Ne olursanız olun, ortalama olmayın! -dedi insanlık

Yine sosyal medyaya boku atacağım. Instagram’da bloğu olan bir insana göre fazla bok atıyorum, ama umrumda mı??? Haaayııırrrr. İstisna yeni normal oldu maşallah. Gördüğümüz o harika modeller, ünlüler, arabalar yatlar sanki standart dimi. Ben saatlerce Gigi Hadid’in giydiği şeylere, gittiği yerlere bakıyordum -hala giydiklerini takip edip ne kadarmış diye baktığım oluyor- ki herkesin bayıldığı bir idol var kandırmayalım şimdi kendimizi. Sürekli internete girip muhteşem insanlar görünce de, kendimizi dandik görüyoruz. İyice güvensiz ve umutsuz hale geldik, çünkü ne kadar inanmak istemesekte arkadaşlar, %99’umuz ortalamayız. Yani nerdeyse hepimiz. Ben de ortalamayım, sen de. Ki zaten bir şeyde iyi olmak için yıllar harcamak gerekiyor, ama sabırsız yeni jenerasyon olarak her şeyi bir parmak şıklatmasında istediğimiz için sıçıyoruz. İnsanlar bir spora, bir işe 30 yılını adıyor da neler yapıyor. Biz anında her şeyde iyi olucağımızı nasıl sanıyoruz anlamıyorum. Ben mesela bir şeye başladığım an -bunu yazmak da olsun- ay hemen harika olayım istiyorum. Sakin ol, bi nefes al yahu, bir kaç kitap daha oku, biraz daha öğren diye kendimi frenliyorum. Ama genelde yapmıyoruz bunu. Apaçık yetersiziz çünkü dünya turu yapıp, Afrika’da çocukları kurtarıp, her an harika görünüp, bir app yazıp Instagram fenomeni değiliz?!?!! İstisnalar göze batar arkadaşlar, üç beş kişi öyle diye herkes her şey olmayacak. Bunun güvensiz hissettirmesi doğal, ama savaşmaya çalışın. Çalışın sizin de olur! Ama her şey değil, bir şey, o da belki. Bunu kabullenin.

Ortalama olmak kötü bir şey değil, ki günümüzde başarısızlığın tanımı bu oldu maalesef. Ortalama kelimesi korkutuyor insanı, bari en kötü olsaydım da bir uç olurdum diye düşündürüyor resmen. Çoğu insan böyle düşünüyor, ki eski sevgilimin de bu stratejiyi seçtiğini hissediyorum kimi olaylarda. Çok kötüyüm, şöyle sorunlarım var, böyle baskı altındayım, kurbanım diyince ilgiyi hak ediyorum anlamına geliyor ya, hala özel hissetmenin yolları diyorum ben. Bunu ispatlamak iyi hissettiriyor olmalı, ama doğru değil. Kendine gel diyip omuzlarından sallayın böyle arkadaşlarınızı, eğer sizseniz de kendinizi. Kendine acımayı bırak, sorunlarının sorumluluklarını al, bir şeyde iyi olamadın henüz bir anda diye bu stratejiyi seçme, ve hayatını düzene sok. Başına ne gelirse, ne derdin varsa bu senin sorumluluğun, bu yüzden bir şey yapmak istiyorsan çok kötüyüm diyip birilerinin sana bunu vermesini bekleme, kendini anlamaya çalış, niye böyle hissettiğini sor, sorgula, ve çöz. Ortalama bir insan olabileceğini, ki muhtemelen olduğunu kabul et. 

Ki şöyle bir şey de ekleyeyim, sen ortalama değilsin buna inanıyorsun ya hani, ortalama insanların kötü olduğunu düşünüyorsan senin dışındaki %99.99 insanın kayda değer olmadığını düşünüyorsun demek. Bu seni oldukça kötü bir insan yapar. Diğer kimsenin hayatı önemsiz ne demek?? Hayat ortalama olarak da değerli, çünkü hayatın kendisi ve her yaptığın değerli, çünkü yaptığın şeyler senin ve etrafındakiler için anlamlı. Kendini büyük görmeyi bıraktığında etraf ve insanlık için de bir şeyler yapmaya başlarsın, (çünkü dünya senin etrafında dönmüyordur) ve asıl o zaman değerli bir şeyler yaratırsın. Bunu iyice anlatabildim mi? Ortalama olmak normal, öylesin, herkes öyle. Bunu anlamazsan küstahlık oluyor, diğer insanları değersiz görmüş oluyorsun. Bir de: Hayatının sadece muhteşem şeyler yapınca güzel olduğunu düşünüyorsan da aynı şekilde muhteşem şeyler yapmadığın her an gereksiz mi? Harikayım harika işler yapıcam deme ki harika olma kaygın üstünden akıp gitsin. Motivasyonun olsun, o ayrı. Daha iyisini yapmak iste ama önce kabul et herkesle eşit olduğunu. Sanırım bunu kabullenince -ki ben de yaptım değil, bloğun harikalar ötesi bir şey olması gerektiğine ve popüler olması gerektiğine kaaalben inanıyorum 🙂 – üstümüzden baskı kalkıcak, ve daha huzurlu bir şekilde asıl istediğimiz şeylere odaklanacağız arkadaşlar. Etrafın ne düşündüğü, ne beklenildiği, kendimizi en büyük yapmak için harcadığımız yükleri atsak, yetersiz hissetmeyi bıraksak, eşitliğimizi kabul etsek, gerçek beklentiler çevresinde bir başarı yapabiliriz. Mesela ben bloğun o kadar başarılı olması gerektiğine inanıyorum ki, direk devasa kitleleri hedef alıyorum. Direk harika büyük bir şey olmalı!!! Dimi. Ama bir süredir gördüğüm üzere yok öyle ya ma. Sadece bunu sevdiğime odaklansam, ve sevdiğim işi yapsam, özgürlüğü hissetsem belki uçacak gidecek. Belki de uçmayacak ve gitmeyecek. Ama özgür, rahat ve mutlu bir şekilde yapmış olucam. Deli popüler olmasa da belki takip edicek 15 bin kişiyle manalı bir iş yapıcam. Ama yok, bunun farkındayım —gelişmenin ilk aşaması! farkındalık.— ama farkında olmam direk davranış değiştirmemi sağlamıyor. Ben söyleyeyim de, siz belki mantıklı bulursunuz, belki de anlarsınız, belki de hayatınıza huzur ve mutluluk katarsınız. İstediğiniz şeyleri yaparsınız!

 

Aleyna

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s