısındaki kötü niyetli bile olsa, aldırmadan cevap verse, kendisi için de daha iyi olur, söyleyen de. Söyleyen afallar, niye rahatsız edemediğini düşünür. Kendisi de kendisini eşit gördüğü için herkesle, -ki bu dünyada HERKES eşittir- aldırmaz bile. Bu tarz çizgileri ekstra çizmek, negatiflikleri arttırıyor diye inanıyorum. Buna karşı çıkan bir çok insan olacaktır, ki bunu bu şekilde düşünmeyen insanlarla tartıştım bu konuyu, ama ben eşit davranıldığı zaman asıl eşitliğe geçileceğini düşünüyorum. Aynısı kadın erkek için de geçerli. Pozitif ayrımcılığı da kınıyorum. Her allahın kulu eşit arkadaşlar, nedir bu kafa yapısı gerçekten. Şu böyle, bu şöyle. Lütfen insaf, ben bir kadın olarak, erkekten fiziksel olarak yapı gereği güçsüz olabilirim, ama bu budur, ve başka bir şey anlam ifade etmez. İnsanlara adadığınız roller onları belirlemez. Bir erkeğin yapacağı her işi ben de yaparım. Bir siyahi insan da beyazın yapacağı her işi yapar. Asyalı da Latin insanın. Eşcinsel biri de heteroseksüel bir insanın. Dünya’nın bir bölgesinde doğdun diye, ne fark eder. Ten rengi ve cinsel tercih insanın kendi seçemediği özelliklerdir. Öyle doğarız. Göz renginden hiç bir farkı yoktur. Herkes buna sadece inansa, bu şekilde davransa, dünya ne huzurlu olur. Size bir bölüm önerim var bu konuda düşünceme de ekleyen. Rick and Morty dizisinde 2. Sezon 3. Bölüm’de Unity adlı karakter bir çok insanı kontrol ediyor. Kontrol ettiği insanların hepsinin cildi mavi, ve farkları meme uçlarındaki işaretlerin farklı olması. Kıyafetlerinden de gözükmüyor normalde. Hepsinin meme uçlarında değişik şeyler var, kimisinde çivi gibi, kimisinde daire etc. Ve anlıyoruz ki bunların ırkı gibi bir şey, bunun üzerine kavga etmeye başlıyorlar hangisinin daha üstün olduğu hakkında. Summer ise kafası karışıp “Niye kavga ediyorsunuz? Hepinizin aynı olduğunu görmüyor musunuz?” diyor. Morty ondan daha çok evrende gezmiş olarak, “Ah, Summer, ilk ırk savaşın dimi.” diyor. Anladığınız üzere, meme ucundaki şekil ne kadar anlamsızsa, bizim ırk anlayışımız, insanları ayrıştırdığımız nedenler de bu kadar saçma. Sadece zihnimiz buna bu kadar entegre ki, dışarıdan göremiyoruz. Kendimizi eğitelim arkadaşlar, büyük resmi görelim. 

Not: Kimi ırkların kimi aktiviteleri daha çok yapması genellikle algıda yanılmadır. Medyanın bunları daha çok göstermesi zaten kanıtlanmış bir olay. Mesela televizyonda kadın ve çocukları erkeklerden çok daha az görürüz, ama daha az değillerdir. Bunlar underrepresent edildiği gibi, bazı olaylar overrepresent edilir, mesela şiddet. Tamamen medayaların ajandasına göredir bunlar. Sosyal psikolojide olan bir tanım da ilk cümlede dediğimi açıklar. İnsanlar azınlık olayları hatırlamaya daha yatkındır. Bu yüzden azınlıktan bir insan azınlık bir olayı (mesela siyahi ve silahlı saldırı veya müslüman ve terör gibi) yaptığında akıllara kazınır! İlgiyi uçların çekmesi diyebiliriz. 

 

Aleyna

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s