Kategori arşivi: Gezi Yazıları

Bir de benim açımdan Lapland p2

 

  1. Gün

Sabah erkenden kalkıp 7’de Sabiha’daydık. 2’de Rovaniemi’ye varmıştık. Havaalanı oldukça yakın zaten. O günümüzün programındaaaa Santa Claus Village! Çok şirin bir yer gerçekten. Santa ile tanışma imkanı, Kutup çizgisini geçmek, Santa’nın köyünden atıldığını da gösteren posta atmak, minik tematik alışveriş yerleri, bol bol kar, devasa bir kardanadam….!!!

Eğer turla gelmediyseniz veya turun sattığı turları almak istemiyorsanız Santa Köyü’nde parkın yanında bir yer var. Oradan muhtemelen turun sattığından daha uyguna kendi programınızı ayarlayabilirsiniz.

img_4771img_4762img_4777

 

Santa’nın köyünün ardından diğer günlerde giymemiz gereken tulumları almak amacı ile kiralanan angara gittik. Orada bize bot, çorap, tulum, atkı, şapka, eldiven ne varsa verdiler. Normalde giydiklerimizin hepsinin üstüne giydik.

img_4753

 

Şehrin merkezi bir dikdörtgenden oluşuyor diyebilirim. Oteller, restoranlar, mağazalar, hediyelik eşyalar orada. Daha önceden Serra’dan öğrenip rezervasyon yaptırdık 2 restorana. Bugün de Nili Restaurant‘a gittik! Harikaaaa. Resimdeki yemeği yedim. ‘Traditional’ diye geçiyor. Ertesi gün turun içindeki öğlen yemeğinde de aynı yemek vardı ama işin açıkçası rahatsız etmedi. Gitmişken bunu yiyeceğiz tabii ki.

 

img_4821

IMG_4822.JPG

 

Aleyna

Bir de benim açımdan: Lapland!

Son dakika ayarlamalarıyla 3 günlük turumuz başladı! Pronto’da 2 yer kaldığı için annem ile bana almıştık ama ardından aynı turu verdiklerini farkedip mng tur ile babam ve aile arkadaşlarımızda gelince, its a wrap!

Bu turu seçmemin en önemli yanı direk uçuş olmasıydı. Thy ile olan uçuşlar Finlandiya’da Helsinki’ye uçup ordan aktarma yapıyor. Aktarmalardan nefret ettiğimi belirtmeliyim. Ama Freebird ile Rovaniemi’ye direk uçuş imkanı vardı bu turlarda. Zaten küçücük bir havaalanı, ya Helsinki’ye uçuş var, ya da böyle özel ayarlanmış uçuşlar.

Kıyafet konusunda ise:

Üste: Uzun kollu içlik, tişört, kazak, kar montu ; kulakları kapatan şapka, atkı, güzel bir eldiven (ben Northface ‘den aldım)

Alta: İçlik, kar pantolonu, 2 kat kendi çorabımız ve 1 adet onların verdiği çorap, onların verdiği ayakkabı

**içlikler yün olmalı!!

 

Rovaniemi

Lapland bölgesinin başkenti.

Nüfusu 60.000.

Kutup bölgesinin yaklaşık 10km altındadır.

Yılda 500.000 kadar turist gelir.

Yaşayan en eski halk Sami’lerdir. Halen ren geyikçiliği yapıp kendi geleneklerini sürdürmeye devam ederler. Eskiden dini ve kültürel baskı yaşamışlardır bölgede. Şu anda nüfusları aşağıdaki gibi. Bu ilgi çekici etnik grup, halk hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz buradan ulaşabilirsiniz.

 Norway 37,890–60,000[1][2]
 United States 30,000[3]
 Sweden 14,600–36,000[2][4]
 Finland 9,350

 

Aleyna

Danimarka’da Bir Öğrenci Şehri : Bölüm 3

Danimarka’da hava neredeyse gece yarısı kararıyordu, ama o kararmak da tam kararmak değil yine de bir aydınlık var havada. Norveç’e geçince bu daha da arttı. Ama bu sayede çok güzel gün batımları oluyordu.IMG_0419Bir başka günse Aalborg Zoo gezisi vardı. Ben pek hayvanat bahçelerini sevmem hatta desteklemem de ama buradaki fikir çok hoşuma gitti; hayvanları tamamen parmaklıklar ardına koymaktansa zararsız olanları bir nebze de olsa doğal hallerinde insanların onu sevip besleyebileceği şekilde bırakmışlar. Bu sayede pony’ler, atlar, keçiler hatta maymunlar yanınıza gelirse maymunlar, lamalar gibi birçok hayvanı sevmek ve beslemek mümkün.IMG_0455

IMG_0590

Washington’a gittiğimde ordaki yaz okulunda gezi olduğu için söylene söylene gitmiştim, orası acaip büyük ve çok daha kapsamlıydı ama böyle bir “sev&besle” politikaları yoktu.

IMG_0632
Yaren ve Melis askeri üsteki aletleri kullanırken

Danimarka’da Bir Öğrenci Şehri : Aalborg Bölüm 2

Aalborg’daki diğer günlerimizde biraz daha turistlikten uzak olacak yerlere gittik. Bunlardan bir tanesi de Geri Dönüşüm Fabrikası oldu. Sürdürülebilirlik konusunda en gelişmiş ülkelerden biri olan Danimarka, geri dönüşüm konusunda da oldukça başarılı.

IMG_0648

Şehirde herkes çöplerini gruplara ayırıyor ve bu sayede geri dönüşüm kolayca yapılıyor bu fabrikada. Plastikler, metaller, camlar derken her şey gruplanıyor ve içlerinden işe yarar olanlar da fabrikanın içindeki satış alanına dezenfekte edilip koyuluyor. Burdaki eşyaların bir kısmını bağışlıyorlar, geri kalanını ise halk satın alıyor. Biz de gidip baktık ve içlerinden baya işe yarar şey var; koltuk takımları, dikiş makineleri, plaklar, CD’ler, ev eşyaları gibi 2.el birçok şey..IMG_0524

Bir sonraki günse midyelerle ilgili bir araştırma merkezindeydik, çok ilginç bir yerdi. Istakoz ve midyeler hakkında bilgi alıp deniz ürünleri ikramlarını yedikten sonra midye toplama tekneleriyle yola çıktık. Hem hava soğuktu, hem yağmur yağıyordu ilk başta baya söylensek de sonra denizden midye çıkarıp yemeye başlayınca o gün de güzel geçti.

IMG_0672Çevre ve sürdürülebilirlik açısından Danimarka’yı bir turist olarak değil de ileride işime yarıyacak bilgiler edinip arazi çalışmaları yapan -bir bakıma araştırmacı- biri olarak geldiğim için çok memnunum. Bu iki gün de çok eğlenceliydi.

Serra

Danimarka’da Bir Öğrenci Şehri : Aalborg Bölüm 1

Aalborg daha önceden Havaalanı’ndayken hep uçuş saatine, kapı numarasına bakarken en tepede gördüğüm bir destinasyondu ve daha fazlasını bilmiyordum. Yazın katıldığım çevre konferansıyla birlikte bu şehirde bir askeri üste kalıp 1 hafta boyunca burada vakit geçirme imkanım oldu. Öyle ahım şahım bir özelliği yok ama mimarisi ve doğasıyla çok güzel bir Avrupa şehri.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

IMG_0530Burada gördüğümüz yerlerden bir tanesi de Vikinglerden kalma bir ören yeriydi, her ne kadar Vikingleri savaşçı olarak bilsek de burada yaşayan Vikingler savaşın aksine tarımla ilgilenmişler ve hayatlarını bu şekilde, daha sakince yaşamışlardı. Bu alanda Vikinglerden kalma mezarları gördük ve etkinlik yerine geçtik.

Aslında güzel planlanmış bir alan, gruplar sırasıyla yaklaşık 5 farklı araziyi geziyor ve Vikinglere ait farklı şeyler yapıyorsunuz. Benim en çok ilgimi çeken kısım farklı mesafelerdeki maket geyik ve ceylanların bulduğu alanda okçuluk yapmaktı. Bunun dışında ateş başında otantik tahta tabaklarda yine Vikinglere özgü yemekler yedik ve günü bu şekilde tamamladık.

IMG_0624

Bir başka günse şehir merkezindeydik, Danimarka her ne kadar süper pahalı bir yer de olsa burada Sushiler çok ucuz! Şansımıza öğlen saatleri olduğu için açık büfe Uzakdoğu mutfağı vardı, biz de kişi başı 10 euroya istediğimiz kadar kalamar, midye, noodle, Çin böreği ve sushi aldık. Günlerce askeri üste kalmamızın üstüne o kadar acıkmışız ki o yemeği hatırladıkça hala saygı duruşunda duruyoruz.FullSizeRender

Serra

 

Laponya : 1.Gün

DSC_0076

Helsinki’den adı Santa Claus Express olarak da geçen gece trenine saat 18.52’de bindik ve odalarımıza yerleştik. Tren iki katlı, duş ve WC oda içinde, ortak kullanım alanları ve günümüzün en önemli özelliği yani Wifi’ya da sahip! Yolculuğumuz 10 saat civarı geçti ve Finlandiya’nın en güneyinden neredeyse en kuzeyine kadar çıktık.

Sabaha karşı varmamızla birlikte her şey tam da hayalimdeki gibiydi; her yer karla kaplı ve bembeyaz, sabah olmasına rağmen hava aydınlanmamış ve benim gibi sıcak havaya alışkın biri için oldukça soğuk bir hava (-6). Tren istasyonunda bizi alacak olan aracımız gezimizin diğer günlerinde de olacağı gibi tam zamanında geldi ve otelimize transferimizi yaptı.

DSC_0245

Otel kısmına gelecek olursak.. Tatili planlarken gerçekten de cam igloo’da bir gece geçirmek istiyordum ta ki cam iglooların bulunduğu yerin şehre olan uzaklığını ve aynı zamanda 500 euro kadar olan fiyatını öğrenene kadar. (Cam iglooları gezmeye gittik ve bir şey kaybetmediğimi görerek delice sevindim) Bizim kaldığımız otelse (5 yıldıza doğru yürüyen 4.5 yıldızlı Rovaniemi’nin en iyi 5.oteli “Chalet Hotel”) alışık olduğumuz otel kavramından daha farklı. Geniş bir arazide 30-35’e yakın villa, ana tesis ve kayak merkezi. Villalarsa Fin tarzında düzenlenmiş, hepsi ahşap, iki katlı, süper ısıtması dışında şömineli ve bir de saunalı. Özellikle de 6 kişi kaldığımız için en büyük villada kaldık ve fiyat da ev başına olduğu için çok uygun oldu.

DSC_0199

Varışla birlikte resepsiyondan gerekli bilgileri aldık ve evimize yerleştik. Evin kapısına sağolsunlar 3 tane de kızak koymuşlar ki sürekli bir yerden bir yere evin çevresinde kaydık.

DSC_0102İlk günkü aktivitemiz “Karda Safari”, “Noel Baba Kasabası” ve “Kutup Çizgisi”ni kapsıyordu. 9.30’da aktivite ofisinin aracı bizi evimizden aldı ve mega termal kıyafetlerimizi vermek üzere ofise götürdü. Geziyle ya da turla katılmadığımız için turlarımız hep 6 kişilik ya da o civarda turlardı. (Ofis Noel Baba Kasabası’nda yer alıyor, gezinizi yaptıktan sonra ofise geri geliyor onların size verdiği kıyafetleri bırakıp kendi eşyalarınızı geri alıyorsunuz.)

DSC_0168

Üstümüze verilen rüzgar ve ısı geçirmeyen kıyafetlerimizi, kaskları, gözlükleri, ek eldivenleri ve botları giyerek snowmobile denen araçlara bindik ve 3-4 saat süren safarimize başladık. Her yer bembeyaz ve resmen bembeyaz bir yokluğun içinde hızla gidiyorsunuz. Böyle bir özgürlük hissi, böyle güzel manzaralar yok. İlk molamızı göl kenarında veriyoruz ki göl olduğunu rehberimiz söyleyince öğreniyoruz, 125 cm kalınlığında kar ve buz kaplı bir göl bu.. Üstelik gölde 1 saat gittikten sonra öğreniyoruz göl olduğunu da.. Molamızda hot berry juice içiyor, yöresel kurabiyeler yiyor, mangalda mısır yiyor ve safariye devam ediyoruz.

DSC_0126

Safarinin bitiminde Noel Baba Kasabası’na varıyoruz. Burası gerçekten de çok neşeli bir yer ve benim gördüğüm en az kalabalık turistik mekan. Bunun sebebi de sezonun artık bitmeye yaklaşmasıymış. Tahmininiz üzere sezon christmas ve yılbaşı zamanı..

Noel Baba’nın posta ofisinden sevdiklerinize kart atabilir, Noel Baba’yla tanışıp fotoğraf çekilebilir, Kuzey Kutup Çizgisi’ni tek bir adımla geçebilirsiniz 🙂

DCIM102GOPRO

Saat 4.30 civarında aracımız bizi alıyor ve otelimize götürüyor. Akşamındaysa Laponya’nın en ünlü restoranı “Nili“ye gidiyoruz. (Yemek seçen ve yeni şeyler denemeyi sevmeyen ben bile her şeyi deniyor!) Burası yöresel yemekler, değişik tatlar, yöresel içkiler, tatlıları ve dekorasyonuyla ünlü. Hepimiz farklı yemekler istiyoruz, ortaya Rovaniemi Market adı verilen yöresel tatlardan oluşan tabağı istiyor en sonunda da tatlılarımızı yiyoruz. Bu yemekte geyik eti, ayı eti, taze tutulmuş somon, Lappish kültüründeki var olan sosları tadıyoruz ve hepsi EFSANE EF-SA-NE! İnanılmaz güzel bir yemek sonrası otelimize geri dönüyoruz ve evde eğlence devam ediyor..

DSC_0233

DSC_0221

DSC_0217

DSC_0220

 

Yazının devamı pek yakında.. Takipte kalın 🙂

Serra

 

 

 

Finlandiya Günleri

Tatil zamanları tartışmasız yılın en sevdiğim zamanları. Özellikle son iki yıldır da sömestr benim için uzun bir dönem çalışmanın ardından gelen ödül gibi. Geçtiğimiz yılki Tayland-Singapur gezimin ardından bunun daha üstüne çıkabileceğimi düşünmüyordum ki halamla 2-3 yıldır hayalini kurduğumuz Laponya tatilimiz filizlenmeye başladı.

DSC_0045

Önce gezimizi genel hatlarıyla anlatacağım ki olur da gitmeyi düşünürseniz nasıl bir yol izlemeniz gerekecek ya da kaç gün kalmanız yeterli olacak bunlar hakkında fikir edinebilirsiniz. Bu tatil bizim ilk aile tatilimizdi ve tamı tamına 6 kişilik bir gruptuk, her şey tahminimizden daha güzel geçti. Gezimizi halamın İskandinavya turundaki rehberi ve arkadaşı olan Şebnem Hanım (Şebnem ablacığım) organize etti. Gezi esnasında bizimle sadece Helsinki günümüzde beraberdi ama yokluğunu hiç hissetmedik; tüm ulaşım araçlarımız dakikasında kapımızdaydı, tüm gezilerimiz birer birer yolundaydı, özel yemek isteklerimiz bile biz bir şey demeden halledilmiş, uçuşlarımız, tren biletlerimiz, konaklamamız, 3 ayrı yerdeki akşam yemeği rezervasyonlarımız hazırdı. Sık sık adını duyduğumuz tur şirketlerinin sunduklarının aynısını hatta daha fazlasını ve konforlusunu çok daha uygun bir fiyata hem de o bölgeyi tanıyan, 12 yıldır Finlandiya’da yaşayan local bir rehber ve onun tur acentasıyla yapmak tatilimizin daha güzel geçmesini sağladı. (Şebnem abla ve Kalabalık Travel #best !)

DSC_0249

1.Gün: İstanbul’dan Helsinki’ye öğlen saatlerinde iniş yaptık,Şebnem Hanım’la buluşarak Finlandiya ve Helsinki hakkında bilgi edinip Helsinki turumuzu yaptık. Geceleme gece trenimizde istikamet 12 saatlik yolun ardından Rovaniemi.

DSC_0218

2.Gün: Sabaha karşı Rovaniemi’ye varış ve Chalet Hotel’e aracımızla varış, dinlenmek üzere villamıza yerleşme. Donmuş gölde ve ormanda safari, mangal ve Santa Klaus’un kasabası gezisi ve Kutup Çizgisi üzerinde fotoğraflar. Akşamında Laponya’nın en güzel yemeklerinin olduğunu Nili’de yemek.

DSC_0365

3.Gün: Aracımız geliyor ve aktivite bölgesine gidiyoruz, bugün Husky çiftliği ve Ren geyiği çiftliğindeyiz. Akşamsa yerel sushileri tadıyoruz.

DSC_0076

4.Gün: Sabahtan Rovaniemi şehir gezisi ve öğleden sonra Buz Otel gezisi, sauna + karda jakuzi ve Buz Restoran’da yemek.

5.Gün: Sabah boş vakit, Rovaniemi Havaalanı’na hareket, ordan Helsinki’ye uçuş ve Helsinki’den de İstanbul’a hareket.

Bizim 5 günümüz en ama en kısa şekilde madde madde bu şekilde geçti. Her gezimiz için özel kıyafetler giydirildik, sorumluluk aldığımıza dair kağıtlar imzaladık, çeşitli şekilde ehliyetler aldık, eksi derecelerde mayolarımızla karlarda koştuk, akşamları kızakla kaydık ve her an sıcak kalmak için mataralarımızı Fin içkileriyle doldurduk 🙂

Yazının devamı çok yakında!

-Serra

DSC_0027