Pozitif vs. Negatif: Kime Göre, Neye Göre? + Kadınlar İstediğini Giyer / Yapar

Bu hayatta en çok söylediğim şeylerden biri sanırım “Kime göre, neye göre.” Ananem, ananeleri bilirsiniz, şu ayıptır tarzı bir şey söylediğinde hep derim mesela. Ananem dünyadaki en harika insandır bu arada, açık görüşlü, komik, resmen yürüyen doğal troll. O da çok inanmaz da bu ayıplara, hani der biraz görevden. Ben de zorlarım biraz onu, iterim klasik düşünceden. Elalem ne der düşüncesini ele alalım bak. Allah aşkına bir şeyin ayıp olmasını kim belirliyor? Neden kol ayıp değil de göbek görülmesin? Kim karar vermiş, hayır koskoca dünya herkes aynı düşünceye ok olmadığına göre, hep değiştiğine göre, ben bir yere göre neden yaşamalıyım? 

Biz bu düşünceyi besledikçe kadın erkek ayrımcılığı da artıyor bence, kalın kafalılar daha da aç davranıyor. Giyinişle falan önemi yok bunun. Binlerce kız öğrenci erkeklerin dikkatini dağıtma nedeniyle kıyafeti yüzünden eve yollanıyor. Erkek kendine hakim olmayacak, iğrenç bir aç köpek olucak, bu nedenle kadın eğitim öğretim hakkından edilecek. Yok ya. Özgürlük kardeşim. Kıyafette değil, kafa yapısında bitiyor. Şu fotoğrafı görmüşsünüzdür belki, Avrupa’nın bir yerinde metroda şortlu kızlar oturuyor, yanda bir erkek kitap okuyor, yan fotoğraf kara çarşaflı bir kadın yürüyor, iki erkek arkasından bakıyor eğilip. Avrupa iyi biz kötüyüz de demiyorum ben. New York’ta laf yediğim oluyor, sinirlenip el hareketi çekiyorum hamurumda agresiflik olduğu için, hani genel bir kural olarak, kadınlar istediğini giyer. İstediğini olur, istediği işi yapar, isterse evlenir, isterse evlenmez, ister işine adar kendini, isterse çocuk yapar, isterse hepsini yapar, çünkü kadın güçlüdür, ve bu erkeklerin domine ettiği dünyanın nedeni de kültürel olarak öyle yapılmış olmasıdır. Başka hiç bir bok değil.

Neyin doğru veya yanlış, pozitif veya negatif olduğu tamamen bakış açısına göre değişir. Tabii ki adam öldürmek kötü, ondan bahsetmiyorum biliyorsunuz. Ama ayıptır söylemesi Dünya çok uzun süre düz sanıldı. Nezleyi geçirmek için uzun süre kol kırdılar. Pek de bir şeyden emin olmamak lazım bu dünyada. Bu yüzden ayrılıktan sonra çok ağlayınca, ne kadar kötü bir deneyim diyoruz evet. Kalbimiz ağrıyor da, midemize kramplar giriyor. Bu, bu deneyimin acıtması demek, negatif demek değil! A-aaaaah. Kötü şeyler bakıyoruz en iyi şeyler getiriyor başımıza. Sonuçta en radikal kararları, en büyük gelişimleri, en boktan olaylardan sonra yaparız! Ya pozitif bir deneyimse?? Neyin iyi ve kötü hissettirdiğini çok iyi biliyoruz, ama neyin pozitif veya negatif olduğunu, pek de iyi bilemiyoruz. Özellikle kendimiz içinse, çünkü kendimize karşı bayağı bir yönlü bakıyoruz doğal olarak. 

 

Aleyna

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s