Kategori arşivi: Asya & Uzak Doğu

Son durak; Singapur

Uzun sayılabilecek bir arDCIM100GOPROadan sonra hepinize merhaba! Uzak Doğu turumuzun son ayağı olan Singapur’u da sizlere anlattıktan da sonra bir gezi daha tamamen geride kalmış olacak diye üzüldüğüm için bu işi içten içe hep ileri atmaya çalışmıştım ama sanırım zamanı geldi. Singapur’da 2 gün geçirdiğimiz için bunu günlük tarzında değil de daha bir gezi yazısı tarzında yazacağım.

Singapur benim için en merak ettiğim yerlerden birisiydi çünkü kulaktan dolma da olsa ilginç kurallara sahipti, bunlardan biraz da olsa bahsetmem lazım çünkü Singapur’un neden bu kadar güzel, gelişmiş ve düzenli bir yapıya sahip olduğunu en çok da bu kuIMG_8035rallar açıklıyor;

1-Sakız çiğnemek ve haliyle yere atmak yasak

2-Yere tükürmek yasak

3-Çöp atmak yasak

4-Belgesiz evcil hayvan yasak

5-Bisiklet sürmek yasak

Ve yasak dediysek öylesine de değil, cezası 500 Singapur doları. Bu kuralları denetleyen hem sivil polisler var hem de turizm polisleri, yani denetlemede de cezayı uygulamakta da oldukça başarılılar. Uyuşturucu bulundurmak yIMG_8021a da kullanmanın cezasıysa “idam”.

Bildiğiniz gibi biz turla gitmiştik o yüzden birçok yere zorunlu da olsa gittik, işte o zorunlu, sıkıcı hatta kaçtığımız şeyleri anlatmaktansa Singapur’da gerçekten de yapılması gerekenlerle başlayalım.

1-Çevreyi tanımak ve harika fotoğraflar çekmek için Raffles Landing Side ve Merlion Park bölgelerine yürüyerek bir göz atabilirsiniz bunun dışında Çin ve Hint mahalleleri de hediyelik eşya ve yörIMG_8202esel yemekler için birebir.

2-Orchard Road. Otelimiz bu bulvardaydı (Hard Rock Cafe’nin hemen yakınında) bu sayede akşamları Orchard’da uzunca vakit geçirdik, tüm ünlü markaların mağazalarının yanı sıra şık restoranlar ve havanın sıcaklığından kaynaklı yer altından birbirine bağlı alışveriş merkezleri  de var, Singapur’un en şIMG_8047ık ve popüler bölgesi. Aklınızda almak istediğiniz şeyler varsa kesinlikle mağazaların yerlerini araştırıp ona göre yola çıkın çünkü cadde çok uzun ve mağazalar fazlasıyla dikkat dağıtıcı. Aynı zamanda neredeyse her şeyin fiyatı çok uygun özellikle de teknolojik ürünlerin.

3-Sadece otel müşterilerini alıyorlar ama havuza girmeyi denemekte yine de yarar var ; Marina Bay Sands Hotel. Singapur’un ikonik “infinity pool”u ve heybetiyle tanınan oteli gerçekten de infinity pool kapsamında Dünya çapında eşsiz bir deneyim sunuyor.

4-Gelelim en güzeline; Sentosa Island ve iFly Singapore ! Sentosa’ya eğlence adası demek daha doğru olur, her türlü ilgi alanına göre birçok seçeneğiniz var;IMG_8048

-Universal Studios, roller coasterlar

-Casino

-Giriş biletine dahil olan sıkıcı yerler (klasik akvaryumlar, ışık şovu vb..)

-Eksta bilet alınarak kullanılan atraksiyonlar (biz bunlardan en çok ilgimizi çeken luge’u denedik)

-iFly (pre skydiving diye tabir etsem çok doğru olur)

Sentosa gerçekten de Singapur’a gitmişken kesinlikle gidilmesi görülmesi gereken bir yer. Roller coaster hayalimiz vardı ama zaman o kadar çabuk geçti ki Universal Studios’a zaman bile kalmadı, yani roller coasterlara da. Öneri olarak; yanınıza Singapur doları alın çünkü change office Sentosa’nın bir diğer ucunda ve eski Amerikan doları geçersiz, kesinlikle rahat ve ince kıyafetler seçin ama elbise giymeyin, yanınıza su alın. Bunlar bizim karşılaşmak üzereIMG_8122 olduğumuz sorunlardı, akılda bulundurmakta fayda var.

LUGE: Çok değişik bir alet, frenimsi şeyi ileri doğru itince hızlanıyor, geriye çekince yavaşlıyor, çok geniş bir parkuru var ve bu parkur aşağı doğru eğimli yani bu sayede hızlıca ilerliyorsunuz. Gerçekten çok keyifli, sizinle birlikte bu parkurda süren birçok kişi var yani çevrenizdeki insanların bağrışmaları ve gülüşmeleri tam bir motivasyon yaratıyor. Parkura çıkmak içinse en fazla 4 kişilik durmadan ilerleyen telefrik sistemi kullanılıyor. Luge’a binmeyecek olanlar bile sadece telefriğe binmek için geliyor, Singapur’u teleferikten izlemek gerçekten çok keyifli.

iFLY: Gelelim gelmiş geçmiş en güzel şeylerden birine, iFly! Tam olarak türkçede ne anlama geldiğini anlaDCIM100GOPROtamasam da Dünya’nın en büyüğü buradaki. Peki nedir iFly? Sentosa’nın ortasında kocaman ve bir o kadar da havalı bir binanın içinde skydive denemek mi istediniz işte tam yeri. Girişte bir sürü form doldurup 100 Singapur doları söküldükten sonra eğitiminize hazırsınız. 15-20 dakika özel bir odada skydive videoları izledikten sonra eğitmeniniz gelip sizi başka bir odaya geçiriyor bu odada uçuş sırasında yapılması gerekenleri, el işaretlerini öğretip size denettikten sonra uçuş kıyafetlerinizi ve eşyalarınızı almaya hazırsınız! Kaç feetten atladığınıza göre aşağıdan o seviyede hava veriliyor, bu sayede yukarıdan düşüyormuşçasına uçmayı öğrenmeye başlıyorsunuz, doğru söylemek gerekirse hiç kolay değil! Ya benim gibi sürekli yere düşeceksiniz, ya da Aleyna gibi sürekli 36IMG_81320 derece durmadan döneceksiniz; ama her türlü yine de çok eğlenceli! Bir de bunun üstüne videonuzu ve uçarkenki fotoğraflarınızı alabiliyorsunuz tabi bu da ekstra ücrete giriyor ama Türk zihniyetiyle biraz pazarlık ve muhabbet bunları size ücretsiz hale getirebilir…

5-Sırada bizim göremediğimiz şeyler var… Singapur’da çok değişik uygulamalar var ve malesef biz denk gelemedik ama sizin zamanınız olacaksa ya da illa görmek istiyorsanız diye yazmak istedim; sarılınca kola veren Coca Cola makinesi, malzemeleri seçtiğinizde pizza veren Pizza Hut makinesi, hazır Starbuck içecekleri satan Starbucks makinesi ve şuan aklıma gelmeyen bir o kadar ilginç şey!

Kısacası Singapur 2 günde de eğlenilecek, 2 haftada da eğlenilecek bir yer. Doğası çok güzel, (dünyadaki tüm orkide örneklerinin bulunduğu bir botanik bile var) tarihi yeni olsa da öğrenilmeye değer, teknolojisi ve mimarisi çok gelişmiş, yüksek binaların yanı sıra hala doğal ve tüm kurallarıyle birlikte tertemiz ve güvenli bir yer; görmeye fazlasıyla değer!       IMG_8051

SERRA

Tayland Günlüğüm 2 : #Phuket

Serra’nın Bangkok’ta bıraktığı yerden yazıyı elimize alıyoruz ve hadi bakalım Phuket’e!!

Eğer ilk yazıyı okumadıysanız; https://localibera.com/2015/02/11/tayland-gunlugum-1-bangkok/

5. Gün

IMG_7839 Bangkok’tan salı günü saat 12’de otelden ayrıldık ve iç hatlar uçuşuyla Phuket adasına indik. Otelimiz Double Tree Hilton Surin Beach’deydi. (Uçak yolculuğu sırasında gruptan birinin aldığı bir tablonun hasar görmesi nedeniyle havaalanından ayrılmamız uzun sürdü, bu yüzden o gün denize DCIM100GOPROgirme hayalimiz de suya düştü.) Otele yerleştikten sonraysa Fantasea Show’a gittik. Yemek bölümü ve oyun alanları olan geniş bir gösteri merkezi gibiydi. Çevreyi dolaştıktan sonra Dünya’da nadir görülen beyaz kaplan için yapılan bölüme de baktık. Açık büfe şeklindeki akşam yemeğimizi yedik ve burada Tayland yemeklerini tatma imkanını bulduk; tavuklu noodle’lı çorbalarından ve daha çok da tropik meyvelerinden yedik. Kızarmış tavuk ve patates ise yine klasik ana yemeğimiz oldu. Gecenin ilerleyen vakitlerinde oyun yerlerinde vakit geçirdik. Show ise akrobatların ve dansçıların müzik eşliğinde yaptığı vasat bir gösteriydi aynı zamanda hayvanların kullanımı pek hoşumuza gitmedi.

6. Gün

DCIM100GOPRO Çarşamba sabahıysa saatimizi kurup erkenden uyanıp plaja indik. (Surin Beach otele çok yakındı). Deniz gerçekten de çok güzeldi, deniz dönüşü acele bir IMG_7855kahvaltıyla kendimizi otobüse attık ve James Bond turuna katıldık. Önce “Maymun Tapınağı” diye de geçen yere gittik. Maymunlar her yerde özgürce dolaşıyorlardı. Muzlara fazla doymuş gibilerdi bu yüzden fıstık ve fındık daha çok ilgilerini çekiyordu. Maymunların olduğu yerse mağara tapınak karışımı bir yerdi. İçinde “Yatan Buda”nın taklidi dahil olmak üzere bir çok

IMG_7881buda heykeli vardı. İçeride Serra’nın koluna takılı içi yemek dolu poşete bir maymunun saldırması ve Serra’nınsa bundan hiç korkmadığını da belirtmem lazım..

Ada turlarına giden tekneler ana karadan kalkıyordu. Phuket adası da yolla ana karaya bağlanmıştı. “Longtail” denilen 3o kişilik uzun teknelerle yola çıktık. Kökleri denizde olan, ağaçların oluşturduğu

DCIM100GOPROgüzellikler arasından giderek açık denize ulaştık. Kanolarla gezinti yapacağımız bir durağa geldik DCIM100GOPROve kanolara 2’şer kişi bindik. Kanoları kullanan kişi mağaraların içinden de geçirerek güzel bir gezinti yaptırdı. Yine kanoda satılan 50 Bahta alabileceğimiz hindistan cevizi suyu bulduk ve keyfimize keyif katarak coconut sularımızı içtik. İninince de bize soğuk şerbet gibi pembe bir içecek ikram ettiler. Longtail’le

IMG_7938James Bond adası denilen aslında James Bond kayalığının karşısındaki ada diye adlandırabileceğimiz adaya yöneldik. Geldiğimiz ada küçük satıcıların olduğu pazar yeri gibiydi. IMG_7957Bu adada meşhur James Bond pozu vererek fotoğraf çekildik. Sadece müslümanların yaşadığı, kazıklar üzerine kurulmuş müslüman köyü diye adlandırılan yerdeyse öğle yemeğimizi yedik.

DCIM100GOPROMenümüz kızarmış tavuk, tadı oldukça kötü olan balık, pilav, çorba, çokça beğendiğimiz chili sosla yediğimiz karides ve meyveydi. Otelimizdeki kaydırak ve havuzda vakit geçirdik annemler sahildeyken ve akşam yemeğimizi amerikan pub’u tarzı bir yerde pizza-nachos olarak tercih ettik. Yemekten sonra Simon Show’a gitmek için van’ımıza bindik. Show Patong Beach’teydi ve IMG_7913girişinde dansçılar bizi bekliyordu. Dansçı diyip geçmeyin, bu showun özelliği bütün dansçıların kadın gibi giyinmiş, erkek olduğuna inanamayacağınız, erkeklerden oluşması. Show’da kesinlikle fotoğraf çekmek yasak, cezası 50.000 dolar gibi uçuk bir para. Show’dan sonra otele geri döndük çünkü çok yorulmuştuk. 10387208_10153064034808480_43141996829904911_n

IMG_7942  IMG_7921

7. Gün DCIM100GOPRO

Perşembe sabahı kahvaltı sonrası Phi Phi Adaları turu için marinaya geldik. Marinanın IMG_7984çok güzel olduğunu da söylemeliyim. Hepimiz bir sürat teknesine bindik. 2 saat süren buyolculukta Serra’yla birlikte dışarda oturuyorduk ve gerçekten hayatımda ilk defa bu kadar püfür püfür mü desem uçarak mı desem o tarz bir yolculuk geçirdik. İlk durak, Maymun Adası! Plajda maymunlara muz verdik ve denize girdik. Serra yine maymunlarla bağ kurdu. Sonra serbest dalış için şnorkellerimizi aldık. Ellerimizle beslediğimiz balıkların insanlardan hiç korkmadığını da belirtmem lazım çünkü o kadar harika fotoğraflarımız var ki GoPro ve Serra’nın su altı kamerası sağolsun.

DCIM100GOPROLeonardo DiCaprio’nun The Beach filmini çektiği adalara yani Phi Phi Adaları’nda yüzme molası verdik. Adanın arkasındaki fotoğraf yerini unutmamak lazım, tamamen çıplak ayaklaydık, biraz ayağımıza taşlar battı ama sorun etmedik. Sondan bir önceki durağımızsa başka bir adaydı. Orada yemek yedik vee tabii ki menümüz: kızarmış tavuk, pilav, salata ve chili DCIM100GOPROsos! Yine dünya tatlısı bir örümcek maymunla fotoğraf çekildik. Son durağımız mercanların olduğu, denizi güzel bir adaydı. Sonrasındaysa otelimize döndük, güneşten ıstakoz gibi yandığımızı belirtmeme gerek yok herhalde.. Akşamsa Patong Beach’e grupla değil kendimiz gittik ve gruba kıyasla çok daha iyi bir fiyatlaydı. Hard Rock kafede akşam yemeğini -hamburger tabii ki- canlı müzik ve ateşli danslarla yedik. Yemek sonrasıDCIM100GOPRO barların olduğu caddede dolaştık. Patong Beach kesinlikle hayalimizdeki gibi değildi. Sahile kadar gittik ama bomboş ve çok hareketsizdi. Hayalkırıklığıyla ve tuktukla otele döndük, bavullarımızı yaptık.

8. Gün Sabah otelden ayrılıp havaalanına üzüle üzüle gittik. Sonraki duraksa, SINGAPUR!

NOT: Eminim ki Phuket’i bu kadar güzel yapan şey yerel rehberimiz (a.k.a. local) Kanya’nın harika olmasıydı. Neye ihtiyacımız varsa anında getirdi! Bir video için can yeleği olsun, kum doldurmamız için boş pet şişe olsun, güneş yanıklarımız için losyon olsun,sarj aleti olsun… Ona bin bir teşekkür ediyoruz!!

Devamı için hemen topu Serra’ya atıyorum 🙂 Yazıdaki gecikmeden dolayıysa özür dilerim, umarım fotoğraflarla affettirebilmişimdir.

-Aleyna (Neşe Doğan’ın katkılarıyla)

Tayland Günlüğüm 1 : #Bangkok

Tayland Günlüğüm 1 : #Bangkok

000024_1Bu yazıyı her ne kadar ileri tarihlere atmaya çalışsam da artık yazmam gerektiğinin farkına vardım ve kar tatilini fırsat bilip gerçek anlamda “işe koyuluyorum”.

O kadar kısa sürede o kadar çok gezdik, yorulduk, uçağa bindik ki tüm bunları tek bir yazıda okumak bile sizlere bizim yorgunluğumuzu az da olsa yaşatırdı, emin olun! Bu yüzden UzakDoğu turumuzda gördüğümüz Bangkok-Phuket-Singapur üçlüsünü sizlerle ayrı ayrı yazılarda paylaşmaya karar verdim.

1.GÜN:

IMG_639523 Ocak Cuma sabahı yataktan azimle çıkmaya çalışırken yaşadığım tek sorun uykumun olması değil aynı zamanda000025_1 hastalığımın tam olarak geçmemesiydi. Çantamın içine 10.5 saatlik Singapur uçuşumuz sırasında beni hayatta tutmasını ve biraz da iyileştirmesini beklediğim birkaç soğuk algınlığı ilacını koyup pasaportumu 78.kez kontrol ettiğimde evden çıkmaya tam anlamıyla hazırdık. Havaalanı sömestr tatili nedeniyle görüp görebileceğim en kalabalık ve sevimsiz hallerinden birini yaşıyordu. Aleyna ve annesi gelmiş, beraber check-in’lerimizi yapmış, uçağın 55.sırasında Allah’ın unuttuğu bir yere sürgün edilmiştik. Pasaport kontrolünden geçmeden önce sanki 5 yıllığına Tayland’a taşınıyormuşçasına annemlerle vedalaşmış, aile üyelerinin telefonlarına teker teker cevap vermiş, artık gerçekten de tatile çıkmıştım. Lounge’da geçen rahat zamanların ardından vahiy gelmişçesine uçağımızın “son çağrı” moduna geçtiğini fark etmiştik ve şans eseri (!) kapımız Dış Hatlar’ın en uçtaki, en sonuncu kapısıydı. “Excuse me” , “Çok pardon” , “Geçebilir miyiz?” cümleleri arasında uçağa sonunda yetişmiş, bizim son kontrolden geçmemizle birlikte kapılar da kapanmıştı..

Aleyna’nın biz uyurken yazdığı uçak yazısı için: https://localibera.com/2015/01/24/ucak/

2.GÜN:

IMG_6295Saat sabah 6’ya doğru Singapur’a varışımızın ardından yaklaşık 2 saat sürecek bekleme süresinden sonra aktarma uçağımızla Bangkok’a hareket ediyoruz. Bu uçakta da noodle yiyerek günün 3. veya 4. noodle’ına merhaba demiş oluyoruz. Havaalanına inince bavullarımızı alıyor ve dövize gidiyoruz, gerçekten de dendiği gibi çıkıyor 100 Amerikan dolIMG_6394arına 3200 Baht alıyor kendimizi petrol zengini gibi hissederek günümüze başlıyoruz..

Diğer adı Meleklerin Şehri olarak anılan Bangkok, Tayland’ın başkenti ve en büyük şehri. Kenti ikiye bölen Chao Praya nehri ise kentte hayatın merkezin oluşturmakta. Dur IMG_6306demeden, dinlemeden turumuzla birlikte otobüse biniyor ve panaromik şehir turumuza katılıyoruz.

Wat Trimitr isimli Altın Buda Tapınağı ile Bangkok’taki en eski ve en büyük tapınak olan Wat Pho Tapınağını ziyaret ediyoruz.“Yatan Buda” heykeliyse 46 metre uzunlukta, 15 metre yükseklikte bu tapınak içerisindedir. (Bu ilk gördüğümüz yerler bende Bangkok ve thai insanıyla ilgili çok güzel izleniIMG_6407mler yaratıyor.. )

Akşama doğru önce Kanal Turu’na katılıyoruz (Chao Phraya üzerinde) ve Bangkok’a neden Uzakdoğu’nun Venedik’i dendiğini de görmüş oluyoruz. Sonrasındaysa kanalın kenarındaki pub’lardan birinde Thailand’a özgü meyvesuyu ve smoothie’ler deneyerek akşam yemeği için Bangkok’un en yüksek binası olan Baiyoke Sky Hotel’e geçiyoruz. UzakDoğu IMG_6375mutfağını açık büfe olarak deneme şansımız olduğu bu yemekte her şeyden tatmaya çalışıyoruz..

Otelimize döndüğümüzdeyse karşısındaki masaj salonu Coco’da grubumuzun türklerini görüyor, onlardan aldığımız tavsiyelerle biz de denemek için giriyor neredeyse 14-16 liraya 1 saatlik ayak masajı yaptırıp gerçekten de yeniden doğuyoruz.

3.GÜN:

000015_1Otelimizden çıkıp otobüsümüzle yol kat ettikten sonra (yol boyunca uyuduğumuz için ne kadar sürdü hatırlamıyorum) Coconut Çiftliği’ne geliyoruz. Kabul etmem gerekir ki iner inmez nereye kaçacağımı şaşırdım000017_1 çünkü dünya üzerinde en sevmediğim koku, aroma, bitki (ne demek isterseniz) coconut. Buradaki hediyelik eşya satan yerden 1 hafta sonra ölümüne dalga geçeceğimiz nitelikte maske, fil figürü, cırtlak renkli pazar kalitesi elbiselerini pazarlıkla %50’ye kadar düşürüyoruz. İstikametimiz

IMG_6471zen Çarşı. Yüzen Çarşı’ya süratli kanomsu araçlarla 8er kişi olarak gidiyoruz. Fotoğraf çekmeyi sevenler için birebir, özellikle de videolarda çok renkli sahnelerle karşılaşıyorsunuz!

Yüzen çarşı mı desem yüzen hayal kırıklığı mı bilmiyorum ama hayallerimiz gerçekten de çarşının kurulduğu yere, yani suya düşmüştü. Belki suç bizdedir 1-2 lira daha fiyatı indirmek için kendimizi birkaç standın önünde parçalayıp tamamIMG_6455ını gezemedik bile.. Baktık ki hepsi bitmeyecek pes esip thai meyveleri denemeye karar verdik. Normalde aşırı şekilde yemek seçen biri olmama rağmen cesaret edip bu meyveleri deniyor ve çok da beğeniyorum!

Yüzen çarşıda; kanalın üzerine inşa edilmiş geleneksel thai evleri ve insanların suyun üzerinde geçen yaşamları beni gerçekten de çok etkiledi ve Bangkok’un bir de bu yüzünü görmemi sağladı. Kısacası Yüzen Çarşı’nın çarşılığından 000020_1hayal ettiğimizi bulamasak da, thani kültürünü ve thai insanının hayatını yakından görmüş olduk.

Tüm bunlarla dopdolu bir gün geçirmişken bir de local rehberimizin sürpriziyle fil safarisine katıldık! Her ne kadar çok uzun sürmemiş de olsa çok güzel bir deneyimdi özellikle de “fili sürmeye çalışan” Aleyna için ahahaha!

Akşamsa Bangkok’un en ünlü ve güzel alışveriş merkezlerinden biri olan Siam Paragon’a gidiyoruz. Günlerdir gördüğümüz 3 haneli fiyatlar yerini 4,5 hatta 6 haneye bırakıyor.. Burada özellikle teknolojik ürünleri çok uygun fiyatlara buluyoruz, ben cüzdanımdaki tüm parayı (McDonalds’a ve çocuk menüsündeki saçma oyuncağa yetecek param hariç) buraya yatırarak instax (polaroid) makinem için tanesi 9-10 amerikan dolarına gelecek şekilde film alıyorum. Aleyna’ysa gopro’su için değişik aparatlar deniyor. Orkun’sa yeni bir iPad’i götürmüş durumda. Herkes mutlu, cüzdanlar mutsuz şekilde McDonalds’a gidiyor, ilk gördüğümüz yerdeyse döviz bürosuna koşuyoruz.. Otelimize dönüşümüz ise benim hala hafızamdan silmek istediğim bir anı.. Normalde 3 kişinin bile çok rahat oturamadığı “tuktuk” isimli pratik taksimsi araca 5 kişi sığıyor otelimize varıyoruz.

IMG_6631Daha gün bitti mi? BİTMEDİ. Daha ilk geldiğimiz günden beri gitmek istediğimiz Hotel Lebua at State Tower’ın en üst katındaki Sirocco & IMG_6529Sky Bar’a gidiyoruz! Buraya gitmeyi bu kadar isteme sebeplerimizin en başında Hangover2’in en efsanevi sahnelerinin burada çekilmiş olması geliyor tabi ki de! Otele girdiğimiz andan itibaren Phil, Stu, Alan ve Chow’un geçtiği yerleri  de hatırlamaya başlıyoruz. Tam otelden çıkarken gördüğümüz bir afiş bizi gaza getiriyor ve yaklaşık 15 dakika boyunca Bradley Cooper (Phil) , Ed Helms (Stu) ve Zach Galifianakis (Alan)’ın filmdeki en cool sahnelerinden birini canlandırmaya çalışıyoruz. 78 fotoğraf, bizden esinlenen turist grupları ve fotoğrafımızı çeken insanların sonunda başarıyı elde edip huzur içinde otelimize dönüyoruz.

4.GÜN:

IMG_6663

IMG_6698Bugün Büyük Saray’a gidiyor ve gerçek anlamda Budizm’i daha yakından tanıyoruz. Bangkok’a kadar gelmişken herkesin bence görmesi gereken bir yer çünkü mimarisinden, geleneklerine kadar her şeyin en güzel halini burada görmek mümkün. Dünya’nın en çok gezilen saraylarından bir tanesi aynı zamanda..

      Buranın ününde Wat Phra Kaew (Zümrüt Buda Tapın000024_1ağı)’nın payı çok büyük. İsminden de anladığınız üzere ufak bir zümrüt Buda heykeli var bu tapınağın içinde. Fotoğraf çekmekse kesinlikle yasak. Yasak demişken içeriye şortla omzu açık kıyafetlerle de giremezsiniz ama sarayın dışındaki satıcılardan uygun fiyata güzel (AMA KUMAŞ OLARAK KALİTESİZ) kıyafetleri unnamedsizi idare etmesi için bulabilirsiniz. Saray’ın önü diye düşünüp burda pahalıdır diye düşünmüştük (elbiseler, pantolonlar, babul bile vardı…) Ama sonra burdan ucuzunu bulamadık. Etekler 100-200 baht arası uygun.

Akşam yemeğimiz için SeaFood Market’a gidiyoruz. Buranın motto’su şu “Yüzüyorsa bizde vardır” ama hayır, malesef. Çok fazla çeşit vardı ve tatları oldukça güzeldi ama ahtapotun olmaması üzerine hayal kırıklığına uğradık birazcık. Çok enteresan bir konsept var. Market arabasıyla çiğ balıkları dolaşıp istediklerimizi alıyoruz, arabaya koyuyoruz. İçecek bölümünden başlayıp sushilere kadar gidiyor ve yolda hiç görmediğimiz değişik balıklar gördüğümüzü de atlamayacağım. Çok kaliteli bir yer olmasa da türk gruplarının çokça tercih ettiği bir yer ve eğer çok kısıtlı vaktiniz yoksa gitmenizi öneririm.

Sonuç olarak deniz ürünleriyle dolu mükemmel bir yemek yiyoruz ve Patpong’a gidiyoruz. Patpong IMG_6819Bangkok gece hayatının en yoğun olduğu, hayatın en canlı ve renkli yaşandığı bir de alışveriş imkanı tanıyan gece pazarına sahip bir yer.

Saat 12’ye doğru gelirken turumuzla otobüste buluşuyoruz ve buradan otelimize geçiyoruz. Yarınsa beklenen gün! Phuket’e gidiyoruz!

Phuket için hemmen buraya! https://localibera.com/2015/02/25/762/

                                                                                                 -Serra

000027_1000011_1 000014_1