Cennetten Düşen Bir Parça: Pastéis de Belém

Biz diyelim ki yediğimiz en güzel şeylerden biri, bir ağız şöleni, dilimizde kayan, mutluluk veren, hastayken boğazımızı ilaçtan iyi iyileştiren bir tatlı. Siz de diyin ki yok artık?! İlk tanıştığımızda yumurtalı dedikleri için tuzlu sandığım, sonra Serra’nın yok tatlı demesiyle allah allah ne ki bu diye bakındığımız bir tatlı bu. Paramızı bilinçli harcadığımız için ilk gördüğümüzü bırakın, 5.de filan aldık.

Portekizli bu yumurtalı tartın dışı çıtır milföy gibi, içi ise sıcak ve muhteşem bir muhallebi gibi. Geçmişi ise şu şekilde: Jeronimos Manastırı’nda yapılırmış bir sürü tatlı. Sonra 1820’deki liberal devrimden sonra dinin pek bir yeri kalmayınca şehirde, kazanç elde etmek için yakındaki bir pastanede bunları satmaya başlamışlar. Yakındaki pastane de bizim biricik Pasteis de Belem’imiz oluyor, ve manastır şu anda turistik amaçla geziliyor, ve fark edeceksiniz ki yakın zaten. Aralarından da bu tatlı o kadar beğenilmiş ki, bugünlere kadar gelmiş. The Guardian’da dünyadaki en güzel 15. tatlı seçilmiş hatta.

Hatta küçük bir hikaye, para bile vermediğimiz tramvaydan Serra’yı zorla indirdim bunun asıl orjinal yerinde yiyelim diye. Binbir laf ederek indi, yok turist avıymış, yok ne gerek varmış, yok sıra bekliyecekmişiz. Dışarıda 1 euro, asıl yerinde de 1,25 olan bu cennetten düşen bir parçayla tanışmamız bu şekilde oldu. Ertesi gün artık her yemekten sonra bir tane yer olduk.

Ben bir keresinde yesem mi bilemedim dediğimde Serra bana öyle bir bakış attı ki, hani sanarsınız onu bırakıp İstanbul’a dönmüşüm. Zaten o fiks diye bakıyorduk.

 

e6081827-d4b8-465c-9259-0d9f6560d271.jpg

 

son pasteis hüznü…

IMG_1537

 

Aleyna

Leave a Reply