Etiket arşivi: turistik

Bir de benim açımdan: Lapland!

Son dakika ayarlamalarıyla 3 günlük turumuz başladı! Pronto’da 2 yer kaldığı için annem ile bana almıştık ama ardından aynı turu verdiklerini farkedip mng tur ile babam ve aile arkadaşlarımızda gelince, its a wrap!

Bu turu seçmemin en önemli yanı direk uçuş olmasıydı. Thy ile olan uçuşlar Finlandiya’da Helsinki’ye uçup ordan aktarma yapıyor. Aktarmalardan nefret ettiğimi belirtmeliyim. Ama Freebird ile Rovaniemi’ye direk uçuş imkanı vardı bu turlarda. Zaten küçücük bir havaalanı, ya Helsinki’ye uçuş var, ya da böyle özel ayarlanmış uçuşlar.

Kıyafet konusunda ise:

Üste: Uzun kollu içlik, tişört, kazak, kar montu ; kulakları kapatan şapka, atkı, güzel bir eldiven (ben Northface ‘den aldım)

Alta: İçlik, kar pantolonu, 2 kat kendi çorabımız ve 1 adet onların verdiği çorap, onların verdiği ayakkabı

**içlikler yün olmalı!!

 

Rovaniemi

Lapland bölgesinin başkenti.

Nüfusu 60.000.

Kutup bölgesinin yaklaşık 10km altındadır.

Yılda 500.000 kadar turist gelir.

Yaşayan en eski halk Sami’lerdir. Halen ren geyikçiliği yapıp kendi geleneklerini sürdürmeye devam ederler. Eskiden dini ve kültürel baskı yaşamışlardır bölgede. Şu anda nüfusları aşağıdaki gibi. Bu ilgi çekici etnik grup, halk hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz buradan ulaşabilirsiniz.

 Norway 37,890–60,000[1][2]
 United States 30,000[3]
 Sweden 14,600–36,000[2][4]
 Finland 9,350

 

Aleyna

Gerçek Lokasyonlar: Kapalı Çarşı

Turistik mekanlar her ne kadar yerliler için fazla kalabalık ve “turistik” gelse de aslında şehrin ya da ülkenin en güzel yerleri. Bu kategoriye benim için İstanbul’da adı duyulmuş hemen hemen her yer giriyor ama öyle bir yer düşünün ki, hem Dünya’nın en çok ziyaret edilmiş turistik mekanı seçilmiş, hem de 500 yıldan uzun bir geçmişe sahip olsun; Kapalı Çarşı.

Kapalı Çarşı’ya son gidişimde, o gün kullanmaya başladığım Yashica Electro 35’im yanımda olduğu için arkadaşlarım bir şeyler almak ve pazarlıkla uğraşırken, ben de fotoğrafik mekanları bulmaya çalıştım, ki Kapalı Çarşı gibi bir yerde olduğum için bu hiç de zor olmadı.

Beyazıt, Nuruosmaniye ve Mercan semtlerinin ortasında, birçok kapısı olan ve ulaşımı da çok kolay bir yer Kapalı Çarşı. Ülkedeki yapay alışveriş merkezlerinin yanında daha ev gibi bir yer. İçindeyse yine tarihi kahveler ve esnaf lokantaları, ışıl ışıl fenerler, renkli çini tabaklar, fotoğrafı çekilesi dükkanlar, esnaflar…

Kapalı Çarşı’daki o sıcak atmosferin sebebi ise esnafları. Her an hepsi dükkanlarının önünde İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca hatta nece olduğunu anlamadığım dillerle dükkanlarına turist çekmeye çalışıyor; Türk olduğunuzu fark edince de hemen “Bu bizden” sıcaklığını gösteriyorlar. Turiste olan fiyat farklı, size farklı hatta öğrenciyseniz ve biraz da ağzınız iyi laf yapınca fiyat daha da farklı. Dükkandan çıkarken teklif edilen fiyat her an yarıya düşmeye hazır. Bulmak istediğin bir dükkan mı var? Hangi çıkıştan çıkacağına mı emin değilsin? Yoksa fotoğraf makinenin pili mi bitti? Herhangi bir dükkan sahibi, tüm günün turistik kargaşasında yine de seve seve sana yardım etmeye hazır!

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

-Serra

EKOTURİZM YALANI

Biraz sonra anlatacağım konu hakkında pek fazla internet üzerinde bilgi bulamadığımı belirtmeliyim. Bu yüzden ayrıntılı bir yazı olmayacak. Uzun zamandır düşündüğüm ancak yazmaya başlayamadığım bir konu bu. Konumuz: Ekoturizm. Belki de dediklerime katılmayacaksınız, belki de düşününce hak vericeksiniz. Hadi bakalım.
Ekoturizmin yapılan tanımlarıyla başlayalım. 
Ekoturizm çevreyi koruyan ve yerel halkın refahını gözeten, doğal alanlara karşı duyarlı bir seyahattir. Uluslararası Ekoturizm Topluluğu TIES (The International Ecotourism Society) ekoturizmi şöyle tarif etmektedir: “Ekoturizm genellikle küçük gruplar halinde yapılır. Konaklama ve yeme içme türü hizmetler çoğunlukla yerel düzeydeki küçük ve orta ölçekli firmalar tarafından verilir.”
Uluslararası Doğa Koruma Birliği’nin tanımına göre ekoturizm, doğayı ve kültürel kaynakları anlayarak korumayı destekleyen, düşük ziyaretçi etkisi olan ve yerel halka sosyo-ekonomik fayda sağlayan, bozulmamış doğal alanlara çevresel açıdan sorumlu seyahat ve ziyarettir.
Ekoturizm kavramında, yeşil turizm, alternatif turizm, doğa turizm, yabanıl turizm, macera turizmi, kültürel turizm gibi terimler kullanılmaktadır.
Günümüze kadar geçen süreç içinde, giderek “ekoturizm” kavramı ve tanımı öğrenildi ve 2002 yılının Mayıs ayında, Kanada’nın Quebec kentinde, 133 ülkeden gelen 1100 delegenin katılımıyla yapılan “Dünya Ekoturizm Zirvesi”nde, tüm ortak bir tanım saptandı. Buna göre ekoturizm, “yeryüzünün doğal kaynaklarının sürdürülebilirliğini güvence altına alan, bunun yanısıra yerel halkların ekonomik kalkınmasına destek olurken, sosyal ve kültürel bütünlüklerini koruyup gözeten bir yaklaşım ya da tavır” olarak benimsendi.
Bu kavramı benimseyen ülkelerin, doğal sonuç olarak benimsemeleri gereken prensipler ve uygulayacakları yöntemler ise şöyle:
Ekoturizm politikaları geliştirmek ve planlama yapmak
Ekoturizm için kurallar geliştirmek
Ekoturizm alanında ürün geliştirmek, pazarlama ve tanıtım yapmak
Ekoturizmin getiri ve götürülerini ( maddi ve manevi ) izleyip saptamak
Ve karakteristik olarak da bunları belirtebilirim:ekoturizm01
• Doğa temelli olması (ziyaretçiler doğal alanlardaki doğal ve geleneksel kültür unsurlarını gözlemliyor ve anlamaya çalışıyorlar)
• Bio çeşitliliğin korunmasına katkıda bulunması
• Yerel toplumların refahını desteklemesi
• Olumsuz çevresel ve sosyo kültürel etkilerin minumuma indirgenmesi için
aktivitelerini hem turistler hem de yerel halkın sorumluluğunda düzenlemesi
• Yenilenemez kaynakların minimum kullanımını gerektirmesi
• Yerel mülkiyetin ve yerel topluma dönük istihdam imkanlarının üretilmesini
öngörmesi
Ekoturizmin Profili
Ekoturizm turlarına katılan gruplar genellikle küçük guruplar oluyor. Gruplardaki kişi sayısı çoğu zaman 25 kişiyi aşmıyor. Ekoturizm merkezlerinde yer alan konaklama üniteleri de büyük çoğunlukla 100 yatak kapasitesini aşmayan üniteler oluyor. Bu alanda çalışan seyahat acentaları/tur operatörlerinin de ağırlıklı olarak küçük ve orta ölçekli işletmeler olduğu biliniyor.
Türkiyede Ekoturizm
Dünya’da da henüz yeni yeni geliştirilen ekoturizm bir konsept olarak Türkiye’de kolayca tahmin edilebilir ki henüz tanınmıyor. Bununla beraber şans eseri de olsa bu çevrime uyan ya da yaklaşan sistemler Türkiye’nin de çeşitli yörelerinde en azından belli karakteristik özellikleri üzerinde kurulmuş bulunuyor.
Örneğin ünlü Efes Harabeleri’nin yakınlarında bulunan Şirince Köyü, içinde ve çevresinde yapılan turizm faaliyetleri ile ekoturizme yakın bir çevrime sahip gibi görünüyor.
Çalıştayın açılış konuşmalarında, uzun süre doğa koruma ve milli parklar kurumunda üst düzey yöneticilik yapmış bir bürokrat, turizmcilerin bile açıkça söyleyemeyeceği bir dille amaçlarının ; “kuş sesini para sesine çevirmek” olduğunu söylemiştir. Ne demek istediğini tam anlayamadım ben, her halde o da anlayamadı.  Galbia bu sektörün varlığı bir şeyleri satmanıza ve onları alacak birilerine gereksinim duyar diyordu.
EKOTURİZM NEDEN BİR YALAN?
Ekoturizme inanmamam için bir çok neden var. Şimdi sizinle ilk ikisini söylüyorum.
Öncelikle ekoturizm bozulmamış, kirletilmemiş yerlere insanları götürüyor. Her ne kadar hiç bir şey bozulmayacak, tamamen temiz olucak dense de bu imkansız ve el değmemiş kalan nadir yerlere insanları taşıyan bir araç sadece bu.
Ekoturizmi kim tercih ediyor? İki insan tipi. Bir, zaten çevreci olan insanlar. Yani normal bir tatile gitse bile, bulunduğu ortamı kirletmeyecek, doğallığı korumamaya çalışacak insanlar. Bu kişilerin normal turizm yapması bizim için daha iyi olur halbuki, en azından diğer insanlara örnek olurlar -mesela turda- ve yerel ekonomi, kültür için iyi olurlar. İki, ekoturizmi bir üstünlük olarak göstermeye çalışıcak, çevreye değer verdiğinden değil hep farklı bir şeyler yapıp diğer insanlardan üstünlüğünü göstermeye çalışacak insanlar tarafından kullanılacak ekoturizm. Bunun iyi bile olmadığını söylememe bile gerek yok herhalde.
Ekoturizmle gidilen yerlerin azlığı ve yetersizliği zaten açık. Çok az insana hitap ettiğini de belirttim.
Beni çevreci olmayan biri olarak düşünmeyin. Greenpeace üyesiyimdir ve ben hem normal hem de

DCIM100GOPRO
Phuket’te çektiğim bir resim, Phuket yazısı için: https://localibera.com/2015/02/25/762/

egzotik tatilleri, yer görmeyi seven biriyimdir. Tayland’dan tutun Güney Afrika’ya kadar gittim, doğal hayatı gördüm ancak ekoturizm, fazla para kazanmak için uydurulmuş bir şey. Yapılması gereken bir şey varsa, o da insanların tatile bilinçli gitmesi ve insanların hepsinin doğaya ve insanlara karşı nasıl saygılı oluncağının bir toplum bilinci olarak aşılanmasıdır.

Ekoturizm o kadar gereksizdir ki, sadece ekoturizm yapmayı seçmiş bir elin parmak sayısı kadar insanı kapsar, halbuki toplum bilinci oluşturulursa, bütün insanlar, tatil yapan herkes bilgi sahibi olabilir.
Umarım dediklerim mantıklı gelmiştir!
-Aleyna