Kategori arşivi: Güncel Konular

Apple Telefon Desteği

Herkese yepyeni bir konu ile merhaba! Apple jenerasyonu çocuğu olarak Apple ile ilk tanışmam 2009-2010 yıllarında, o dönemin 11-12 yaş klasiği iPod Touch ile başladı. O yaşlardaki Serra için iTunes kullanımı gerçekten de bir kabustu, kredi kartıyla giriş yapmak, apple id açmak, game center üyesi olmak gibi stresli işleri de atlatınca mutlu mutlu iPod’umu kullanmaya başladım. O gün bugündür ailece Apple ailesiyiz, en büyük sorunlarımızsa şarjımızın çabuk bitmesi, hangimizin kamerası daha iyi, iPad mini mi yoksa normal mi tartışmalarımız  ama bu tabi Apple kullanıcıları için sıradan bir durum.

apple-620x400Neyse gelgelelim ki Apple Türkiye’ye iki tane  ne zaman gitseniz tıka basa dolu olacak şşaşalı mağazalarını açtı ve teknik destek konusunda da en büyük çözüm haline geldi. Ben de ufak tefek işlerim için Apple’dan destek almayı çok sevenlerdenim ama mağazada rezervasyon almak imkansız. Gerçekten imkansıza yakın. Şansıma bir kere denk gelebildim o da 2 hafta sonrasına 22.45 seansı mıydı neydi, hemen Aleyna için kapmıştım. Neyse yani Apple’ın birebir desteğine ulaşmak malesef çok zor ama sabrederseniz başarabilirsiniz.applecare-e1393177926702

Peki ben ne yaptım? Şuana dek 4 kere telefon desteği aldım ve aslında çoğu kişinin farkında olmadığı bu harika imkanı en iyi şekillerde kullandım. En son başıma gelen şeyse iTunes Store’un bana yapmadığım bir harcama için 108 lira fatura yollamasıydı, böyle bir durumda tabi yazarak da Apple’a bildirebiliyorsunuz (İngilizce) ama ben işlerimin daha çabuk hallolmasını istediğim için  girdim, gerekli bilgilerimi girdim ve bana uygun olan saati seçip sabaha alarm kurdum ve Apple destek beni tam da o saatlerde aradı.iphone-6s-colors

Öncelikle şu çok iyi, Apple Store’a ne zaman gitsem hep bir başkasına yönlendirme hmm öyle miymiş tarzında sahneler yaşıyorum, tabi ki hepsi benden kat kat bilgili olabilirler ama malumunuz söz konusu Apple olunca yaşadığınız sıkıntılar böyle herkesin başına gelen değil de daha detayımsı daha ilginç şeyler olabiliyor. Bknz: Yeni güncelleme yüzünden babamın arka kamerasının temelli kapanması, rehberimde + nın gitmesi ve kişi kaydedememem gibi kitaplarda yazmayan sorunlar. Neyse. Ben telefonda derdimi bir güzel anlattım, fatura numaramı da verdim ve günlerdir cevap beklediğim hayırsız gavur apple çalışanlarının aksine çok da güzel yardım aldım. Hatta bir de üstüne iTunes store’dan indirmem üzere 3 hediye film kredisi de vererek içimdeki Apple severi bir kez daha kazandılar.Apple sahibi olmak gerçekten de insanı sürekli güvende hissettiriyor, ee Samsung sen ne yapıyorsun?

Serra

Türkiye’de Yabancı Lisede Okumak

Malumunuz mezun olmama çok az kalmışken, sizinle de hayatımın bu beş yıllık evresini paylaşmak istiyorum. Liseye başlamak, ilkokulun bitecek olması herkesin yaşayacağı değişikliklerden biraz daha farklıydı benim için çünkü üç yıl boyunca Mersin’den İstanbul’a -bir bakıma- geri dönecek olmanın hayaliyle yaşıyordum. Her ne kadar Kabataş, İEL, Kadıköy Anadolu, Vefa gibi okullar isteyip Vefa’ya girip Kadıköy Anadolu’ya puanım yetse de ben seçimini yabancı okulda kılanlardan oldum ve hiç istemediğim, aklımdan bile geçmeyen (mezun olduğum için artık güzel ve biricik okulum) Saint Joseph’le o zaman tanıştım.

High-School-Students
Hiçbir lise böyle değil.

Yabancı lisede okumak gerçekten de verilmesi çok zor bir karar, 13-14 yaşlarında birinin o an için geleceğini ve seçeceği mesleği düşünmesi çok zor. Bu noktada iş anne babalara düşüyor çünkü yabancı okullar çoğu insanların sandığı gibi “İyi bir anadolu lisesi olmazsa Fransız okuluna gider” mantığına uygun değil. Bu okullara gidecek öğrencilerin bu okuldan beklentisinin bir dil okulundan beklentisiyle aynı olmaması lazım, sırf puanı yüksek diye üniversite sınavında da aynı paralel başarıyı elde edeceğini de beklememesi lazım çünkü rakiplerine göre ekstra bir çalışma yapması gerekecek.

page_robert-kolejin-150-yillik-hikayesi_934793061
Bakın böyle lise var ama. Bknz : Robert

Yabancı okul demek insanın hayatındaki çok büyük bir artı, geleceğe yönelik 1-0 önde bir başlangıç demek. Gittiğiniz okulun sadece dilini değil kültürünü de öğreniyorsunuz, bir arada olduğunuz insan topluluğunda her çeşitten farklı bakış açılarıyla yetişmiş insanlarla tanışıyorsunuz ve herhangi bir yabancı okul gerçekten de bir anadolu lisesine göre çok daha “faydalı”. Özellikle fayda diyorum çünkü bana göre bir insanın okuldan alabileceği tek şey gelecekteki hayatına faydalar çünkü insanın başarısı bana göre hayata olan bakış açısı ve kültür seviyesinden kaynaklı gelişiyor.

Happy group of students
Hiçbir lise böyle de değil. Dünyada yok yani böyle bir lise hayatı.

Başarılı insan benim gözümde eğitim almamış da olsa kendini geliştirmiş, güncel hayatı takip edebilen, karşılıklı bir şeyler tartışabilen, kendi fikirlerini ortaya koyabilen, tezleri kuvvetli, kendinden emin ve aynı zamanda felsefe sosyoloji gibi konularda bir fikri olan insan. Maalesef günümüzdeki başarılı insan tanımı bundan genelde çok uzak oluyor. İnsanlar sadece gittikleri okulla, üniversite sınavında içini doldurduğu kutucuklarla seçtiği beş harften biriyle Türkiye’de iyi sıralama yapmasıyla başarılı ya da başarısız olarak adlandırılıyor. Ki ben buna inanmıyorum.

Demek istediğim şu ki yabancı okulları bir b ya da c planı olarak düşünmeyin, onları çok farklı bir sistemdeki çok değerli imkanlarla dolu okullar olarak görün. Beklentiniz bir dil okulu ya da “özel okul değil mi param geçer burada” tarzında olmasın. Farklı bir disipline, farklı bir sisteme ama en önemlisi de kaliteli bir eğitime hazır olun.

Dile kolay beş yılı geride bırakıyorum ve bu yola yeni atılacak herkese kolaylıklar diliyorum..

Serra

Kırtasiye Malzemeleri Hastalığı

Böyle bir hastalık gerçekten var mı yoksa ismini ben mi uyruduyorum bilmiyorum ama ben gerçekten de bunu yaşıyorum. Sadece birkaç yıldır da değil, dört beş yaşlarımda ufak tefek okuma yazmaya başlayıp resim yaptığım zamanlardan beri kırtasiye malzemeleri bende bir saplantı haline geldi.prismacolor

Peki ne zaman fark ettim? Evet çevremde benim gibi olduğunu birkaç kişi var ama maalesef hiç tam olarak da kendim gibisiyle tanışamadım, kendimin bu konuda biraz farklı olduğunu da arkadaşlarım evde çalışma masamı gördüğünde “Ne kadar çok eşyan var” demesiyle birlikte normal standartların bendeki gibi olmadığını anladım. Ama kalem konusunda da antika ve değerli kalemlerin aksine basit ve sıradanlıktan yanayım, Faber ve Stabilo gibi hepimizin kullandığı markaların yanı sıra Papermate ve Bic de sevdiğim markalardan. Crayola ve Sharpies ile pek güzel bir geçmişimiz olmadı. Yurtdışına gittiğim zamanlarda da yine Türkiye’ye dönerken bavulumda hep bir şeyler oluyor. Bknz:

En son Amerika’dan dönerken 99 cent’e 9 tane defter taşımıştım.

s0855554_sc7

Peki bu ne boyutta? Şuana kadar hiç bir kırtasiyeye, kitapçıya, basit bir marketin kırtasiye bölümüne gidip de bir şey almadan çıktığım olmadı. Ya ufak bir post-it ya bende aynı rengi olan fosforlu kalem ya da 25 kuruşabir tükenmez kalem.. Dayanamıyorum, alıyorum. Ama kullanıyorum da. Hatta sırf okulda sınav zamanı kendi kalemlerim tufalanmasın diye insanlara dağıtmak üzere toptan aldığım iddacı kalemlerim bile var. Bknz: Bir noktada sınıftaki herkeste o kalemleri kullanır olmuştu hepsi benim küçük sarı askerlerim gibiydi.

Benim için defter seçimi yapmak da çok zor, hangi derste hangisini kullanmam lazım diye uzun uzun düşünmem lazım. Ya da kalem kutumdaki kalemler hangileri olacak, hangi kalem kağıdın arkasına geçirir hangi fosforlu kalem gerçekten fosforlu.. Bunlar benim için gerçekten cevap aradığım sorular.90420f1a2fed1e4f6976c3d3f5677955

İkea’dan aldığım metal kalemliklerim ve plastik saklama kutularım var, metal kalemliklerde kurşun-uçlu-tükenmez-stabilo-kuruboya-pilot gibi yaptığım gruplar var. Plastik kutulardaysa postitler, fosforlu kalemler ve bunun gibi ıvır zıvırlar var. Bu kullandıklarımın fotoğrafını sizle de paylaşıyorum.. Aynı zamanda ara sıra esen bir tertip düzen sevgim de var ki aramıza çok nadir katılıyor.

dokument-pen-cup-pink__0136471_PE293899_S4
Kalemlerimi grupladığım kalemlikler bunlar. Bir kalemlik ne kadar sadeyse o kadar işe yarar, unutmayın!
Large-candy-color-transparent-mini-storage-box-Plastic-Storage-Boxes-Storage-Cases-Cute-Jewelry-box-6pcs
Bunlar da post-it ve fosforlu kalemlerin, resim kalemlerin bulunduğu kutular

Tüm bunları şuna bağlıyorum, günümüzde tüm kırtasiye ürünleri acaip bir cazibeye ve tasarıma sahip. Öyle minik sevimli defterler var ki ne için kullanacağınızı bilmeseniz bile sırf alıp fotoğrafını çekip bu benim diyesiniz geliyor. Binlerce postitiniz olmasına rağmen sırf o turkuaz renge ya da parlak lilaya bayılıp alasınız geliyor. İşte bunların hepsi kapitalist dünyanın getirileri ama alan memnun satan memnunsa bize de diyecek bir şey kalmıyor sanırım 😀

Serra

Dünya Turu’na Çıkmak

Eminim siz de Facebook üzerinden denk gelip Dünya Turu’na çıkan ve deneyimlerini okuyucularıyla paylaşan maceraperestlere denk gelmişsinizdir. Ki onlar bunu gerek para harcamadan, gerek otostop çekerek, gerekse couchsurfing yaparak olabildiğince ucuza hatta para harcamadan gerçekleştiriyorlar.

Ama siz diyorsanız ki benim kalbim o işlere dayanmaz, ben kendi kafama göre ufak çaplı da olsa adı tam dünya turu olmasa da bir yerlere gidiyim, oraya da gitmişken çevre ülkeleri de görüyim ama biraz da uygun fiyatlı olsun işte SkyTeam’ın yarattığı “Round the World” olayı tam sizlik. Uygun fiyat dediysem Adana-İstanbul arası 39.99’dan başlayan fiyatlarla tadında bir şey beklemeyin tabi. Bunun burasında kıta değiştireceksiniz, 10-12 saat yol gideceksiniz ve bir de farklı kıtalarda farklı ülkelere gideceksiniz. Kesenin ağzını açmak lazım. Hatta çuvalın..maxresdefault

 

Siteye giriyorsunuz, ister gideceğiniz şehirleri siz seçiyorsunuz, onlar da size rotanızı oluşturuyor; isterseniz de onlar size belli temalara göre öneriler sunuyor : “sualtı”,”metropoller”,”şarap” gibi..

Tabii ki yüksek bir fiyattan bahsediyoruz ama dünya turuna çıkmayı düşünen birisi için biletleri ayrı ayrı almakla bu sistemi kıyaslayınca arada gerçekten de inanılmaz rakamlar oynuyor..

İlham almanız dileğiyle..

Serra

İspanyolca öğrenmek

Dil öğrenmekten haz alan biriyim. Almanca, ingilizce, fransızca derken hep ispanyolca küçüklükten beri içimde kalırdı. Bir iki kere denedim de başlamayı ama ya gerekli motivasyon/araç yoktu yada işlerim çoktu. Şimdi işlerim bitmişken iki şey öğrenmeye karar verdim: İspanyolca ve kodlama!

Böylece kendi kendime ispanyolca öğrenme maceram başladı. Önce 4 kişiydik bu düşüncede, başlamadan 2 si gitti 1 i de başlar başlamaz koptu. Bu beni süper çok üzdü ama ben devam!

Nasıl yol izledim? izliyorum?

Öncelikle eskiden aldığım 4 liralık İspanyolca kartlar vardı, hani bu gramer filan olan. Onlardan basit gramer kısmını öğrendim. Yani yaklaşık olarak dilin yapısını. Çekimleri ne şekilde oluyor, ben sen o ne demek, sıfat nereye geliyor, basit bir iki fiil vb.

Ardından DUOLINGO appine girip ingilizce üzerinden ispanyolca öğrenmeye geçtim hemen. Harika bir sistem gerçekten. İlerleme olayı harika.

Bu şekilde ilerliyor. Tam süper öğrendikleriniz altın renk. Altın renkti 2 gün önce mesela hepsi, ama geri dönüp güçlendirmemiz isteniyor ki unutmayalım.

ekran-resmi-2017-02-15-18-22-02

 

ekran-resmi-2017-02-15-18-22-20

 

İşe yarıyor mu?

Ağır fransızca gördüğümden dolayı aklıma genelde bir şeyin hep fransızcası gelir, dil öğrenmenin en zor kısmı benim için budur. Ama gerçekten, işe yarıyor. Cümleler kurabiliyorum. Kelimeler hep aklımda kalıyor. Ve mesela chats bölümü var, öğrendiklerimizi normal konuşmalarda kullanmamız isteniyor ve hazırlanmış konuşmalardaki bot larla konuşma yapıyoruz. Çok işe yarıyor.

Genel çalışmaların içinde ispanyolcası verilenin ingilizcesini yazma, tam tersi, eşleştirme, ispanyolca okuma (telaffuz), gibi bir sürü çalışma var.

 

Vakti olana önerilir.

Ne demişler?

Bir dil, bir insan.

 

Aleyna

 

 

 

İsmini Hatırlayamadığınız Filmleri Bulmak Artık Çok Kolay!

Eminim herkes hayatında en az birkaç kez; izlediği filmi tekrar izlemek ya da başkasına önermek istemiş ama filmin ismini bir türlü aklına getirememiştir. Sonra açarız google’ı aklımızda ne kaldıysa bölük pörçük yazarız ve çoğu zaman da “Bunu mu demek istediniz?” diye karşımıza dünyanın en alakasız şeyi çıkar.

Bknz : “Brad Pitt’in kırmızı arabası olduğu film”    Şunu mu demek istediniz-> “Şok haber! Brad Pitt kırmızı elma yerken görüntülendi.”

valossa

Gelin görün Finlandiya kaynaklı Valossa hepimiz çektiği bu acıya harika bir teknolojiyle son vermiş durumda! Nasıl dinlediğimiz müziği Shazam sayesinde buluyorsak whatismymovie.com sitesi de ismini bilmediğimiz filmleri bulacak. Üstelik çok basit şekilde! Ay gerçekten çok heyecan doluyum içim kıpır kıpır bir an önce aklımdaki filmleri bulmak için sabırsızlanıyorum ben de. Gelin size bu sitemizin olayını anlatayım;

whatismymovie

Şuan için dili İngilizce 45,000 olan film bu sisteme kayıtlı, aramayı dilediğiniz şekilde yapabilirsiniz “Leonardo DiCaprio’nun pilot olduğu film” , “Sandra Bullock’un mavi elbise giydiği film” , “Hem deprem hem de uzaylıların olduğu Antartika’da geçen film” vb. şeklinde aklınızda o filme dair ne kaldıysa yazıp arayabiliyorsunuz. Bunun dışında sitenin size öneri sunmasını isterseniz de geniş kapsamlı aramalar yapabilirsiniz “sonu ölümle biten aşk filmleri” , “kitaptan uygulanmış filmler” vb.

Ben de bu yeni siteyi Independent’ta okudum ve hemen denedim, belki kolay aramalar yapmışımdır ama filmler karşıma çıktı. Denemekten zarar gelmez siz de arayın, belki de uzun yıllardır aklınızdaki o filmi bulursunuz 🙂

Serra

Sınav Kaygısı Nasıl Yenilir Bölüm 2 :

SINAV SIRASINDA YAPILABİLECEKLER
– Bedeninizin gevşemesine izin verin. Kollarınızı iki tarafa doğru açın, gözlerinizi kapatın ve zihninizi olabildiğince boşaltın.

– Başınızdan başlamak üzere, öncelikle alın ve kafatası bölgesindeki kaslarınızın yaklaşık 10 saniye boyunca iyice gerilmesini sağlayın. Daha sonra bu kaslarınız tamamen gevşetin. İki durum arasındaki farkı düşünün ve bu kaslarınızın daha da fazla gevşemesine konsantre olun.

– Yaklaşık 30 saniyeden sonra aynı hareketleri, yüzünüzdeki, boynunuzdaki, kollarınızdaki, göğsünüzdeki, kısaca ayak parmaklarınıza kadar olan bütün kaslar için tekrarlayın.

– Gevşemeye devam ederken, kendinizi en gergin ve kaygılı hissettiğiniz durumları gözünüzde canlandırın. Kaygı hissetmeye başladığınız an, canlandırmayı durdurun ve tekrar gevşemeye çalışın. Bu gevşeme ve canlandırma işlemini, canlandırma sırasında hiçbir kaygı hissetmeyinceye kadar tekrarlayın.

– Kendinizi kaygılı hissettiğiniz zamanlarda, sık sık bu gevşeme tekniğini uygulayın.

Serra